Güzellik Ürünlerindeki Kimyasallar Antarktika’da Birikiyor

Kar dediğiniz o kadar da saf değil

Her gün bir sürü halkalı uçucu metil siloksanla temas ediyorsunuz ama haberiniz bile yok. Bu havalı isim, içlerinde nemlendiricilerin ve diğer kişisel bakım ürünlerinin de bulunduğu birçok insan yapımı üründe yer alan bir kimyasal gurubuna işaret ediyor.

Environmental Science & Technology’de kısa süre önce yayımlanan bir makaleye göre bilim insanları bu bileşikleri en beklenmedik yerde, Antarktika’da buldular. Bu kimyasallar toprakta, bitkilerde, fitoplanktonlarda ve krillerde görüldü ki bu çok şaşırtıcı, çünkü söz konusu kimyasal maddelerin buharlaşarak atmosfere karışması ve orada çözünmesi bekleniyordu. Kanada’da yapılan bir değerlendirmede araştırmacılar bu siloksanların daha yaygın bir tanesi olan dodekametilsiklohekzasiloksanın (iyisi mi biz ona D6 demekle yetinelim) atmosferde iki günden fazla kaldığını ve düşük de olsa “uzak yörelerde toprakta ya da suda birikme potansiyeli bulunduğunu” ortaya çıkardılar.

Bu yeni kanıtlar gösteriyor ki kimyasallar parçalanmak yerine havada yolculuk yapıyor ve en sonunda yağan kar tarafından hapsediliyor. Kar eriyince kimyasallar ekosisteme dâhil oluyor ve besin zincirine ulaşıyor. Bu kimyasalların çevre üstünde etkisinin olup olmadığı ve varsa bu etkinin ne olduğu henüz bilinmiyor. İngiliz Çevre Ajansı tarafından yürütülen bir araştırmada, omurgasızlar ve balıklar üstündeki etkileri analiz edildiğinde D6’nın “zehirleyici olma ölçütlerini yerine getirmediği” görüldü. Şu anda dünyanın başka yerlerinde de bu bileşiklerin etkisine ilişkin araştırmalar yapılıyor.

Chemical & Engineering News ise diğer bilim insanlarının da Antarktika’daki bitki ve toprak örneklerinin bağımsız bir analizini yapmak isteyeceğini söylüyor çünkü numunelerin kirlenmesini önlemek güç. Fakat bu kadar uzak bir noktada kimyasal madde bulmak kaygı verici. Eğer bu kimyasal oraya ulaştıysa kim bilir daha neler oraya gitmiştir.

Ne yazık ki bu, kirliliğin Antarktika’daki ilk etkisi değil. Antarktik buzda sondaj yapan ve buz nüvelerini inceleyen araştırmacılar, kurşun kirliliğinin 1889’da Avustralya’dan geldiğini ortaya çıkardılar. Kısa zaman önce ise bilim insanları içlerinde toksik bir alev geciktiricinin de bulunduğu önemli sayıda kirleticinin bizzat araştırma istasyonlarının kendisinden yayıldığını gösterdi. Yani bilimin kendisi oraları kirletiyor da olabilir.

Bunları da okumak isteyebilirsiniz...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir