Bu Gizemli Halüsinasyon Salgınına Ne Sebep Oldu?

goz

Bu yerel haber öyküsünden Stephen King pekâlâ notlar alabilir: Gecenin bir yarısı hayaller gören bir kadınla temas eden 5 kişi, art arda hastalandı ve halüsinasyonlar görmeye başladı.

KVAL ajansının haberine göre 78 yaşındaki bir kadının bakıcısı sabaha karşı North Bend – Oregon polisini arayıp aracının birileri tarafından tahrip edildiğini bildirdi. Polisler geldi, bir şey bulamadan geri döndüler ancak aynı şikâyetle saat 05.30’da tekrar çağırıldılar. Memurlar kadının halüsinasyon gördüğünden şüphelenip onu hastaneye götürdüler, ancak orada sağlığında bir sorun görülmedi ve taburcu edildi.

Fakat gün ilerledikçe kadınla iletişim kuran herkes benzer semptomlar göstermeye başladı: İki memur, 78 yaşındaki kadın ve bir hastane çalışanı hastaneye kaldırıldı.

O öğleden sonra karantina giysileri içinde bir ekip Oregon’s Bay Area hastanesine ve her şeyin başladığı eve indi; araçları ve acil servisi dezenfekte etti. Hiçbir şey bulunamadı. Çavuş Pat Downing KVAL’e “Hiçbir bulaşıcı kaynağı bulunmadığını” söyledi. “Araçlar, donanım ve üniformalar kontrol edildi ve üzerleri ya da etraflarında hiçbir kontaminasyona rastlanmadı.” Hastaların kan testlerinde de bir şey çıkmamıştı.

Bu beş yabancı insanın, toplamda sadece birkaç dakikayı birlikte geçirdikten sonra art arda halüsinasyonlara boğulmasının sebebi ne olabilirdi? Popular Science, Georgetown Üniversitesi Tıp Merkezi Nöroloji ve Biyokimya bölümünden Profesör James Giordano ile biraz dedektiflik yaptı ve halüsinasyonların kaynağı ile bu olayın nasıl çözüleceğini araştırdı.

Çevresel mi psikolojik mi? İlaçla tetiklenen halüsinasyonlar genelde görsel oluşurken, işitsel olanlar daha çok psikolojiktir diyor Giordano.  Hem görsel hem işitsel olan, hatta duyusal olan karmaşık halüsinasyonlar görebilirsiniz, omzunuzda bir el, bir sürtünme, ya da bir zırhla kaplı olduğunu hissetmek gibi; ancak emniyetin tarif ettiği görsel ve aniden başlayan bu tür halisünasyonlar genellikle dışarıdan tetiklenir. Sebep mantar sporları veya havaya karışmış bir ilaç olabilir; LSD olması da gerekmiyor, Parkinson için kullanılan ilaçlar bile halüsinasyonlara yol açabilir.

Yine de ilk çağrıdan 10 saat sonra karantina ekibi bir şey bulamamıştı. “Bunu da eleyince ve bulaşıcı bir şey de olmadığına göre, gizem yoğunlaşıyor”.

Halisünasyon mu yoksa ortak hayal mi? “Kamp ateşi etkisi” olarak da bilinen bir olguya göre, gece bir kişi çıtırtı duyar ve ateşin etrafında oturan herkes kulak kesilir, her geçen sincabı koca ayak zannederler. Bu grup fenomenii hikâyedeki 5 hastayı aynı halisünasyon kayığına bindirmiş olabilirdi – eğer bu kişilerin iş tanımları araba parçalayan vandallardan korkmuş birinden çok daha tehlikeli durumlar içermeseydi. “Gerçekten de bu polis memurları ile sağlık çalışanlarının aniden bu tarz hayallere kapılmaya müsait hale gelebileceğini mi düşünmek istiyorsunuz?” diyor Giordano. “Muhtemelen hayır”.

Giordano stres veya susuz kalmış olma, kafein alımı, ya da aşırı yorgunluk gibi fiziksel durumların zihni bir çöküşe hazır hale getirebileceğini kabul ediyor. İki memur ve bir hastane çalışanının aynı zamanda çok kötü bir gün geçiriyor olmaları mümkün mü? “Eğer durum yeteri kadar stresliyse, kafanızdaki devrelerle oyunlar oynayabilir. Burada çok canlı halisünasyonlar gören bir birey var. Halüsinasyonları özellikle sesli olarak tarif ediyorsa…  Bir fikre göre eşzamanlı tecrübeler yaşanabilir.” Örneğin şahitler çim alanda birini gördüklerine yemin ediyor. Bu durum çok nadir yaşanır”. “Mümkün mü? Evet. Muhtemel ya da makul mü? Hayır.

Folie à deux, ya da “ikili delilik”. Bu en az ihtimal verilen cevap, ama incelemeye değer: Uzun zaman birbirine yakın olarak yaşayan insanlar birbirlerinin inanç sistemini ve hayallerini paylaşmaya başlayabilir. Örneğin akıl hastası ebeveynin baktığı bir çocuk, evlerinin altında birilerinin yaşadığına inanabilir. Ama bu teori 5 kişinin uzun zaman izole olarak birbirleriyle yaşama ve etkileşimde bulunmalarını gerektiriyor – ki bu olmadı, haber ajansları bu büyük ayrıntıyı gözden kaçırmadılarsa.

Sınırlı ayrıntılara dayanarak hipotezler yürütürken, Giordano içgüdülerinin onu bulaşıcı madde fikrine geri götürdüğünü söylüyor. “Her ne kadar bir şey bulunamadığını söyleseler de, gözden kaçırmış olabilirler.” Yüksek güçte bir ilacın çok küçük bir dozu, hastalar üzerinde hastaneye taşınmış olabilir. 5 kişi bu ilaca maruz kalarak beyin kimyasında değişimler geçirmiş olabilir, sonrasında da ilk hastanın tecrübelerinden etkilenerek aynı yolu izlemiş olabilirler.”

“Hiçbiri değilse, işler biraz kafa karıştırıcı hale geliyor. Bildiğimiz tek şey beynin ilginç bir yer olduğu”.


Çeviren : Melike ZİYLAN

Bunları da okumak isteyebilirsiniz...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir