Bir Matematikçi, 2020’deki Karışıklıkları 2012’de Tahmin Etmiş

0
3494
Geniş kalabalıklar, polis şiddetini ve George Floyd'un polis tarafından öldürülmesini protesto ediyor. Şikago şehir merkezinde 19 Haziran 2020'de görülen bu Black Lives Matter protestosu, ABD ve dünya çapındaki yüzlerce protestodan sadece biri. Shutterstock

Connecticut Üniversitesi’nde ekolog, evrimsel biyolog ve matematikçi olan Peter Turchin, 2012’de cesur bir tahmin yapmış: Birleşik Devletler, karışık ve hiddetli bir 2020 yılına doğru gidiyormuş.

Öyle de oldu.

2020 yılı, şimdiye kadar “çalkantılı” olaylarla geçti. Amerikalıları parti siyasetinden daha çok kutuplaştırıyor gibi görünen salgından, Dünya çapında protestolara ve bazı şehirlerde ayaklanmalara yol açan George Floyd cinayetine kadar birçok olay yaşandı.

Turchin, 2020’lerde sorun olacağını öngördüğünde bunu öylesine söylemiyormuş. 2012 yılında Journal of Peace Research bülteninde yayınlanan makalesinde, Birleşik Devletler’de 1780 ile 2010 yılları arasında meydana gelen siyasi şiddet olaylarını, ayaklanmaları, linçleri ve terörizmi analiz etmiş. Bu olaylarda iki tane kalıp olduğunu bulmuş. Bunlardan birincisi, yaklaşık 200 veya 300 yılı kapsadığı görünen ve arkasından yükselen şiddetin geldiği uzun bir barış dönemi. Bu dönem, 1800’lerin başlarında huzurlu geçen göreceli bir zaman dilimi, 1800’lerin ortaları ila sonlarında büyük bir karışıklık ve yeniden 1900’ların ortalarında huzurlu bir zaman dilimiyle göze çarpıyor. Bu uzun dönemli eğrinin üstüne, her 50 yıl civarında bir tekrarladığı görülen dalgalanmalar ekleniyor. Şiddet 1870, 1920 ve 1970 civarlarında zirve yapmış. Bir 50 yıl daha eklendiğinde, tam 2020’ye geliniyor.

Şiddet döngüleri?

Turchin’in teorisine göre, karışıklıkların 50 yıllık döngüler halinde ortaya çıkması tesadüf değil. Aslında, bu döngülerin tarih boyunca farklı ülkelerde tekrar tekrar ortaya çıktığını iddia ediyor. Ekonomik eşitsizlik gibi sosyal sorunlar, kendisinin söylediğine göre gitgide sosyal karışıklıklara yol açıyor ve bir şiddet zirvesi oluşturuyor. Kulağı çekilen ve sarsıntıya uğrayan toplum, dikkatini ne olursa olsun şiddeti yatıştırmaya yöneltiyor ve göreceli huzur dönemi, 20 ila 30 yıllığına geri dönüyor; yani yetişkin bir neslin süresi kadar. Daha sonra, altta yatan sorunlar yeniden kaynamaya başlayabiliyor ve bu yeni nesil, kendini huzur ve sakinliğe o kadar adamış olmuyor.

Turchin’in makalesi yayımlandığından bu yana geçen zamanda, 50 yıl kuralının gerçekten geçerli olup olmadığı ve şiddet döngülerinin muhtemel sebepleri tartışılmış. New York Şehir Üniversitesi’nin Lehman Fakültesi’nde bilim filozofu olan Massimo Pigliucci, 230 yıllık ABD tarihinin, karışıklık ve şiddet döngüselliğine yönelik kesin kanılara varılmasına yetmeyeceğini söylüyor. Aslında, Amerikan İç Savaşı ve Yeniden Kuruluş’un hiddetinden 50 yıl önce, 1820’de hiç büyük karışıklık yaşanmamış. Postdam İklim Etkileri Araştırma Enstitüsü’nde sosyolog ve iktisatçı olan Ilona M. Otto; şiddetin yükselip düşmesinin, insanların karışıklık döneminden sonra mevcut sorunları ele alan kurumlar oluşturmasından kaynaklandığını düşünüyor. Bu kurumlar işe yarıyor; en azından bir süreliğine…

“Bir süre sonra, yeni güçlükler oluşuyor ve bu kurumlar artık bu yeni sorunlarla mücadele etmeye elverişli olmuyorlar” diyor Otto. Eğer kurumlar değişecek kadar esnek değilse, sonuç devrim ya da savaş olabiliyor.

Zamanlama üzerine yapılan tartışma nasıl olursa olsun, Turchin sosyal şartların olgunlaştığını ve içinde bulunduğumuz on yılın kargaşalı geçebileceğini söylüyor.

“[Şiddete yönelik] bu tahminler, şiddetli bir ayaklanmayı giderek muhtemel hale getiren gidişatların gözlenmesi sonucu ortaya çıktı; nüfusun çoğunluğunun yaşam standartlarının düşmesi, seçkinler arası rekabetin ve çatışmanın artması gibi…” diye yazıyor Turchin, gönderdiği epostada. Seçkinler arası rekabet, halihazırda durumu iyi olan veya siyasi bağlantıları olan tabakalar arasında servet ve kaynaklar için yapılan bir savaş. “Bu gidişatlar kaybolmuyor ve sakıncalı yönlere doğru gelişmeye devam ediyor. Yani diğer doğrudan tetikleyicilerin yönlendirdiği, daha fazla miktarda kargaşa oluşacak.”

Çalkantılı Yirmiler

George Mason Üniversitesi’nde sosyolog olan ve yaptığı çalışmalarla Turchin’in araştırmasının büyük bölümüne temel sağlayan Jack Goldstone, tarihin 2020’li yılları “çalkanlıtı yirmiler” şeklinde hatırlayabileceğini söylüyor.

“Bu yılki salgın ve polis şiddeti, bir süredir yükselişteki hiddet baskılarını serbest bırakan ‘tetikleyiciler’ oldu” diyor Goldstone, gönderdiği epostada. “Bu model ile yapılan tahminlere göre, 2020’ler tehlikeli olacak ve altta yatan baskılar azalmadığı sürece, 2020’lerin sonları ile 2030’lar daha da kötü olabilir.”

Otto, refah eşitsizliği ile eğitim ve sağlık kaynaklarına düzeysiz erişim sorunlarının, ABD toplumunu zorladığını onaylıyor. Mevcut kaynamanın taşarak, içinde bulunduğumuz on yılın hiddetli geçip geçmeyeceği; insanların bu sorunları çözecek kurum ve önlemleri yeniden yapılandırmaya olan isteğine bağlı.

Goldstone’un söylediğine göre hiddet döngüleri kader değil; toplumun karşılaştığı güçlüklere verdiği tepkiler yüzünden oluşuyor. “ABD, son 40 yıldır artan bir eşitsizlik, yükselen siyasi kutuplaşma, artan kamu borçları ve işlevsiz bir hükümet döngüsündeydi” diyor Goldstone. “Eğer bu gidişatları durduracaksak, bu döngüyü reform ile değiştirebiliriz. Eğer bu gidişatları durdurmazsak, döngü bizi krize götürecek.”

2020 Kasım seçimleri bu konuda bir test olabilir. Eğer Demokratlar Kongre’yi kazanırsa ve başkanlığı alırsa, Goldstone’un söylediğine göre siyasi süreç içerisinde büyük reformlara yönelik bir şans olabilir ancak reformlar da kolay gelmeyecek. Bir diğer ihtimal ise seçimin, bu veya şu şekilde sadece kazanmayla sınırlı olması ve mücadeleli bir seçim ile belki de sokaklarda daha fazla protestoya yol açması.

“Her iki durumda da” diyor Goldstone, “2020’nin Kasım ayı, normal kurumlarımızın dayanacağına güvenemeyeceğimiz büyük bir boğuşmayla geçecek.”

 

 

 

 

Yazar: Stephanie Pappas/Live Science. Çeviren: Ozan Zaloğlu.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here