Galaksimizin Andromeda İle Çarpışacağı Tarihi Yanlış Tahmin Etmişiz

Gökbilimciler, Samanyolu ile Andromeda galaksilerinin gelecek bir tarihte çarpışacağını bir süredir biliyorlardı. Bu randevu için ortaya atılan en iyi tahmin, günümüzden yaklaşık 3.75 milyar yıl sonrasıydı.

Fakat ESA’nın Gaia görevinden gelen verilere dayanan yeni bir çalışma, gelecekteki bu çarpışmaya biraz açıklık getiriyor.

Çarpışma meselesinde, yalnızca Samanyolu ve Andromeda’dan (M31) fazlası var. Söz konusu iki galaksi, Yerel Grup olarak adlandırılan bir galaksi grubunun parçası ve bu Yerel Grup; Triangulum Galaksisi (M33) adlı üçüncü ve büyük bir üyeye sahip.

Yerel Grup başka galaksileri de kapsıyor fakat kümenin büyük bir bölümünü, bahsi geçen bu üç galaksi oluşturuyor.

Üç galaksiden Andromeda en büyük olanı. Samanyolu ise ikinci en büyük ve Triangulum da üçüncü sırada geliyor.

Andromeda ile Samanyolu’nu da içeren Yerel Grup galaksileri. (Wikipedia Commons/Antonio Ciccolella)

 

Yerel grup, 54’ten fazla farklı galaksiden meydana geliyor ancak bunların çoğu, kütleçekimsel olarak üç büyüğe bağlı cüce galaksilerden oluşuyor. Grup’un kütleçekim merkezi, Samanyolu ile Andromeda arasında bir yerde duruyor.

Bir çarpışmanın meydana geleceği bir süredir tahmin ediliyorduysa da, hâlâ bir çok belirsizlik mevcut. Hubble Uzay Teleskobu ile Çok Uzun Temel Hat Dizisi (VLBA) gibi diğer yer teleskopları, bu çarpışmaya yönelik gözlemsel kanıtlar sağladı.

Gökbilimciler bu verilerle, Andromeda ve Triangulum’un yörüngelerinin zamanla nasıl değiştiğine dair bazı şeyleri öğrenebilmişler.

Andromeda ve Triangulum, Samanyolu gibi sarmal galaksiler. Bizden 2.5 ile 3 milyon ışık yılı arasında bir uzaklıkta duruyorlar.

Ayrıca, kütleçekimsel olarak birbirlerini etkileyebilecek kadar yakın duruyorlar. Bu durum, çarpışma tahminlerini bulandırıyor.

ESA’nın Gaia görevi ise burada devreye giriyor.

ABD’nin Baltimore şehrinde yer alan Uzay Teleskobu Bilim Enstitüsü’nde (STScI) çalışan ve çalışmanın baş yazarı olan Roeland van der Marel, şöyle söylüyor: “Galaksilerin nasıl büyüdüğünü ve nasıl evrim geçirdiğini; ayrıca onların nitelik ve davranışlarını oluşturan ve etkileyen şeyin ne olduğunu ortaya çıkarmak için, galaksilerin hareketlerini 3 boyutlu olarak keşfetme ihtiyacı duyduk”

“Bunu ise, Gaia’nın yayınladığı ikinci yüksek kaliteli veri paketiyle başardık.”

Gaia görevi, Samanyolu galaksimizin 3 boyutlu bir haritasını oluşturuyor ve ayrıca, Yerel Grup’un bazı bölgeleri için de aynısını yapıyor.

Hubble gibi teleskoplar, Yerel Grup’un diğer üyelerinin keskin görüntülerini sağlasa da; tekil yıldızların kesin konum ölçümlerini ve hareketlerini vermiyorlar. Bunlar Gaia’nın görevi.

Kendisi de STScI’de çalışan eş yazar Mark Fardal, şöyle ekliyor: “Gaia’nın elde ettiği verileri tarayarak, her iki galakside binlerce tekil yıldız belirledik ve bu yıldızların kendi galaktik evleri içerisinde nasıl hareket ettiği üzerinde çalıştık”

“Gaia esasında Samanyolu üzerinde çalışmayı hedeflese de, yakında bulunan yıldız oluşum bölgelerindeki özellikle devasa ve parlak yıldızları saptayacak kadar güçlü; hatta kendi galaksimizin ötesinde bulunanları bile.”

Geçmişte, gökbilimciler Yerel Grup’un en büyük üç üyesinin hareketleri üzerinde çalışma yapmak için Hubble ve diğer gözlemevlerini kullandıklarında; iki tane ihtimal olduğunu bulmuşlar.

Ya Triangulum galaksisi, Andromeda etrafında inanılmaz ölçüde uzun olan altı milyar yıllık bir yörüngede gidiyor fakat geçmişte çarpışmış; ya da ilk kez çarpışmak üzere.

Senaryoların her biri, farklı bir yörünge güzergâhını yansıtıyor ve bu yüzden, her galaksi için farklı bir oluşum geçmişini ve geleceğini temsil ediyor.

Fakat şimdi Gaia, gökbilimcilerin üzerinde çalışma yapması için çok daha fazla bilgi sundu. Bu bilgiler hem galaksilerin uzayda nasıl hareket ettiğini ortaya çıkarıyor, hem de onların dönüş hızlarını gösteriyor.

Bu dönüş oranı, uzun zamandır bulunmak istenen bir şeydi; hatta gökbilimcilerin yüz yıl önce, galaksilerin oluşumu ve evrimi üzerinde çalışmaya başladığından beridir. Gaia, nihayet bunu sağladı.

“Bunun yapılabilmesi için, Gaia gibi gelişmiş bir gözlem aracı gerekiyordu” diyor Roeland. “İlk defa, M31 ve M33’in gökyüzünde nasıl döndüğünü ölçtük. Gökbilimciler, galaksileri; birbirinden ayrı ‘adalar’ olması imkansız olan, küme halindeki yerler şeklinde görüyordu fakat artık bunun başka türlü olduğunu biliyoruz.”

“En yakındaki geniş galaktik komşumuz olan M31’in gerçek ve küçücük dönüş hızını ölçmek için, 100 yıl geçmesi ve Gaia’nın oluşturulması gerekiyordu.”

Bu çalışmanın ardındaki araştırmacılar, mevcut veriler ile Gaia 2. Veri Yayını’ndan gelen yeni verileri birleştirerek; Andromeda ve Triangulum’un uzay boyunca nasıl hareket ettiğini daha isabetli şekilde görmüşler.

Elde ettikleri bu bilgiyi, milyarlarca yıl geçmişe ve de geleceğe yansıtmışlar.

ABD’deki Arizona Üniversitesi’nde çalışan ve çalışmanın eş yazarı olan Ekta Patel, şöyle söylüyor: “Bulduğumuz süratler; M33’ün, M31’in etrafındaki yörüngede uzun süre kalamayacağını gösteriyor. Bizim modellerimiz, M33’ün M31’e ilk defa çarpacağını söylüyor.”

Galaksi yörüngeleri. (E. Patel/G. Besla/Arizona Üniversitesi/R. van der Marel/STScI)

 

Çalışmada ayrıca, Samanyolu ve Andromeda ile ilgili daha fazla şey açığa çıkarılmış. Bir çarpışmadan ziyade (aslında hiçbir yıldız ve gezegenin çarpışması muhtemel olmadığından, gelgitsel bir etkileşim demek daha isabetli olur), daha çok bir sıyırma gerçekleşecek.

Ayrıca; yaklaşık 3.75 milyar yıl yerine, yaklaşık 4.5 milyar yıl içinde gerçekleşecekmiş. Öf!

Yeni tez ve Gaia’dan gelen yeni veriler, Andromeda ve Triangulum gibi galaksilerin ne şekilde oluşup evrimleştiğine de ışık tutuyor.

ESA Gaia Proje Bilimcisi Timo Prusti şöyle söylüyor: “Bu bulgular, galaksilerin nasıl evrimleştiğini ve birbirleriyle nasıl etkileştiğini anlamamız bakımından çok önemli. Hem M31’de, hem de M33’de; gaz ve yıldızların eğri akımları ve kuyrukları gibi, olağandışı nitelikler görüyoruz. Eğer bu galaksiler daha önce bir araya gelmediyse, bunlar bir birleşme esnasında hissedilen kuvvetlerle oluşmuş olamaz.”

“Belki de, diğer galaksilerle olan etkileşimler yoluyla veya galaksilerin içindeki gaz dinamikleriyle oluşmuşlardır.”

 

 

 

 

Universe Today

Bunları da okumak isteyebilirsiniz...

1 Yorum

  1. Mandroid dedi ki:

    4,5 milyar yıl sonra “Andromeda bize çarpacak mı?” gibi şeyler konuşulmayacak, ya insanoğlu kendi kendini imha edecek, ya da başka galaksiler ve hatta ispatlanırsa başka evrenler de çoktan yerimizi almış olacağız.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir