iPhone’unuz Hareket Eden Bir Arabada Olduğunuzu Nasıl Anlıyor?

Geçtiğimiz Pazartesi günü Apple, San Jose California’da gerçekleştirilen WWDC17’de yeni bir güvenlik özelliği ile birlikte birçok yenilikle gelen yeni işletim sistemi IOS 11’i duyurdu. “Araç Sürerken Rahatsız Etme” adlı bu özellik direksiyon başındayken dikkat dağınıklığını en aza indirmeyi amaçlıyor. Apple’ın yazılım geliştirme bölümünün başkan yardımcısı Craig Federighi’nin sunumda belirttiği gibi, “Her şey gözlerini yoldan ayırmamaktan ibaret.”

Neticede 2015’te  National Highway Traffic Administration verilerine göre cep telefonu kullanımının da içinde bulunduğu dikkat dağınıklığının sebep olduğu yaklaşık 3500 ölüm ve 391.000 yaralanma var.

‘Rahatsız Etme’ özelliği, yeni bir Tinder eşleşmesi (Federighi’nin örneği) gibi dikkat dağıtan bildirimleri göstermek yerine ekranı kapalı tutuyor. Ekranı açsanız bile bildirimlerin gösterilmediğini hatırlatıyor ve size yazan insanlar sizin o an direksiyon başında olduğunuzu bildiren otomatik bir mesaj alıyor. Ayrıca bazı özel kişileri seçip size acil mesaj gönderebilmelerine izin verebiliyorsunuz.

Federighi’nin söylediğine göre bu özellik sizin bir araca bağlı olup olmadığınızı anlamak için Bluetooth’u kullanabiliyor ama Bluetooth olmasa bile, Wi-Fi Doppler etkisini kullanarak sizin hareket eden bir arabada olduğunuzu ölçebiliyor.

Peki Bu Sistem Nasıl Çalışıyor?

Bir polis arabasının sireninin frekansı, size yaklaşıp uzaklaşmasına göre değişir: ses dalgaları araç size yaklaşırken sıkışır, uzaklaşırken ise araları açılır ve bu da sizin kaldırımda beklerken algıladığınız sesin frekansını değiştirir. Muhtemelen bu olaya “Doppler Etkisi “ denildiğini duymuşsunuzdur (Benzer bir olay, astronomide galaksiler gibi gök cisimlerinin dünyaya yaklaşıp uzaklaşmalarına bağlı olarak ‘kızıla kayma’ ve ‘maviye kayma’ olayında da vardır).

Aynı temel fikir, Wi-Fi’de de uygulanabilir. Wi-Fi sinyalleri birer elektromanyetik dalgadır ve örneğin Starbucks’tan gelen bir sinyal, sabit bir yönlendiriciden (router) gelir. Eğer siz hareket eden bir arabadaysanız, telefonunuzdaki Wi-Fi çipi, yönlendiriciden gelen radyo dalgalarındaki frekansın değişimini saptayabilir.

Carnegie Mellon Üniversitesi’nde bir Elektrik ve Bilgisayar Mühendisliği Yrd. Doçent’i olan Swarun Kumar, “Wi-Fi erişim noktasının yeri bellidir, hareket halinde değildir, hareket eden şey yalnızca siz ve arabanızdır,” diyor.

Kumar, Wi-Fi sinyallerindeki freakans değişiminin kendi hızınız hakkında bilgi verebileceğini söylüyor. Daha açıklayıcı olursak, Kumar aslında Wi-Fi ağının kimlik bilgilerini sağlayan bilgi paketçikleri olan ve router tarafından bir saniyede çokça üretilen ‘beacon’ların ‘değişim ve frekans’ ını, Wi-Fi ağına bağlanmamasına rağmen fark edebilen bir teknoloji geliştirdi (Apple, teknolojinin nasıl çalıştığı konusunda ayrıntılı bilgi vermedi).

Bu yöntem, arabanın hızı hakkında kesin bir bilgi vermese de, Kumar yöntemin bir kişinin hala durgun olup olmadığı hakkında temel bir bilgi sağladığını vurguladı. Aynı zamanda bu yöntemin diğer bir avantajı da, telefonun bataryasına fazla yük olmaması.

Elbette IOS’ta da Android’te de AT&T Drive Mode, LifeSaver ve SafeDrive gibi sürücü dikkatsizliklerini en aza indirmeyi amaç edinen uygulamalar halihazırda mevcut. Ama artık Iphone kullanıcıları ikinci parti uygulamaları indirmeden işletim sistemine dahil bu özelliğe sahip olacak (Iphone ve diğer telefonlar zaten ayarlardan el ile aktifleştirilen genel bir “Rahatsız Etme” moduna sahip).

Apple aynı zamanda desteklenen bazı arabalarda ‘CarPlay’ şeklinde adlandırılan, sürüş anında gerekli olabilecek uygulamaları (Apple Maps, mesajlar veya telefon) yöneten bir uygulama sunuyor. Bu şekilde sürüşe rahatça odaklanabiliyorsunuz. Umuyoruz ki bu uygulama doğrudan telefonu arabaya takarak veya Bluetooth ile bağlanarak çalışabilir.

Federighi, arabada olup da araba kullanmayan kullanıcılar araba kullanmadıklarını iPhone’a bildirirlerse, sürücüler gözünü yoldan ayırmazken, Tinder eşleşmelerini kontrol etmekte özgür olabileceklerini belirtiyor.

Bunları da okumak isteyebilirsiniz...

4 Yorum

  1. Can dedi ki:

    Çok güzel bir yazıymış, teşekkürler popsci

  2. Gözde dedi ki:

    Çok akıcı ve düzgün bir çeviri ile ilgi çekici bir yazı! Teşekkürler popsci:)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir