Fare ve Maymunlarda Bulunan Gen, HIV ve Ebola Gibi Ölümcül Virüsleri Engelleyebilir

0
18
Tasvir: qimono/Pixabay

Utah Sağlık Üniversitesi ve Rockefeller Üniversitesinde çalışan bilim insanlarının öncülüğünde Birleşik Devletler çapında çalışan bir araştırma takımı, fare ve maymunlarda bulunan genetik bir mutasyonun HIV ve Ebola gibi virüslere nasıl müdahale ettiğini belirlemiş. Araştırmacılara göre bulgular, nihayetinde insanlarda kullanılacak tıbbi müdahalelerin geliştirilmesine yol açabilir.

RetroCHMP3 adı verilen bu gen, belli virüslerin enfekte bir hücreden çıkma kabiliyetine sekte vuran ve gidip diğer hücrelere bulaşmalarını engelleyen değiştirilmiş bir protein kodluyor.

Bazı virüsler, normalde kendilerini hücre zarlarıyla örtüyor ve sonrasında konak hücreden filizlenerek çıkış yapıyorlar. RetroCHMP3 ise bu süreci virüsün artık kaçamayacağı kadar geciktiriyor.

Utah Sağlık Üniversitesi İnsan Genetiği Bölümünde evrimsel genetikçi ve çalışmanın kıdemli yazarı olan Dr. Neld Elde, “Bu beklenmedik bir keşif oldu” diyor. “Hücre biyolojimizi sadece biraz yavaşlatmanın, virüslerin çoğalmasını saf dışı bıraktığını görünce şaşkınlığa uğradık.”

Çalışma, Cell bülteninin 14 Ekim’deki sayısından önce dün çevrim içi yayımlandı.

RetroCHMP3, yüklü çok kesecikli vücut proteini 3 veya CHMP3 adı verilen bir genin mükerrer kopyasından geliyor. Bazı maymunlar, fareler ve diğer hayvanlar retroCHMP3 veya diğer varyantları taşısa da, insanlarda sadece esas CHMP3 bulunuyor.

CHMP3’ün, insanlarda ve diğer canlılarda hücre zarının bütünlüğünü, hücreler arası sinyalleşmeyi ve hücre bölünmesini sürdürmede hayati öneme sahip olan hücresel süreçlerde önemli bir rol oynadığı biliniyor.

HIV ve diğer belli başlı virüsler, bu güzergâhı ele geçirerek hücre zarından filizlenip diğer hücrelere bulaşıyor. Elde ve meslektaşları, araştırmalarına dayalı olarak primat ve farelerde keşfettikleri mükerrer CHMP3’lerin bunu önleyip HIV gibi virüsler ile diğer virüs hastalıklara karşı koruma sağladığından şüphelenmiş.

Elde ve diğer bilim insanları bu fikirden yola çıkarak, retroCHMP3 varyantlarının antivirüs görevi görüp göremeyeceğini araştırmaya başlamışlar. Başka yerlerde yapılan laboratuvar deneylerinde, insan CHMP3 geninin daha kısa ve değiştirilmiş bir versiyonu, HIV’in hücrelerde filizlenmesini başarıyla önlemiş. Fakat ortada bir sorun varmış: Değiştirilen bu protein, önemli hücresel fonksiyonları da bozarak hücrelerin ölmesine sebep oluyormuş.

Elde ve Utah Sağlık Üniversitesinde çalışan meslektaşlarının elinde, diğer araştırmacılardan farklı olarak CHMP3’ün başka hayvanlardan alınan ve doğal şekilde ortaya çıkan varyantları varmış. Bu sebeple Rockefeller Üniversitesinde görev yapan Sanford Simon ve Pennsylvania Eyalet Üniversitesinde çalışan Phuong Tieu Schmitt ile Anthony Schmitt’le ortak çalışma yürüten araştırmacılar, farklı bir yaklaşım denemişler.

Genetik araçlar kullanarak, insan hücrelerini retroCHMP3’ün sincap maymunlarında bulunan versiyonunu üretmeye teşvik etmişler. Ardından bu hücrelere HIV bulaştırmışlar ve virüsün hücrelerden güç bela filizlendiğini, esasında virüsleri aniden durduklarını keşfetmişler. Üstelik bu durum, hücrenin ölümüne sebep olabilen metabolik sinyalleşmenin veya ilişkili hücresel işlevlerin bozulması olmaksızın gerçekleşmiş.

 

 

 

 

Kaynak: Utah Sağlık Üniversitesi. Çeviren: Ozan Zaloğlu.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here