Amazon Whole Foods’u Satın Alarak Ekosistemini 10 Yıl İçinde Tamamlayabilir

Dün Amazon, AmazonFresh kartına alışveriş öğeleri ekleyen Alexa özellikli bir ev barkod tarayıcısı olan Dash Wand’ın ikinci jenerasyonunu duyurdu. Dash bir promosyon aracıydı. 5 şehir pazarındaki (New York, Philadelphia, Seattle, Kuzey ve Güney Kaliforniya) Prime üyelerine aylık 15 $ AmazonFresh teslim hizmetine geri dönmesi için bir yoldu.

Dün olduğunu söylemiş miydik?

Bugün, Amazon ABD, Kanada ve İngiltere genelinde 461 şube içeren Whole Foods organik gıda zincirini satın almak için 13,7 milyar dolarlık bir anlaşma yaptı. Bugün Amazon Dash Wand çok daha ilginç bir hal aldı.

Çoğu Amerikalı bir Whole Foods’a arabayla bir saatlik mesafede yaşıyor ve çoğu yarım saat ya da daha kısa sürüyor. Amazon gibi, talep üzerine gerekli lojistiği yavaş ama emin adımlarla inşa eden bir şirket için bu iyi bir haber, ancak büyük metropol alanlarının dışında henüz genişlememiştir.

AmazonFresh, 10 yıl önce 2007’de hizmete girmiştir. Prime Now’ın bir ya da iki saatlik dağıtım hizmeti, 2014 yılında New York City’de piyasaya sürülmesinden bu yana giderek genişlemektedir. Dahası Prime Now, bu yıl Mart ayında bir Alexa-entegrasyon güncellemesi gerçekleştirmiştir. Güncellenmiş Dash Wand, talebe bağlı teslimatın önemli bir parçası olan Dash Buttons’ın karmaşık bir dizisini ele alıyor.

Yumurtayı isteyin, alırsınız.

Bir müşterinin bakış açısından, ses asistanı yoluyla bir alışveriş listesinin oluşturulması, Alexa’dan diyelim ki bir çift ayakkabı almasını istemekten çok daha etkilidir. Alexa ile iletişim kurmak – Dash Wand, Echo cihazı veya Amazon App ile- “Tatlım, yumurtaya ihtiyacımız var.” diyerek doğal bir deneyim haline gelebilir.

Temel fark: Amazon’a söylediğinizde, yumurtalar taze, organik ve en yakındaki Whole Foods mağazasının raflarından hemen gelmiş olabilir. Ya da öyle olmasını umuyoruz.

Arka planda Amazon, böyle bir girişimi yıllarca destekleyecek bir altyapı geliştiriyor. Seattle şirketi birçok teslimat müteahhidi ile karşılıklı anlaşma yapıyor. Ayrıca Amazon Flex adlı bir program aracılığıyla bağımsız bir “gig” kuryelerinden oluşan bir ağ kuruyor. Tüm bunlar dağıtım zincirinin “last mile” ini olabildiğince çabuk ve etkili bir şekilde hareket ettirmek için hizmet ediyor.

Tüm bu altyapının giderek büyüyen bir e-ticaret alışveriş işletmesini destekleyebileceği tam olarak mantıklı geliyor. Araştırma şirketi Euromonitor’e göre, Instacart, Fresh Direct ve Google Express iyi işler yapmasına rağmen, çevrimiçi perakende gıda alışveriş pazarının sadece bir bölümünü oluşturuyor. (%1.2 kesin olarak) Aynı zamanda çevrimiçi marketlerin dört kattan fazla brick-and-mortar muadilleri kadar hızlı büyüyeceği tahmin ediliyor.

Sipariş ver!

Bunları da okumak isteyebilirsiniz...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir