Dinozorların Neredeyse Hepsinin Öldüğü Gün İlkbahardaydı

0
716
Sanatçının oluşturduğu bu görselde büyük bir zırhlı dinozor olan Ankylosaurus magniventris, 66 milyon yıl önceki asteroit çarpışmasına şahit oluyor. Canlandırma: Fabio Manucci

Dinozorların neredeyse tamamının ölmesine yol açan asteroit, Dünya’ya bahar aylarında çarpmış. Asteroit çarptıktan sonra 60 dakikadan kısa süre içerisinde ölen balıkların kemiklerine ait ince kesitleri, yüksek çözünürlüklü senkrotron X-ışını taramalarını ve karbon izotop kayıtlarını inceleyen uluslararası bir araştırma takımının vardığı sonuç bu şekilde. Takımın bulguları iki önce Nature bülteninde yayımlandı.

İsveç’teki Uppsala Üniversitesi, Amsterdam – Vrije Üniversitesi, Brüksel – Vrije Üniversitesi ve Fransa’daki Avrupa Senkrotron Radyasyon Tesisinde (ESRF) çalışan araştırmacılar, Birleşik Devletler’in Kuzey Dakota eyaletinde yer alan Tanis kazı bölgesinde fosilleşmiş kaşık balığı ve mersin balığı aramaya koyulmuşlar. Chicxulub gök taşı çarpışmasının doğrudan kazazedeleri olan bu balıklar, dinozorların son gününü de simgeliyor. Gerçekleşen çarpışma, kıta levhasını sarsarak su kütlelerinde devasa boyutta duran dalgalar oluşmasına sebep olmuş. Balıkların etrafını saran hareket halindeki bu dev tortu yığınları, çarpışmadan sonraki bir saat içerisinde gökten düşen çarpışma kürecikleriyle birlikte balıkların canlı canlı toprağa gömülmesine yol açmış.

Tanis olayının geçtiği tortularda yer alan fosil balıklar, günümüze kadar bozulmadan korunmuş. Balıkların kemikleri, neredeyse hiç jeokimyasal değişim işareti göstermiyor. Araştırma yapmak isteyen herkesin kullanabildiği senkrotron X-ışınlarıyla elde edilen veriler, süzülen çarpışma küreciklerinin halen balıkların solungaçlarında takılı kaldığını gösteriyor. Hatta yumuşak dokular bile korunmuş!

Kretase dönemindeki son mevsimsel durum yeniden canlandırılırken, seçili balık kemikleri incelenmiş. Uppsala Üniversitesi ve ESRF’de çalışan Sophie Sanchez, “Bu kemikler, tıpkı ağaçlar gibi mevsimsel büyümeyi kayda geçirmiş” diyor.

“Elde edilen büyüme halkaları, balıkların yaşam geçmişlerinin yanında Kretase dönemindeki son mevsimsel durumu da kayıt altına almış” diyor Amsterdam – Vrije Üniversitesinde çalışan kıdemli yazar Jeroen van der Lubbe. “Bu sebeple, felaketin hangi mevsimde yaşandığını gösteriyor.”

Mevsimlerle beraber dalgalandığı bilinen kemik hücrelerinin dağılımı, şekilleri ve boyutları da ilave bulgular sağlıyor. Uppsala Üniversitesinde çalışan Dennis Voeten, “İncelenen tüm balıklarda, kemik hücresi yoğunluğu ve hacimleri birden fazla yıl boyunca takip edilebiliyor” diyor. “Yükselişte oldukları fakat ölüm yılında henüz zirve yapmadıkları görülüyor.”

İncelenen kaşık balıklarından birinin durağan karbon izotop analizine tabi tutulmasıyla, balığın yıllık beslenme kalıbı ortaya çıkarılmış. Balığın tercih ettiği av olan zooplanktonların bulunabilirliği, mevsimsel şekilde dalgalanarak ilkbahar ve yaz mevsimi arasında zirveye ulaşmış.

Amsterdam – Vrije Üniversitesinde çalışan Suzan Verdegaal Warmerdam şöyle açıklıyor: “Sindirilmiş zooplanktonlarda görülen bu geçici artış, avcının iskeletini daha hafif olan 12C karbon izotopuna kıyasla daha ağır olan 13C karbon izotopuyla zenginleştirmiş.” Uppsala Üniversitesi ile Amsterdam – Vrije Üniversitesinde çalışan ve makalenin baş yazarı olan Melanie During, “Talihsiz kaşık balıklarının büyüme kayıtlarında görülen bu karbon izotop sinyali, beslenme sezonunun henüz doruğa ulaşmadığını doğruluyor; ölüm baharda gelmiş” diyor.

Kretase’nin sonlarında meydana gelen bu kitlesel yok oluş, yaşamın tarihindeki en seçici yok oluşlardan birini temsil ediyor. Bu olayda kuş dışı dinozorlar, pterozorlar, ammonitler ve çoğu deniz sürüngeni yok olurken; memeliler, kuşlar, timsahlar ve kaplumbağalar ise hayatta kalmış. Yok oluş olayının kuzey yarımküre ilkbahar mevsiminde olduğu sırada aniden başlamış olduğunu artık bildiğimizden, söz konusu olayın son Geç Kretase canlılarının içinde bulunduğu hassas bir yaşam evresinde (üreme döngülerinin başlangıcı da dahil) gerçekleştiğini anlamaya başlıyoruz. Güney yarımküredeki sonbahar mevsimi kuzey yarımküredeki ilkbahar mevsimiyle aynı döneme denk geldiğinden, güney yarımkürede kışa hazırlık yapan canlılar felaketten korunmayı başarmış olabilir.

During sözlerini şöyle sonlandırıyor: “Bu çok önemli bulgu, kuşların ve ilk memelilerin yok olmaktan kurtulurken çoğu dinozorun neden yok olduğunu ortaya çıkarmamıza yardım edecek.”

Kaynak: Uppsala Üniversitesi. Çeviren: Ozan Zaloğlu.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here