İyi ki Doğdun DNA’nın Karanlık Leydisi!

DNA şekilinde sarılmış balonları havaya salın! Rosalind Franklin yaşasaydı 96 yaşında olacaktı.

DNA’nın Karanlık Leydisi olarak adlandırılan Franklin, X ışını kırınımı yöntemini uygulayarak son yüzyılın en büyük buluşlarından biri olan DNA’nın çift sarmal yapısının anlaşılmasına katkıda bulundu.

Popular Science dergisinin 1963 yılının Mayıs sayısında; Franklin’in bilimsel akranları James D.Watson, Francis H. C. Crick ve Maurice H. F. Wilkins ile Nobel Ödülü’nün kazanılma aşaması hakkında bir röportaj yayımlandı. Watson; Franklin’in de sürecin tamamlayıcısı, ayrılmaz bir parçası olarak ödülü paylaşması gerektiğini dile getirdi.

Franklin’in Ulusal Sağlık Enstitüsü’ndeki biyografisine göre; King’s College’da Franklin’in laboratuvar şefi olan Wilkins, Franklin’in çalışmalarını onun izni olmadan Watson ve Crick’e gösterdi. Bu yeni bilgi sayesinde, Watson ve Crick makalelerini düzenleyip Nature’da Franklin’in adını kullanmaksızın yayımladılar. Crick çok sonra Franklin’in bu buluşuyla onlardan bir değil, iki adım ötede olduğunu kabul etti.

Franklin’in işine karşı bakış açısı ve hayat görüşü, 1940 yılında babasına yazmış olduğu mektuptan küçük bir alıntıyla özetlenebilir:

“Bilim ve günlük yaşam ayrılmaz bir bütün. Bana göre, bilim yaşama kısmi bir anlam yüklüyor. Daha da ileri gidersek bilim; olaylar, deneyimler ve deneyler üzerine kurulu… İnancın başarı için elzem olduğunu kabul ediyorum, ancak sizin inanç tanımınızı kabul etmiyorum, diğer bir deyişle ölümden sonraki yaşam inanışını. Benim açımdan, inanç için gerekli olan her şey aslında başarıya ulaşmak için elimizden gelenin en iyisini yapmak ve hedeflerimizdeki başarının (insanlığın, günümüzün ve geleceğin ilerleme kaydetmesi) erişmeye değer olduğu kanaatidir.”


Kardelen Çelikel

 

Bunları da okumak isteyebilirsiniz...

1 Yorum

  1. Murat dedi ki:

    Tesla’nın dişi akranı, hayata bakış açısını da çok güzel değerlendirmiş.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir