Instagram’ın Beğenileri Kaldırması, Zihin Sağlığımız İçin Büyük Bir Olay Olabilir

JOANNE ORLANDO

Instagram, fotoğraflar ve diğer gönderiler üzerindeki beğeni sayısını gizlediği zaman neler olacağını görmek amacıyla Avustralya’da ve diğer yerlerde bir sosyal medya deneyi yürütüyor.

Eğer bir Instagram hesabınız varsa, bu rakamları görüyor olacaksınız fakat takipçileriniz göremeyecek; en azından, otomatik şekilde göremeyecekler. Tıklayarak, gönderinizi kimin beğendiğini görebilecekler fakat listede bulunan isimleri kendileri saymaları gerekecek.

Söz konusu deney, şu an altı ülkede devam ediyor (Avustralya, Brezilya, Kanada, İrlanda, İtalya, Japonya ve Yeni Zelanda). Kanada’nın deneyi ise yeni bitti.

Instagram’ın bu hamlesi cesurca; fakat muhtemelen gerekli de. Sosyal medyanın, genç insanların zihin sağlığı ve özgüveni üzerindeki etkisine yönelik endişeler giderek artıyor.

Instagram şöyle açıklıyor:

Arkadaşlarınızın, paylaştığınız fotoğraf ve videolara odaklanmasını istiyoruz; bunların ne kadar beğenildiğine değil.

Beğeniler ve bunların herkese açık çetelesi, Instagram ve diğer pek çok sosyal medya platformunun merkezi haline gelmişti. Instagram bunları gizleyerek, çok önemli bir nakdin değerini düşürme tehlikesiyle karşı karşıya mı?

Bir sürü beğeni almak, sanki yıldızlı pekiyi almışsınız gibi gelebilir. Bu durum, sizin iyi bir iş yaptığınıza yönelik umumi bir onay gibi; fotoğraf becerileriniz veya yaratıcılığınıza dair nicel, faydalı bir geri bildirim. Bu yeni deneyde yine yıldızlı pekiyi alacaksınız fakat özelde, bunu pek bilen olmayacak.

Bununla birlikte, beğenilerin zihin sağlığı açısından getirdiği yan etkiler görmezden gelinemez. Sosyal medyanın tasarımı, sosyal kıyaslamaya destek oluyor. Bir sürü insanın, besbelli biçimde sizden daha iyi göründüğünü, daha başarılı olduğunu ve daha göz kamaştırıcı olduğunu keşfetmek için Instagram’da çok zaman geçirmenize gerek yok.

Bunun sonucunda genç insanlar, kendilerini değersiz veya yetersiz hissedebilirler. Ergenlerin söylediğine göre sosyal medya, kendilerini arkadaşlarına daha yakın hissettiriyor (%78), daha haberdar yapıyor (%49) ve ailelerine daha çok bağlıyor (%42).

Ancak pek çok ergen de; kendilerini sürekli en iyi şekilde gösterme baskısı hissettiğini (%15), aşırı bilgi gördüğünü (%10), bunaldığını (%9) veya “bir şeyleri kaçırma korkusuna” kapıldığını (%9) söylüyor. Bu olumlu ve olumsuz tepkiler, kişinin o anki düşünce yapısına bağlı olarak inişli çıkışlı olabilir.

Beğenilerin yerini yorumlar mı alacak?

Herkese açık bir beğeni çetelesi olmayınca; insanların belli bir Instagram gönderisiyle nasıl etkileşim kurduğunu yorumların gösterecek olması ve yorumların bu konuda çok daha güçlü bir gösterge haline gelmesi muhtemel.

Tabii ki yorumlar, bir emojiden tutun da bir deneme yazısına kadar her şeyden oluşabilir ve bu yüzden, beğenilere göre çok daha çeşitli ve uyarlanabilir olurlar. Ancak yine de, kullanıcıların duygularını ve özsaygılarını etkileyebilirler; özellikle de yorumlar, (beğenilerden farklı şekilde) olumlu oldukları kadar olumsuz da olabildiği için.

Avustralyalı Instagram kullanıcılarının duruma verdiği tepkiler, şimdiye dek karışık oldu. Birçok insan bu değişimden memnun kalmadı, platformun kendilerini manipüle ettiğini hissetti ve bu değişimin; özellikle bunu ticari şekilde kullananlar arasında, Instagram’ın cazibesini azaltacağını iddia etti.

Ancak diğerleri, bu hamleyi zihinsel sağlık zemininde takdir etti. Bazılarıysa, deneyin insanlara sunmak üzere tasarlandığı bu farkı şimdiden hissettiklerini söyledi.

Buna rağmen insanlar, Instagram’ın kendilerine istedikleri şekilde fayda sağlamadığını hissederlerse, bu platformdan uzaklaşabilirler. Tabi bu durum; beğenileri herkesin görmesi amacıyla arsız bir şekilde sayan yeni sosyal medya platformlarına pazar açar.

Son olarak; bu hamlenin, küresel bir mega markanın yürüttüğü bir halkla ilişkiler numarasından başka bir şey olup olmadığı sorusu var akıllarda.

Konu sosyal medya endüstrisi olunca, belki de şüpheci olmak doğal bir şeydir. Ancak eğer bu hareket, sosyal medyanın zihin sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerini düzeltmeye yönelik gerçek bir hamleyse; o halde bu deney kıymetlidir ve bu deneyin sonuçları, bazıları için çok faydalı olabilir. Öyle olmasını umalım.

 

 

 

 

The Conversation

Bunları da okumak isteyebilirsiniz...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir