Şili’deki Avrupa Güney Rasathanesi’nden (ESO) bir denizanası galaksisi fotoğrafı. ESO/GASP

Denizanası Galaksilerinin Merkezinde Şaşırtıcı Bir Şey Bulundu

Galaksimiz Samanyolu, hepimizin bildiği ve sevdiği, rüzgâr gülünü andıran şekliyle spiral bir galaksidir. Bunun yanlış olan hiçbir yanı yok, spiraller harikadır. Ama astronomlar için diğer galaksi şekillerinin çok daha gizemli ve merak uyandırıcı olduğunu söyleyebiliriz.

Örneğin denizanası galaksileri. Arkalarından izlerini süren, yıldızlardan ve gazlardan oluşan uzun dokunaç benzeri kolları ile kabarık gövdelere sahipler. Astronomlar denizanası galaksilerinin iki galaksi kümesinin birbiri ile çarpışmasıyla oluştuğundan oldukça eminler. Yıldızlar, galaksiler arasındaki gazla çarpışınca her yöne madde saçılır. Galaksiler arasındaki aşırı sıcak, X-ışını yayan gazlar içerdeki yıldızları ve diğer gazları dışarı iterek dokunaç benzeri şekiller oluşturur.

Bu şiddetli itme ve yayma olayına “çarpma basıncı soyulması” adı veriliyor. Nature’da yayınlanan bir makaleye göre İtalya, Avustralya, Şili, Vatikan ve ABD’deki araştırma enstitülerinden bir grup uluslararası bilim insanı, çarpma basıncı soyulmasının sadece denizanası galaksilerinin dokunaçlarının oluşumuna sebep olmadığını söylüyor. Bununla birlikte galaksinin merkezine doğru, süper kütleli bir kara deliğin yakınında, aktif galaksi çekirdeği adı verilen oldukça parlak madde yığınlarına da neden olduğunu belirtiyorlar.

Padova Astronomik Gözlemevi araştırma direktörü ve çalışmanın baş yazarı Bianca Poggianti: “Aktif galaksi çekirdekleri üzerinde çalışmayı hiç planlamıyorduk. Uluslararası gözlemevlerinden toplanan verileri kullanarak galaksilerin evrimini, özellikle de nasıl gaz kaybettiklerini araştırıyorduk.” diyor.

Şili’deki Avrupa Güney Rasathanesi’nden (ESO) bir denizanası galaksisi fotoğrafı.
ESO/GASP

“Her galakside yıldızlar, gazlar ve karanlık madde bulunur. Gazlar yeni yıldızların oluşmasını sağladığından galaksilerin gelişiminde çok kritik bir öneme sahiptir. Gaz olmadan galaksiler yaşlanmaya başlayacak ve en sonunda da yok olacaktır. Bu noktada galaksilerin nasıl gaz kaybettikleri biraz gizemli kalıyordu.” diyor Poggianti.

Poggianti ve çalışma arkadaşları 7 denizanası galaksisinden topladıkları verileri bir araya getirdiklerinde 6 tanesinin aktif galaksi çekirdeğine sahip olduklarını buldular.

Makaledeki hipotezlerden birine göre, gazı uzun dokunaçlara doğru iten çarpma basıncı aynı zamanda galaksinin merkezinde madde birikmesine de yol açıyor olabilir. Başka bir hipoteze göre ise çarpma basıncının galaksinin manyetik alanı ile birlikte maddelerin merkezde toplanmasına neden olduğu düşünülüyor.

Bu gazlar ve maddeler karadeliğin etrafında toplanmaya başladıkça maddenin kütle çekimsel enerjisi ısı ve ışığa dönüşür. Bu evrenin her köşesinden tespit edilebilecek parlak ve uzun süreli bir sinyal, yani bir aktif galaksi çekirdeği yaratır.

Bu 7 galaksi yalnızca bir başlangıç. Bir sonraki aşama bunun galaksilerin evrimi ile nasıl bir bağlantısı olduğunu ortaya çıkarmak olacak. Poggianti ve çalışma arkadaşları değişimlerini incelemek için gelişimlerinin çeşitli aşamalarında olan 107 galaksiden daha veri topluyorlar. Sonunda, 114 galaksinin incelenmesiyle galaksilerin yaşam döngüsüne dair eksiksiz bir anlayış elde etmiş olacaklar.

Bunları da okumak isteyebilirsiniz...

1 Yorum

  1. Murat dedi ki:

    Karanlık maddenin sırrı çözülürse, sanırım galaksilerin de neden gaz kaybettikleri anlaşılacaktır. O gazları paralel bir evrende başka bir galaksi oluşturmak için kara delikler mi kullanıyor?

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir