İnsan ve Fare Beyin Hücreleri Arasındaki Farklılıklar, Hastalık Araştırmalarında Önem Taşıyor

0
194
Nörolojik hastalıklarda önemli bir rol oynayan yıldız biçimindeki beyin hücreleri olan insan astrositlerinin mikroskop altındaki görüntüsü. Görüntü: California Üniversitesi

Los Angeles – California Üniversitesi’nin öncülüğünde yürütülen ve insan ile farelerde astrosit şeklinde bilinen beyin hücrelerinin karşılaştırıldığı yeni çalışmada, fare astrositlerinin oksidatif strese karşı daha dayanıklı olduğu keşfedilmiş. Oksidatif stres, pek çok nörolojik bozukluğun ardında yer alan zararlı bir dengesizlik niteliğinde. Oksijen eksikliği, söz konusu fare astrositlerindeki moleküler onarım mekanizmalarını tetiklemiş ancak insan astrositlerinde böyle olmamış. İltihaplanma sonucunda insan astrositlerindeki bağışıklık tepkisi genleri faaliyete geçerken, bu genler fare astrositlerinde faaliyete geçmemiş.

Fareler nörolojik hastalık araştırmasında kullanılan ve kolayca bulunabilen bir laboratuvar modeli olsa da, fareler üzerinde yapılan çalışmalardan elde edilen sonuçlar insanlara her zaman uygulanamıyor. Aslında nörolojik bozukluklara karşı klinik öncesi umut vadeden ilaç adaylarının %90’dan fazlası, insanlarda test edildiği zaman başarısız oluyor. Bunun sebebi de kısmen, iki tür arasındaki astrositler ve diğer beyin hücrelerindeki farklılıklara ilişkin bilgi eksikliği.

Beynin gelişim ve işlevi bakımından büyük önem taşıyan astrositler, nörolojik hastalıklarda azımsanmayacak bir rol oynuyor. Fakat bu rol tamamen anlaşılmış değil. Yaralanma veya enfeksiyonlar, astrositlerin dinlenme halinden tepkisel bir hale geçmesine sebep oluyor. Bu durumda beynin onarımına yardımcı olabilen astrositler, yıkıcı nitelikteki iltihaplanmayı da artırabiliyorlar.

Çalışmada elde edilen bulgular Alzheimer hastalığı, Parkinson hastalığı ile amiyotrofik lateral skleroz gibi nörolojik bozukluklara yönelik yapılan temel ve dönüşümsel araştırmalar yönünden çeşitli sonuçlar doğurabilir. Söz konusu bozuklukların altında yatan işleyişler arasında oksidatif stres, oksijen eksikliği ve aşırı ilhitaplanma da bulunuyor. Çalışma Nature Communications bülteninde yayımlandı.

Los Angeles – California Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi. Ç: O.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here