Evcil Kediler Dünya’ya Türkiye ve Mısır’dan Başlayan İki Dalga Halinde Yayıldı

Haşere avcılığından evcil hayvanlığa kedilerin yolculuğu.

Kediler interneti fethetmeden önce, onlara hizmet eden insanlardan küçük bir yardım alarak dünyayı fethettiler.

Evcil kediler, Antarktika hariç, neredeyse her yerdeler. Nature Ecology and Evolution’da yayınlanan yeni bir araştırma, kedilerin nasıl bu kadar geniş bir alana yayıldığını anlamamıza yardımcı oluyor. Buz Devri kalıntılarından, Vikinglerden kalma mezarlardan ve Mısır mumyalarından toplanan 200’den fazla kedinin DNA kalıntısı; kedilerin yeryüzüne iki büyük dalga halinde yayılmış olduğunu ortaya koydu.

Eski evcilleştirilmiş kediler ile yabani olanlarının ayrımı neredeyse imkansız iken; arkeolojik kayıtlardaki kedi kalıntılarının çok sınırlı olması da bu ayırt etme güçlüğünü perçinliyor. Bu yüzden insanların, kedileri; vahşi yaratıklardan, kucağımızda uslu uslu oturan sevimli canlılar haline nasıl getirdiklerinden hala emin değiliz. Fakat tamamlanması 10 yıl almış bu yeni araştırma, şimdiye kadar yapılanlar içinde en kapsamlı olanlardan biri.

Vahşi kedilerin Afrikalı bir alt türü olan Felis silvestris lybica isimli kedi türü, tarımın başladığı dönemde şu an Türkiye sınırları içinde bulunan topraklarda kendine bir yaşam alanı buldu. Bundan yaklaşık 10.000 yıl kadar önce, insanların tahıl depolamaya başlaması ile, kemirgenler de bizimle birlikte yaşamaya karar verdi. Bu durum vahşi kedileri de bölgeye çekti ve bazı parlak fikirli insanlar: “Hmm, bu yaratıklar sıçanları öldürmede oldukça iyiler. Belki de onları çevremizde tutmaya devam etmeliyiz” diye düşündüler.

Evcil kediler buradan yayılmış ve Avrupa’ya M.Ö 4.400 kadar erken bir tarihte ulaşmış gibi görünüyor.

Kedileri evcilleştirmenin ikinci dalgası ise Mısır’da ortaya çıktı. Afrika yaban kedisi (Felis silvestris lybica), burada oldukça evcil ve arkadaş canlısı hale gelmiş olmalı ki; M.Ö 1500’lere ait Mısırlı sanat eserlerinde kediler, insanların sandalyelerinin altında uzanmak gibi, evcil pozisyonlarda görülebiliyor. Milattan önceki ilk bin yılda, ticaret yolları boyunca kedilerin Afrika ve Akdeniz’e yayılmasıyla birlikte de; bu durum, bu kedi soyunun neden bu kadar popüler olduğunun açıklaması olabilir. Kemirgenlerin büyük bir problem olduğu başka bir yer olan gemilerdeki işe yararlıkları sayesinde kediler, habitatlarını genişletmeye devam ettiler. Vikingler, muhtemelen kedilerin -Kuzey Avrupa da dahil olmak üzere- yeni yerlere taşınmasına katkıda bulundu.

Binlerce yıl boyunca kediler daha çok haşere avcıları olarak kabul gördükleri için; sahipleri, onların nasıl göründükleri veya davrandıkları ile pek ilgilenmemiş gibi görünüyor. Daha sonra 14.yy’da, Türkiye’nin batısında tekir çizgilerinin belirmesine neden olan bir gen ortaya çıktı. Bu aynı zamanda, evcil kedilerin ıslahının artık işe yaradığı anlamı taşıyordu. Tekir geni, kedi ıslahının etkilerinin net bir şekilde görülmeye başladığı 19.yy’da Avrupa ve Afrika’ya yayıldı ve geniş bir etkinlik alanına sahip olmuş oldu.

Binlerce yıl boyunca ve günümüzde hala -bazı yerlerde- evcil kediler, yabani kediler ile çiftleştirilmeye devam ediyor. Bu durum; evcilleştirilmiş kedilerin neden vahşi olanlardan -bir chihuahua köpeği ile kurdun farklı göründüğü kadar- farklı görünmediğini ve en hoş ev kedilerinin bile neden antisosyal davranışlar sergilemeye meyilli olduklarını açıklamaya yardımcı olabilir.

Bu yüzden bir dahaki sefere, kedinizin masada yürümemesi gerektiğini anlamıyor olmasına sinir olurken kendi atalarımızı da, onları uygun bir şekilde evcilleştirmedikleri için, suçlamak da yerinde olacaktır.

Sarah Fecht

Bunları da okumak isteyebilirsiniz...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir