B-21 Raider Konsept Çizimi “Raider” için sıradışı bir font seçimi

Hava Kuvvetleri’nin En Yeni Bombardıman Uçağı: B-21 Raider

B-21 Raider Konsept Çizimi “Raider” için sıradışı bir font seçimi

B-21 Raider Konsept Çizimi
“Raider” için sıradışı bir font seçimi

Amerika Birleşik Devletleri’nin bir bombardıman uçağına daha ihtiyacı var mı? Birleşik Devletler Hava Kuvvetleri’ne göre bu sorunun cevabı kesinlikle “evet”. Halkın da desteğini almak için, Hava Kuvvetleri geçmişe giderek,  2. Dünya Savaşı döneminin vatansever aurasını kullanarak yeni uçağın dizaynını geliştirmişler. AFA (Air Force Association) konferansında, Hava Kuvvetleri’nden Deborah Lee James, podyumu Yarbay Richard Cole’a devretti. Cole 1942 Tokyo Baskınında Jimmy Doolittle’ın yardımcı pilotuydu. Peki yeni bombardıman uçağının ismi nedir? Tabi ki B-21 Raider.

Bu isim Nortthrop Grumman şirketinin B-21’ine verilecek. B-21, aynı şirketin B-2 bombardıman uçağına benzer bir stilde dizayn edilmiş modern bir hayalet uçak. Esasen “Long Range Strike Bomber” olarak geliştirilen uçak, son şubat ayında Hava Kuvvetleri tarafından bir konsept çizimle B-21 olarak tanıtıldı. Bu uçak, eğer kongre programı Hava Kuvvetleri’nin istediği 100-200 uçakla desteklemeye karar verirse, tarihi geçmiş B-52 ve epey bir zamandır kullanılmakta olan B-1 bombardıman uçaklarının yerine geçecek.

Halkın uçak hakkındaki bilgileri aslında sayısından, üreticisinden ve artık isminden ibaret. Her bir uçağın birim masrafı yaklaşık 564 milyon dolar değerinde, ya da neredeyse beş F-35A hayalet savaş uçağı kadar. Halkın pahalı ve yetersiz F-35lerden duyduğu rahatsızlığın farkında olan Hava Kuvvetleri, halkı B-21’in aynı hataların bir tekrarı olmadığına ikna etmek için inanılmaz bir çaba sarf ediyor. Şaka yapıyoruz! Hava Kuvvetleri bunun yerine fiyatın da programın geri kalanı gibi sır olarak kalmasından yana.

Kongre Araştırma Servisi’nin B-21 Raider üzerine çıkardığı raporda uçağın hayalet uçak olacağı ve Northrop Grumman’ın üretmeye hazır olduğu belirtilmiş. Bu rapor, yeni seçilmiş vekillerin projeyi maddi olarak destekleyip desteklemeyeceklerine karar vermeleri için oluşturulmuş bilgilendirici bir belge niteliğinde. Ancak aynı rapor uçakların nükleer silahları taşımak için yeterli şekilde donatılıp donatılmadığını belirtmiyor. Bu bilgi sivil vekiller için projeyi destekleme kararını verirken önemli bir kıstas, zira vekiller nükleer silahlarla ilgili kararları askeriyeye ve üretici firmalara bırakmaktan yana değiller.

Nasıl tanıtıldığından bağımsız olarak B-21 Raider ,Tokyo baskınında kullanılan B-25 Mitchell bombardıman uçaklarından çok da farklı olamaz. Bu uçaklar hafif, küçük uçaklardı ve yaklaşık 500 pound ağırlığında bombalar taşıyorlardı. Karşılaştırma adına; günümüzün Reaper droneları bunun iki katı kadarını taşıyabiliyor. B-21 ise büyük ihtimalle çok daha ağır bir yükü taşıyacak.

Hava Kuvvetleri için Doolittle saldırısı da tarihlerinde önemli bir mihenk taşı. Hava Kuvvetleri ayrı bir askeri bileşen değilken baskın, Ordu Hava Kuvvetleri tarafından yapıldığında, Amerikan kamuoyunda önemli bir moral kaynağı olmuştu. Baskın, her ne kadar savaşın sonuçlarını belirleyici bir rol oynayacak kadar etkili olmasa da bu özelliğinden dolayı önemli bir başarı olarak kabul edilmişti. (Gerçi bazı tarihi incelemeler bu baskının stratejik açıdan etkili olduğunu gösteriyor.) Doolittle baskıncıları, uçuşlarının sonunda Çin’de iniş yaptıklarında bölgedeki siviller tarafından barındırılmışlardı. Japonya, uçakların barındırılmasına cevap olarak aynı sivillere karşı bir misilleme saldırısı düzenlemişti. Saldırı sonucunda, Doolittle’ın varış noktası olarak planladığı bir köydeki 10 000 kişi öldürülmüş, bu sayı görev sorumlularından birinin tahminlerine göre verilmiş. (Başka tahmini değerlere göre misilleme saldırılarında yüz binlerce insanın öldüğünden bahsediliyor.) Amerika’nın karadaki yerel müttefikleri için, bu baskının sonuçları ölümcül olmuş.

Günümüzün resmi askeri sözcülerinin saldırıları gifler ve “meme”lere dönüştürdüğü göz önünde bulundurulunca, geniş çapta magazinleştirilmiş bir saldırı ve karşı tarafın esas savaşma kabiliyetine getirdiği bilinmeyen darbe, günümüzün hava savaşlarının yöntemlerine rahatsız edici derecede benziyor. Günün birinde olası bir felaketi engellemek adına (ya da hazırlık olarak) nükleer silahlar taşıyabilecek yüksek teknolojik ve bir ihtimal insansız uçurulacak bir hayalet uçağın ismine yerleştirmek için biraz garip bir tarih.


Çeviren : İlayda İnan

 

Bunları da okumak isteyebilirsiniz...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir