Doğal Gazdan Evinize 21 Tane Tehlikeli Kirletici Sızıyor Olabilir

0
383
Gazlı ocak veya doğal gazla çalışan diğer eşyaları kullanırken evinizi havalandırmaya çalışın. Fotoğraf: Annushka Ahuja/Pexels

Mutfak ocakları, fırınlar ve kombiler ile birlikte insanlar evlerinde her gün doğal gaz kullanıyor. Tüm bu eşyaların ardındaki güçlü yakıt ne mi? Metan.

Metan sızdığında, ki sık sık sızar; çevre üzerinde ağır bir etki meydana getirebilir. Bu gaz, atmosferdeki ilk 20 yılında karbondioksitten yaklaşık 80 kat daha yüksek ısıtma gücü sergiliyor. Petrol ve gaz havzalarından çıkan metan ise dış uzaydan görülebiliyor. Tolüen, benzen ve hidrojen sülfür gibi zehirli ve kirletici gazların havaya yayılmasına sebep olan metan sızıntıları, sağlık yönünden ciddi bir tehlike de arz edebiliyor.

Peki doğal gazla çalışan eşyalar, evlerimize tam olarak hangi kirleticileri yayıyor? Bu sorunun cevabı şimdiye dek biraz gizem olarak kalmış.

Harvard Üniversitesi İklim, Sağlık ve Küresel Çevre Merkezinde misafir bilim insanı olan Drew Michanowicz, “Metan iklim açısından gerçekten güçlü bir kirletici çünkü her yere sızıyor ve nereye baksak, düşündüğümüzden daha fazla sızdığını görüyoruz” diyor. “Biz de bu kadar yaygın şekilde kullanıldığı düşünüldüğünde, bu doğal gazın içinde başka neler bulunduğunu öğrenmek istedik.”

Michanowicz ve Harvard T. H. Chan Halk Sağlığı Fakültesinde çalışan diğer araştırmacılar, geçenlerde sızıntılardan çıkan yanmamış doğal gazın 300 civarı benzersiz kimyasal bileşen taşıdığını keşfetmişler. Bunlardan 21 tanesi, ABD’de federal olarak “tehlikeli hava kirleticileri” şeklinde tanımlanıyor. Dört gün önce Environmental Science and Technology bülteninde yayımlanan çalışmada bilim insanları, ABD’nin Massachusetts eyaletine bağlı Boston şehrinde 70 civarı mutfak ocağı ve bina borusunu incelemiş. Araştırmacılar, aldıkları örneklerin değişen miktarlarda tehlikeli hava kirleticisi barındırdığını ve bunların arasında benzen, tolüen, etilbenzen, ksilen ile hekzan bulunduğunu keşfetmiş. Kirleticilerin seviyesi, genelde en yüksek kirliliğin kışın görülmesiyle birlikte yılın zamanına göre değişiklik sergiliyor.

Çalışmanın yazarları, ortalama bir insanın muhtemelen her gaz sızıntısının kokusunu alamayacağını belirtiyor; özellikle de küçük ve yavaş sızıntıların. Doğal gaz, doğal olarak koku barındırmıyor. Dolayısıyla gaz şirketleri, bina sakinlerini sızıntılara karşı uyarmak için karışıma sıklıkla metil merkaptan (metandan ayrı bir bileşen) gibi bir koku verici karıştırıyor. Bu kimyasal, gaz sızıntılarına o yellenme benzeri çürük lahana kokusunu veriyor.

Araştırmacılar buna rağmen, bir binanın içerisinde doğal şekilde ortaya çıkan metan miktarının 10 katına kadar varan sızıntıların bile kolay tespit edilemeyeceğini keşfetmişler. “Metan için karbonmonoksit dedektörü veya duman dedektörü ya da bazen radon dedektörü gibi bir şey bulunmuyor. Gerçekten de içeride veya etrafımızda bir sızıntı olduğunu bilmemizi sağlayan korunma yöntemimiz, ekledikleri bu koku verici kimyasallar” diyor Michanowicz.

Bu durumun insan sağlığı için ne anlama geldiği hâlâ bilinmiyor; fakat Michanowicz, benzen gibi bazı zararlı içeriklerin diğer yakıt kaynak ve ürünleri sebebiyle halihazırda insanların evinde bulunduğunu belirtiyor. Araştırmacıların bir sonraki adımı, gaz sızıntılarıyla ve gaz sızıntıları olmadan meydana gelen temel gündelik maruz kalma seviyelerini hesaplamak ve bunların insan sağlığında ne gibi bilançolar meydana getirdiğini görmek olacak. Örneğin çok fazla benzen, baş dönmesi veya kusma gibi kısa vadeli belirtilere ve kansızlık gibi uzun vadeli rahatsızlıklara yol açabilir.

Bu arada yeni çalışma, gazlı ev aleti kullanan kişiler için evin mümkün olduğunca sık havalandırılması gerektiğini gösteren bir başka hatırlatıcı niteliğinde. Yemek pişirilirken pencerelerin açılması ve çıkış bacasının açık konuma getirilmesi, tehlikeli olabilecek havanın sürekli dışarı atıldığından emin olmanın yollarından. Eğer evinizde doğal gaz kullanmaktan kaçınmak istiyorsanız, elektrikli ocaklar ve diğer ev aletleri bir seçenek olabilir. Amerika Birleşik Devletleri’nin Kaliforniya, Masaçusets ve New York gibi eyaletleri, binalara yeni gaz tesisatı bağlanmasını şimdiden yasaklamaya başlıyor.

“Eğer iklim değişimi hızla yaklaşıyorsa, metanın doğal gazdaki sızıntısını azaltmaya çalışmak doğrultusunda çok iyi sebeplerimiz var” diyor Michanowicz. “İşte bu da bizi harekete geçirmek ve enerji sistemimizin bize farkına varmadığımız şekillerde zarar veriyor olabildiğini düşünmek için bir diğer sebep.”

 

Yazar: Sara Kiley Watson/Popular Science. Çeviren: Ozan Zaloğlu.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here