İşte Sürekli Dokunduğunuz En Pis Bazı Şeyler

Iy.

Çocukken ilk öğrendiğimiz şeylerden biri, ellerimizi yıkamanın önemli olduğudur.

El yıkama, hastalığın yayılmasını önlemeye yardımcı olur. Bir büronun viral bir hastalık sebebiyle kapatılması yerine, onu işler halde tutabilir.

Yeni doğan çocuklarla veya muhtemelen savunmasız olan yaşlı yetişkinlerle etkileşim kuruyorsanız, ellerinizi yıkamak özellikle önem taşır.

Fakat, el yıkamanın bu kadar önemli olma sebebini her zaman iyi değerlendirmiyoruz: her gün, şok edici sayıda iğrenç yüzeye dokunuyoruz.

İşte, günlük olarak temas ettiğimiz, şaşırtıcı şekilde en kirli olan şeylerden bazıları.

Mutfak süngeri

Tabaklarınızı yıkamak için kullandığınız şeyin, mikroplarla dolu olduğu ortaya çıkıyor.

Aslında pek çok mikrobiyolog, onu evinizdeki en kirli tek nesne olarak tanımlıyor (klozet oturacağınızdan çok ama çok daha kirli).

Genelde sıcak, ıslak olan ve üzerlerinde gıda kalıntıları bulunan süngerler, bakteriler için en uygun üreme zeminidir. ABD Ulusal Sağlık Önlemleri Kuruluşu’nun yaptığı bir çalışmada, süngerlerin yüzde 75’inden fazlasına koliform bakteri bulaştığı bulunmuştu, bu durum Salmonella ve E. coli ile aynı aileden bir dışkısal bulaşmayı belirtiyor.

ABD’de gıdadan kaynaklı hastalıkların en büyük sebebi olan Campylobacter de süngerlerde yaygın şekilde bulunuyor.

Süngerinizi çamaşır suyu kullanarak temizlemeniz öneriliyor.

Az önce elinizi kurulamak için kullandığınız kurulama bezi

Süngerinizin kirli olduğunu bilmekle, bulaşık yıkadıktan sonra ellerinizi yıkamaya meyledebilirsiniz. Bu mantıklıdır.

Fakat maalesef, lavabonun yanında bulundurduğunuz kurulama bezini almak için uzanmak, ilk olarak ellerinizi yıkayarak yaptığınız iyi şeyin bir kısmını geri alabilir. Kurulama bezleri de nemli, sıcak olduğu ve gıda parçacıklarıyla temasa geçtiği için sık sık süngerlerle aynı akıbete sahiptir.

Yapılan bir çalışmada, kurulama bezlerinin yüzde 25’inden fazlasında E. coli bulundu. Bu durum, onları süngerlerle sıkı bir rekabete sokuyor. İki günlük kullanımdan sonra onları yıkayın.

Yatağınız

Mutfağınızın ve telefonunuzun çok kirli olması sebebiyle, yüzünüzü yatak çarşafınıza gömmek isteyebilirsiniz. Fakat onları en son ne zaman yıkadınız?

Yataklar, bakterilerin sevdiği özelliklerin birçoğuna sahiptir. İnsanlar fazla miktarda terler, bu yüzden ıslak ve sıcaktırlar; yani bakterilerin ve mantarların yetişmesi için uygun bir durum. Ayrıca deri parçacıklarımız, gün boyunca temas ettiğimiz her şeyle birlikte çarşaflarımıza dökülür.

Ortaya çıkan sonuç, bir temizlik hastası gibi ürkmek için yeterlidir. Uzmanlar, çarşaflarınızı haftada bir falan yıkayın diyor.

Market sepetlerinin tutacakları

Market sepetiniz, aldığınız ürünleri, çocuklarınızı ve E. coli‘yi tutmak için mükemmeldir.

İnsanlar market dükkanında gezerken (muhtemelen elleri yıkanmamış şekilde), içinde sarılmış haldeki çiğ et ve gözlerine çarpan diğer her şeyin de dahil olduğu besinleri tutuyorlar ve ellerinden sepete ve sepetten ellerine hoş olmayan bazı bakterileri aktarabiliyorlar.

Yapılan küçük bir ölçümde, sepetlerin yarısından fazlasında E. coli gibi bakteriler bulundu. Çalışmanın yazarları bu durumun, sepetlere binen çocuklar arasındaki gıda zehirlenmesi salgınlarından sorumlu olabileceğini söylüyor.

Kapı kolları

Bir konunun açıklığa kavuşmasını ümit ediyoruz. Sizin ve diğer pek çok insanın elleriyle sık sık dokunduğu şeyler, hızlıca bakteri yuvası haline geliyor. Özellikle düzenli olarak silinmiyorlarsa.

Kapı kolları da istisna değil.

Bazı araştırmalarda kapı kollarında yığınla muhtemel patojen bulunmuşken, diğer araştırmalarda çok daha az bulundu. Fakat her iki durumda da hastalanmak uzun sürmüyor.

Bir mikrobiyolog, bir büro kapısının itme levhasına bir virüs yerleştirdikten sonra, o bürodaki insanların yarısından fazlasının virüsü kapmasının sadece dört saat sürdüğünü bulmuştu; ve o virüs yaygın olarak dokunulan büro yüzeylerinin yarısından fazlasına aynı zaman miktarında ulaşmıştı.

Diş fırçası kapları

Diş fırçanız ağzınıza giriyor ve sonra hasta insanın da kullandığı bir tür kaba geri gidiyor. Aynı zamanda, o banyodaki hava da sifonu çektiğiniz zaman tuvaletinizin havaya kaldırdığı şeylerle dolu.

O küçük diş fırçası kabının, etrafta hangi bakteri varsa onları toplamakta mükemmel olduğu ortaya çıkıyor.

Yapılan bir ölçümde, diş fırçası kaplarının yüzde 14’ünde stafilokok bakterisi ve yüzde 64’ünde maya veya küf bulunmuştu. O kapları temizleyin.

Kulağa korkunç gelebilir ancak, muhtemelen hastalık yapıcı olan bakteriler belli ki her yerde. Sonuçta, bu listede bulunmayan fakat bulunması muhtemel olan yığınla nesne var (söylenene göre otellerdeki kumandalar tiksindirici).

Fakat açık bir şekilde, hepimiz her zaman hasta olmuyoruz. Hastalık yapıcı mikroplarla temas ettiğimizde her zaman hasta olmayız. Bu durum, belirli bir bakteri veya virüse, onun vücutlarımıza girip girmemesine ve bizim bağışıklık sistemimize bağlıdır.

Ayrıca, hastalığın yayılmasını önlemek için yapabileceğimiz pek çok şey var. Çalışan kişiler hasta oldukları zaman evde kalma konusunda rahat hissetmeli.

Sık sık dokunulan veya sadece sürekli şekilde ihmal edilen yüzeyleri temizlemeyi unutmayın. Silecekleri ve çarşafları düşündüğünüzden daha fazla yıkayın.

Ve tabii ki, ellerinizi yıkayın.

 

 

 

 

Business Insider

Bunları da okumak isteyebilirsiniz...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir