Fotoğraflarla Bilinmeyenler

Göklerin Devleri: Uçakları, Tankları ve Askerleri Taşıyan Hava Araçları

Kargo Dünyası

Amerikan Hava Kuvvetlerinin en büyük uçağının bomboş karnına bir bakın lütfen. C-5M Super Galaxy, Lockheed Martin firmasının ilk kez 1968’de uçurduğu C-5 serisinin en son ürünü. Uzunluğu Wright kardeşlerin ilk uçuşunda katettiği toplam mesafeden daha uzun olan bu muazzam kargo alanında, her biri 68 ton olan iki adet M1 Abrams tankına karşılık gelen 280,000 pound yükü 2,150 deniz mili uzaklığa kadar taşıyabiliyor, yükünü indirdikten sonra da 500 mil daha gidebiliyor. C-5’ler şimdiye kadar, derin-deniz kurtarma denizaltısından tutun da, 1975 yılındaki bebek kurtarma operasyonunda Vietnamlı çocuklara kadar herşeyi taşıdılar.


Rüzgarların Mağarası

Boeing Dreamlifter uçağının ana kargo bölümünün kapasitesi 65,000 feet küp (1840,59 metreküp). Dreamlifter operasyon uzmanı Dave Beck, bu büyüklüğü daha farklı bir şekilde ifade edersek bu kapasite üç katlı bir binada 10 kulvarlı bir bowling salonunun hacmine karşılık gelebilir diyor. Bu alanın ve elbette uçağın kendi devasa aksamının yanısıra Dreamlifter içinde daha küçük yükler için ikincil bir kargo alanı daha bulunuyor. Ancak bu model ilk başlarda bu şekilde tasarlanmamıştı. Boeing herbiri zaten kocaman olan 747-400 jumbo jet yolcu uçağını, daha uzun, daha yüksek, daha geniş yaparak bu modele dönüştürdü.


Kudret Simsarı

C-17 cüssesini havada götürebilmek için dört adet Pratt & Whitney F117 motoru ile 40,400 pound (179,708 Newton) gücünde itme kuvveti oluşturuyor. Fotoğraftaki gibi her biri 7,100 pound (31.582 Newton) gücündeki motor neredeyse bir Honda Civic uzunluğunda ve en geniş kısmı 7 feet (2 metre) eninde. Bu muazzam motorlar hep birlikte C-17’nin 10 adet Humvee, 3 adet Stryker ya da 1 adet M1 Abrams savaş tankını taşıyabilmesi için gerekli kaldırma gücünü sağlayabiliyorlar. Daha hafif bir yük olan 102 kişilik paraşütçü ekibini ise Delaware’den Ukrayna’nın Donetsk şehrine kadar taşıyabiliyor.


Keşif Balonu ile Gezi

Çöller, balta girmemiş ormanlar, okyanus ya da kuzey kutup bölgesi pek çok araç için çok uzak yerler. Petrol ve maden firmaları ise buralara kaynak aramak için ulaşmak istiyorlar. Ancak henüz buralara ulaşım için uygun maliyetli taşıt araçları pek yok. Lockheed Martin firması helyum gazı ile şişirilmiş hava araçlarının bu probleme çözüm olabileceğini düşünüyor. 2018’de çıkartmayı düşündükleri ticari LMH-1 hibrit hava aracının teknolojisini test etmek üzere P-791 deney aracını geliştirdiler. Uçaklarla karşılaştırıldığında bu aracın kargo tonu başına daha düşük yakıt tüketimi, daha sessiz kalkış ve daha yüksek yakıt verimliliğine sahip olacağı belirtiliyor.


Uçan Ambulans

Hava kuvvetlerinin yük beygiri diyebileceğimiz C-17 Globemaster III uçağının kokpitinde üç mürettabat bulunabiliyor: pilot, yardımcı pilot ve kargo kabin görevlisi. Bu sonuncunun görevi araçtaki kargonun ve insanların dengeli olmasını sağlamak, bu da C-17’nin büyük grupları taşıyabilmesi için elzem. Mesela 5 kişilik bir sağlık ekibiyle 34 yatan ve 54 ayakta hastayı nakleden çok büyük bir ambulans olabiliyor. Böyle sağlam bir ulaşım yöntemi sayesinde sahadan hastanelere nakledilen yaralı Amerikan askerlerinin yaşama şansı %98.


 

Şişirmenin Gelişimi

P-791 dört gri ayak üzerinde duruyor : hava yastıklı iniş sistemi. Hava kayaklı gemilerden (hovercraft) alınan ilhamla geliştirilen bu ayaklar, hava aracının inişini daha yumuşak yapmasını ve yere indikten sonra da verdiği emiş desteği ile aracın yer üzerinde sabitlenmesini sağlıyor. Lockheed P-791 aracını, bu iniş sistemi gibi daha sonra LMH-1 hava aracına eklemek istediği bileşenleri test etmek için kullanıyor. Öncülü gibi LMH-1 aracı da kalkış ve inişi dikey gerçekleştirecek. Böylece uçaklardan daha esnek hareket edebilecek ve Amerikan ordusunun kullandığı CH-47 Chinook kargo helikopterlerinden daha fazla yük taşıyabilecek.


Uçak Taşıyan Uçak

Ticari 787 Dreamliner aracının parçalarını dünyanın herhangi bir yerine nakletmek gibi çok özel bir görevde güvenle kullanılan bu koca oğlanlardan Boeing’de tam dört tane var. Dreamlifter yükünü alabilmek için gövdesindeki menteşelerden açılıyor; İtalya, Güney Carolina ve Kansas’a 104 foot (31.7 metre) uzunluğa kadar uçak gövdesi parçaları için, Japonya’ya 96.5 foot (29.4 metre) uzunluğunda kanatlar için, Güney Carolina ve Washington’a da nihai montaj için uçuyor. Boeing, parçaları gemi ile nakletmeye göre bu yöntemin  nakil süresini 30 günden bir güne indirdiğini söylüyor.


Kelsey D. Atherton,

Fotoğraflar: Benedict Redgrove 

Bunları da okumak isteyebilirsiniz...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir