Bir Arkadaşın Ölmesi, Bir Aile Üyesini Kaybetmek Kadar Travmatik Olabilir

YAZARLAR: LIZ FORBAT & WAI-MAN LIU

Bir arkadaşın ölümü, çoğu insanın hayatlarının bir noktasında; hatta bazen pek çok kez karşı karşıya kaldığı bir kayıptır. Ancak bu üzüntü; işverenler, doktorlar ve diğer insanlar tarafından ciddiye alınmıyor olabilir.

Yas hiyerarşisi şeklinde adlandırılan ve diğer insanlara göre kimin daha haklı bir şekilde yas tuttuğuna karar vermede kullanılan bir ölçeğe göre, aile üyeleri en tepede duruyor. Bu sebeple yakın bir arkadaşın ölümü, çevreye yönlendirilmiş gibi hissettirebilir. Bu durum, hak mahrumiyetli yas şeklinde tanımlanmış.

Bir kişinin arkadaşının ölümünün, o kişi üzerindeki etkisi konusunda pek araştırma yapılmış değil. Bu yüzden araştırmacılar, yaptıkları yeni çalışmada bu durumu ele almaya karar vermiş.

Araştırmacılar bunun hiç de küçük bir kayıp olmadığını ve yakın bir arkadaşını kaybetmiş kişilerin mutluluk ile sağlık durumlarının, bu kayıptan sonraki dört yıl içinde büyük bir zarar gördüğünü keşfetmişler.

PLOS One bülteninde yayınlanan çalışmada, Avustralya’da yaşayan 26.000’den fazla kişinin katıldığı bir hanehalkı anketinden elde edilen cevaplar çözümlenmiş. Bu anketi tamamlayan insanların 9.500’ünden fazlası, yakın bir arkadaşını kaybetmiş.

Yapılan çözümlemede, sevdiği birini kaybetmiş kişilerde, böyle bir olay yaşamayan benzer gruba kıyasla, yaşamdan duyulan tatminin keskin bir düşüş gösterdiği (şekil 1) saptanmış. Yaşamdan duyulan bu tatminde; üçüncü aydan dokuzuncu aya kadar büyük ve keskin bir düşüş ve 19. aydan 21. aya kadar ise daha ufak ancak yine de oldukça büyük bir başka düşüş gözlenmiş.

Şekil 1. Yaşamdaki tatmin. Kırmızı ve kesikli çizgi, sevdiği birini kaybetmiş grubu; siyah çizgi ise diğer grubu gösteriyor. Alt kısımda ise ölüm olayından sonra geçen ay miktarı yer alıyor. (Liz Forbat/Wai-Man Liu)

Aşağıdaki çizelgede; bir sevdiğini kaybetmiş kişilerden meydana gelen grup ile sevdiğini kaybetmeyen kişilerin oluşturduğu grup arasında yapılan karşılaştırma ve genel sağlık durumu üzerinde gözlenen etki gösteriliyor. Kayıp yaşayan grubun, kayıp yaşamamış gruba göre; 24 ay boyunca belirgin şekilde daha alçak bir çizgi takip ettiğini ve bu etkinin dört yıl boyunca devam ettiğini görebilirsiniz.

Şekil 2. Genel sağlık

Son iki grafikte görebileceğiniz üzere; arkadaşın ölümünden sonra, sosyal işlevsellik ve zihin sağlığı da kötüye gidiyor.

Şekil 3. Sosyal işlevsellik

Şekil 4. Zihin sağlığı

Söz konusu bulgular, yakın bir arkadaşın ölümünü daha fazla ciddiye almamız ve bu gibi bir kayıp yaşamış insanlara daha farklı şekilde destek olmamız gerektiğini akla getiriyor.

Arkadaşlar psikolojik birer ailedir; yani arkadaşlarınızla olan bağınız, doğum veya evlilik yoluyla akraba olduğunuz insanlara göre daha güçlü bile olabilir.

Bu yüzden bir arkadaş öldüğü zaman meydana gelen psikolojik ve duygusal stres, akrabanın ölümü kadar olabilir.

Araştırmacıların yaptığı çözümlemeye göre, eğer sosyal olarak aktif biri değilseniz; bir arkadaşın ölümü, durumun etkisini daha kötü hale getirebilir.

Sosyal çemberiniz daraldıkça, üzüntüye karşı kendinizi daha geç toparlar hale geliyorsunuz çünkü sosyal ağınızın sağladığı önemli bir duygusal destek kaynağını kaybediyorsunuz.

Yanlış inanışlar

Halk arasında mevcut olan ve üzüntü ile kayıp duygularının, bir yıl sonra önemli oranda azaldığını söyleyen inanışı da tartışmak gerekiyor.

Sağlık ve günlük yaşama devam etme konusunda iyileşmeler olsa da, genel sağlık ile zihinsel sağlık üzerinde meydana gelen ve daha uzun vadeli olan etkiler görmezden gelinemez.

Bu durum özellikle hak mahrumiyetli yas için endişe verici: Burada hem belirgin ve uzun süreli etkiler var; hem de bu kişilerin yaşadığı kayıp pek ciddiye alınmıyor.

Zihin sağlığı uzmanları ile işverenler, bir arkadaşın ölümünün kişi üzerinde meydana getirebildiği bu önemli etkiyi kabul etmeli ve buna uygun hizmetler ile destek sunmalılar.

Sevdiği birini kaybeden insanların aldığı psikolojik yardım herkesi kapsamıyor ve bizler, yakın arkadaşların psikolojik akraba şeklinde düşünülebileceğini kabul etmeye başladıkça, bunun da değişmesi gerekiyor.

 

 

 

 

The Conversation

Bunları da okumak isteyebilirsiniz...

Bir cevap yazın

Abonelikle İlgili Konular İçin abone@doganburda.com

Eksik Sayılar İçin okurhizmetleri@doganburda.com

Müşteri Hizmetleri (212) 478 0 300

Danışma Hattı (212) 410 32 00

 

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir