Hangisi Daha İyi: Quantum Dot mu Yoksa OLED mi?

OLED teknolojisi yeni sayılmaz ancak son zamanlarda kullanımı büyük oranda yaygınlaştı. Panel üreticileri yeni üretim hatlarına büyük yatırımlar yapmakta ve market araştırmacıları da gelecek yıllarda OLED panellerden elde edilecek kârların ciddi oranda artacağını tahmin etmekte.

OLED ekranlar geleneksel LCD’lerin yerini ileride rahatlıkla alabilecek gibi dursalar da, piyasada bu teknolojiye rakip teknolojiler de üretilmiyor değil. Quantum Dot paneller, söz konusu rekabette oldukça iddialı görünüyorlar. Biz de bu iki paneli birbirleriyle kıyaslayarak her iki teknolojinin birbirine üstün gelen yanlarını bulmaya çalıştık.

Teknolojik Farklar

İlk olarak iki teknoloji arasındaki çalışma farklarını ortaya koyalım. OLED, adında saklı olduğu üzere her biri kendinden istenen renkleri üretebilen ışık veren diyotlar (light emitting diodes “LED”) dizisinden oluşuyor. LCD paneller ise arkadan aydınlatmaya ihtiyaç duyuyorlar. Bu LED’ler organik madde tabakalarından ve değişik renkleri üretebilen fosforlu tabakalardan meydana geliyorlar. Bu farklı katmanlarda yapılan ince ayarlamalar ise ekranların farklı verimlilikte ve kalitede olmasına neden oluyor.

Quantum Dot (QD) paneller ise daha farklı bir teknolojiyle çalışıyorlar. Bu panel türündeki teknolojinin temeli, çapı 2 ila 10 nanometre arasında değişen küçük iletken nanokristallere dayanıyor. Dot tarafından üretilen veya filtrelenen ışığın rengi, dotun çapına bağlı olarak değişkenlik gösteriyor ve bu dotlardan birkaç tane kullanarak ihtiyaç duyulan bütün renkler üretilebiliyor. OLED teknolojisine benzer şekilde ışıklar ve renkler istek üzerine üretiliyor ve QD-LED paneller oldukça parlak olabiliyorlar. Ancak şu anda kullanılan QD ekranlar mavi LED arka aydınlatmasıyla çalışıyorlar. Bu arka aydınlatma, sonrasında beyaz ışığa filtrelenip, LCD panellerde olduğu gibi bir renk üretimi katmanından geçiyor.

Quantum Dotlar da yüksek ışık saçabilmelerine rağmen, şu andaki teknolojide filtre tabakası olarak kullanılıyorlar.

Quantum Dotlar da yüksek ışık saçabilmelerine rağmen, şu andaki teknolojide filtre tabakası olarak kullanılıyorlar.

Daha Geniş Renk Paleti ve İzleme Açısı

Renk paleti, OLED teknolojisinin LCD teknolojisine olan en büyük avantajlarından biri olarak görülüyor zira kullanılan medya da izin verdiği sürece OLED paneller daha canlı izleme deneyimi ve doğru bir renk üretimi vadediyor. LCD paneller ise psödo-beyaz arka aydınlatmadan ötürü renk doğruluğu ve paletinde OLED’in arkasında kalıyor (psödo-beyaz paneller aslında mavi LED’lerden oluşuyor ve sarı fosfor kaplamaya sahipler). Bunların yanında Quantum Dot teknolojisinin oldukça yüksek doğruluk oranına sahip doğası sayesinde geliştiriciler saf mavi arka aydınlatmayı yeşil ve kırmızı filtrelerle kullanıp gerçek beyaz ışığı üretebilip, sonrasında daha güzel görünen renkleri filtreleme imkanına sahipler.

Quantum Dot paneller doğru beyaz rengin üretilmesi konusunda bir dezavantaja sahip olmadıklarından ötürü, LCD filtreleme tabakasında daha az ödün verilerek daha parlak görüntü ve daha geniş bir renk paneli elde edilebiliyor. Buna bağlı olarak da QD paneller bazen OLED panellerden daha doğru bir renk skalasına sahip olabiliyorlar.

LG G4'te kullanılan QD panel ile LG tüketicilere daha gelişmiş bir renk skalasına sahip bir panel sunmuştu.

LG G4’te kullanılan QD panel ile LG tüketicilere daha gelişmiş bir renk skalasına sahip bir panel sunmuştu.

Ancak QD paneller de LCD paneller gibi bir arkadan aydınlatmaya ihtiyaç duyduklarından, siyah renk doğruluğu ve kontrast oranları açısından LCD gibi bazı sıkıntıları bulunmakta. Bu yüzden OLED paneller, söz konusu yüksek kontrast değerleri ve yüksek dinamik aralığa sahip görüntüleme olduğunda kazanan taraf oluyor çünkü OLED paneller piksellerini siyah üretimi için tamamen kapatabilmekte. Şunu da eklemek gerekir; QD paneller, LCD’lere oranla daha yüksek parlaklık değerine ulaşabilmekteler.

İzleme açısı söz konusu olduğunda ise OLED teknolojisinin LCD paneller üzerine sağladığı üstünlüğü Quantum Dot ekranlar bile alt edememekteler. Arkadan aydınlatmalı paneller görüntünün üretilmesi sırasında, ışığı direkt olarak üreten OLED panellerin aksine, bir filtre tabakasına ihtiyaç duyduklarından, ekrana direkt bakılmadığı sürece ışığın bir kısmı filtre tarafından emilmiş oluyor. Bunun küçük cep telefonlarında büyük sıkıntılar yarattığını söyleyemeyiz elbette ancak arkadan aydınlatmaya muhtaç olduğu sürece Quantum Dot teknolojisinin OLED teknolojisini izleme açısı konusunda alt edebilmesi mümkün değil.

Üretim ve Ürünler

Bir ürünün başarısını belirleyen en önemli faktörlerden biri de şüphesiz üretim maliyetleri. Tam da bu nedenle LCD paneller hâlâ taşınabilir cihazlarda oldukça popülerler.

Üretim maliyetlerinde düşüş yaşansa da hâlen yüksek kaliteli OLED ekranların üretimi aynı boyuttaki bir LCD ekranınkinden %20 daha fazlaya mal olmakta. Bunun nedenleri de başlıca daha zorlu üretim teknikleri ve düşük verimlilik oranı. Ancak ısıl mürekkep jetleri gibi geliştirilen yeni teknolojiler sayesinde 2017 yılında OLED panel üretim maliyetinin LCD panel üretim maliyetinin %20 ila 30 daha altında olacağı tahmin ediliyor.

Bunların yanında şunu da belirtmek gerekir; OLED paneller diğer panellere kıyasla mavi piksel materyalinden ötürü daha kısa bir ömre sahipler. Ayrıca bir süre sonra “burn-in (elektronik aletlerde çalıştırma öncesi alıştırma, ısıtma)” sorunundan muzdarip duruma gelebilmekteler. Quantum Dot ekranlar ise bu sorunlardan hiçbirine sahip değiller ve uzun süreler boyunca stabil bir şekilde çalışmaya devam edebilmekteler.

Quantum-Dot-LED-vs-conventional-LED-840x362

Quantum Dot LCD ekranlar, geleneksel LCD ekranların sahip olduğu düşük üretim maliyeti avantajına sahipler. Panele QD filtresinin eklenmesi üretim aşamasına herhangi bir karışıklık veya gözle görülür bir maliyet eklememekte. Tipik olarak büyük ekranlı bir televizyona Quantum Dot teknolojisinin maliyeti 100 ABD Doları’ndan fazla olmamakta. Bu da 5 inçlik bir ekrana sahip telefonda esktra maliyetin 10 ABD Doları’ndan daha düşük olması anlamına geliyor. Ancak bu küçük maliyetler, tüketici fiyatlarına her zaman tamı tamına yansımamakta ve bu nedenle OLED ekranların düşen maliyetleri ileride QD panellerin, şu an geleneksel LCD paneller tarafından domine edilen, düşük bütçeli telefon pazarına girmesine engel olabilir.

Quantum Dot gerçekten OLED teknolojisine uygun bir rakip ancak bu paneller OLED teknolojisinin halefi olmak yerine LCD teknolojisinin evrim geçirmiş hali. Her iki panel de kendi artılarına ve eksilerine sahipler ve Quantum Dot paneller LCD ile OLED arasındaki farkı gözle görünür oranda kapatabiliyorlar. Önümüzdeki yıllarda piyasaya çıkacak olan üst seviye Quantum Dot ve OLED panelli telefonları ise bu çekişmenin nerelere taşınacağını görebilmek adına iple çekiyoruz.

Bunları da okumak isteyebilirsiniz...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir