COVID-19 Gibi Virüsler Ortaya Çıktığı Zaman Nasıl Hazırlanmalıyız?

Telaş değil, plan yapın.

PopSci’nin COVID-19 dosyasının tamamını buradan takip edin.

Virüsler bizi seviyor. Bu bir gerçek. Nezle ve grip gibi alelade solunum hastalıkları, her yıl milyonlarca insana bulaşıyor. Arada bir de, COVID-19 lakabı takılan bu koronavirüs gibi yepyeni dertler yükselişe geçiyor ve dünya çapında manşetleri ele geçiriyor. Bu hastalıkların çoğunda ölüm oranı düşük olsa da, hazırlık yapmanın kimseye zararı olmaz.

Iowa Üniversitesi’nde mikrobiyoloji ve bağışıklıkbilim profesörü olan Stanley Perlman, “Kişi; etrafındakilerin farkında olmalı, durumun farkında olmalı fakat korkmamalıdır” diyor.

En önemlisi: Ellerinizi yıkayın

Hasta olmaktan kaçınmak için yapabileceğiniz bir numaralı şey, ellerinizi düzenli olarak yıkamak. ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi’ne (CDC) göre böyle yaparak hem solunum hastalıklarının, hem de sizi ishal yapan mikropların bulaşma ihtimalini önemli oranda azaltıyorsunuz.

Bu bölümün başında yer alan makalede, ellerinizi nasıl düzgün şekilde yıkayacağınıza yönelik detaylı bilgiler veriliyor fakat bunun hızlı versiyonunu da verelim: İyi hissettiren bir su sıcaklığı kullanın, istediğiniz bir sabunu köpürtün, 20 ila 30 saniye ovalayın ve ellerinizin dış kısımlarını unutmayın. Eğer yarım dakikanın ne kadar sürdüğünü bilmiyorsanız, her bir parmağı iki saniye boyunca yıkamayı deneyin; bu sizi yarım dakikaya epey yaklaştırır.

Eğer el dezenfektanından başka bir şeyiniz yoksa (belki toplu taşımada gizemli şekilde yapışkan olan bir şeye dokunmuşsunuzdur ya da dışarıda tepek taklak pisliğin içine girmişsinizdir); dezenfektan, siz ellerinizi gerçekten yıkayana kadar geçerli bir iş çıkaracaktır. En az yüzde 60’ı alkol olan ürünler kullanın ve cildiniz kuruyana kadar ovuşturun. Fakat bunun, sağlam bir el yıkamanın yerine geçtiğini düşünmeyin.

Grip aşısı olun

İnternette, parmaklarınızı sinirli bir şekilde zavallı klavyenize vurarak “Fakat koronavirüs grip değildir!” diye bağırıyor olabilirsiniz. Evet, haklısınız; değildir. Fakat solunum hastalıklarındaki belirtiler, hasta olduğunuz zaman doktora gitmeden ne olduğunuzu bilemeyeceğiniz kadar benzerdir.

Buradaki sorun şu: Eğer hastaneler, en son abartılan hastalığın kendisinde olduğunu düşünen fakat gerçekte grip olan binlerce insanla dolarsa, hastanelerin; henüz aşıyla önlenemeyen bir şeyden muzdarip olan insanlara müdahale etmesi zorlaşır.

Koronavirüsler üzerinde çalışan Perlman şöyle söylüyor: “Eğer grip olursanız, ‘Aman Tanrım, grip miyim yoksa koronavirüsüm mü var?’ diyeceksiniz. Eğer grip olmazsanız, bu endişenin büyük bölümünü üstünüzden atacaksınız.”

Yüz maskelerini biriktirmeyin

Ağır hizmet N95 yüz maskeleri bile, virüslerin vücudunuza girişini durdurmak bakımından pek bir şey yapmayacaktır. Fiziksel bir engel olarak biraz koruma sağlayabilirler; özellikle de virüsün bulaştığı birine yakınsanız. Fakat hava her zaman maskenin etrafından dolaşabilir. Üstelik kamu sağlığı uzmanları, ellerinizle nesnelere dokunup sonra yüzünüze dokunarak virüs kapmanın çok daha muhtemel olduğunu söylüyor. Bu yüzden tekrar edelim: Ellerinizi yıkayın.

Ayrıca kendiniz için maske biriktirmek, aslında hastaları tedavi ederken koruyucu kostümlerinin bir parçası olarak bunlara ihtiyaç duyan tıbbi uzmanların maske bulamamasına yol açabilir.

Eğer hasta olursanız, işte o zaman yüz maskesi takmayı düşünmelisiniz. Eğer evde duramıyorsanız ve doktorun bürosuna ya da hastaneye gitmek zorundaysanız; kendi ağız ve burnunuzu kapatmak, etrafınızdaki havaya yaydığınız virüs parçacıklarının miktarını azaltacaktır.

Eğer maske almaya karar verirseniz, kumaş olanlar değil; atılabilir olanlardan alın. Ağzınızın etrafını sıcak, ıslak bir ortamla kaplamak; bakteriler için yüzünüzü bir tür bakteri serasına dönüştürebilir. İyi bir şey değil. Çöpe fırlatabileceğiniz bir şey isteyeceksiniz. Aynı şeyi de günlerce giymeyin; N95 maskeleri bile her sekiz saatte bir değiştirilmeli.

Yiyecek depolayın ama yani; hepsini bir seferde değil

Kar fırtınaları, kasırgalar ve hatta patlak veren muhtemel virüsler öncesinde, boş market rafları ortak bir manzaradır. Fakat birazcık öngörüyle; haftalık bakkal faturanızı iki katına çıkarmaktan, komşularınızı yiyecekten mahrum bırakmaktan ve son barbunya konservesi için şehrin öteki ucundan gelen Hasan ile muhtemel bir kavgaya tutuşmaktan kaçınabilirsiniz.

İster siz ya da bir ailesi üyesinin hasta olması, ister bir kar fırtınası sebebiyle şehirde faaliyetlerin durması yüzünden olsun; evde durmak zorunda kaldığınız zamanlar olabileceğini anlarsanız, yapacağınız en kolay şey, mümkün olduğu zaman fazladan bir barbunya kutusu veya kolay bozulmayan başka bir şey satın almaktır. Ardından ise onları, yağmurlu (veya burun akıntılı) bir güne saklayın. Stok yapmak için dışarı çıkmanıza bile gerek yok, çünkü zaten yapmıştınız.

Sağlık uzmanları, ne kadar yiyecek depolamanız gerektiğini kesin şekilde söylemiş değil; fakat CDC, tipik bir grip nöbetinin bir ila iki hafta sürdüğünü söylüyor. Benzer koronavirüslerin en uzun kuluçka süresine dayalı şekilde; COVID-19’a yönelik mevcut karantina önlemleri de iki hafta sürüyor. Bu bilgi göz önüne alındığında, acil bir durum için bir ila iki haftalık yiyecek yedekleyip hazır bulundurmak, muhtemelen en iyisi.

Kapıları kilitlemeye ve bütün yiyecekleri siparişle getirmeye karşı koyamıyor olabilirsiniz. Perlman’ın söylediğine göre bu yöntem, COVID-19’un kaynağı Çin’in Vuhan şehrinde işe yarıyor gibi görünüyordu; fakat virüsler yaygın şekilde patlak vermeden önce bunu yapmak biraz erken. Fakat hastaysanız ve sipariş alıyorsanız, sipariş götürdüğünüz insanlarla yüz yüze temas kurmadığınızdan emin olun; ve yemeğinizin muhtemelen, hasta olduğu zaman izin almaya gücü yetmeyen insanlarca hazırlanıp taşındığını aklınızda bulundurun. Bu yüzden, paket servis yerine bakkalları kullanın.

İhtiyaç duyduğunuz ilaçların yanınızda olduğundan emin olun ve onları aynı yerde bulundurun

Muhtemelen, evinizin bir köşesinde ibuprofen gibi tezgah üstü ilaçlarınız zaten vardır; fakat sizin ya da aile üyenizin diğer ilaçlara dair reçetesi varsa, uzun süre evde kaldığınız zaman size yetecek kadar ilacınızın bulunduğundan emin olmalısınız. Eğer yeterince ilacınız yoksa ve evinizden çıkamıyorsanız, gerekli ilaçları alması için bir arkadaşınızı ya da sizinle yaşamayan bir aile üyesini arayın.

İlaçlarınızı, el sabununu, el dezenfektanınızı, peçeteleri ve diğer sağlık ürünlerini topladığınızda, hepsini bir yerde bulundurun. Bu ister bir dolap olsun, ister bir çanta veya çekmece; önemli değil. Evdeki herkesin bildiği ve ziyaretçilere kolaylıkla anlatılabilen belli bir konum olması, bir şeye ihtiyacı olan herkesin o şeye mümkün olduğu kadar hızlı şekilde ulaşmasını sağlayacaktır.

Bir acil durum planı yapın

İster salgın olsun, ister olmasın; hastalıklar gerçekten gündelik hayatınızı berbat edebilir. Bu yüzden, mikropla dolu dünyamızın bize fırlattığı şeylere uyum sağlamanıza yardımcı olacan bir planınızın bulunması önem taşıyor. Plan yaptığınızda, evinizdeki, ailenizdeki veya etrafınızdaki herkesin bunu ve ne yapmaları gerektiğini bildiğinden emin olun.

Eğer çocuklarınız varsa, siz veya onlara bakan biri hasta olursa bir bakım planı oluşturmanız; ya da okul tatillerini ele almak üzere hazırlık yapmanız gerekebilir. CDC’nin söylediğine göre; eğer çocuklarınız eve tıkılı kalırsa, rutinlerini mümkün olduğu kadar normal tutmaya çalışın ve faaliyetler, egzersizler ile eğitimsel araçlarla meşgul olduklarından emin olun. Bu süre boyunca, sağlık durumlarını yakından takip edin.

Ayrıca eğer hasta olan bir aile üyesine bakmak zorundaysanız, hasta olma ihtimalinizi en aza indiren bir yol bulmaya çalışın. Eğer evinizdeki biri hastaysa, yapabiliyorsanız evde kalın. Onlar daha iyi hissedene kadar ayrı bir oda hazırlayın ve mümkünse de ayrı bir banyo. Gündelik şekilde kullandıkları odaları sabunlu su ve çamaşır suyu içeren bir su çözeltisiyle ya da yetkili kurumlardan onaylı temizleyiciler ile temizleyin.

CDC, mahalle seviyesinde, komşularınızla acil durum planlaması hakkında konuşmanızı ve sizin ya da diğerlerinin bilgiye, sağlık hizmetine veya diğer kaynaklara erişimi yoksa yardımcı olabilecek yerel örgütleri belirlemenizi tavsiye ediyor. Ayrıca, elinizde acil durumlar için bir iletişim listesi bulunmalı ve yalnız yaşayan insanları kontrol etmek için plan yapmalısınız; özellikle bu kişiler yaşlıysa ve onları hastalığa karşı daha savunmasız hale getirebilecek diğer sağlık sorunları varsa. Eğer siz yalnız yaşıyorsanız, sizi düzenli olarak kontrol edecek insanlar bulun.

Burada sunulan ipuçları, hasta olmamanızı garanti etmez. Hatta bir salgını atlatmak için yüzde 100 donanımlı olsanız dahi, her hastalık farklıdır. Fakat bu tavsiyeyi akılda tutarak ve muhtemel sağlık tehlikelerinden haberdar olarak; ne kadar takılmak isterse istesinler, virüslerin uzak durmasını sağlayabilirsiniz.

 

 

 

 

Yazar: John Kennedy/Çeviri: Ozan Zaloğlu

Bunları da okumak isteyebilirsiniz...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir