James Webb Teleskobu Bu Kez Kendi Rekorunu Kırmış Olabilir

0
234
Dünya'dan 35 milyar ışık yılı uzaklıkta tespit edilen CEERS-93316 galaksisi. Görüntü: Edinburg Üniversitesi

James Webb Uzay Teleskobunu kullanan gökbilimciler, şimdiye kadar görülen en uzak galaksiyi bir kez daha tespit ettiklerini düşünüyorlar.

CEERS-93316 adını taşıyan ve 35 milyar ışık yılı uzaklıktaki kırmızı bir lekeye benzeyen bu galaksi, Büyük Patlama’dan sadece 235 milyon yıl sonraki haliyle görüntülenmiş. Galaksiyi görüntüleyen Webb’in Yakın Kızılötesi Kamerası, zamanda geriye giderek en eski yıldızların titreşen ilk ışıklarını görebiliyor.

Henüz ön aşamada bulunan ve galaksinin ışık tayfının incelenmesiyle onaylanmayan yeni sonuçlar, teleskobun daha bir hafta önce kırdığı rekoru şimdiden geride bırakmış olabilir. Geçtiğimiz hafta başka bir araştırma takımı, Büyük Patlama’dan 400 milyon yıl sonra var olduğu düşünülen GLASS-z13 galaksisini tespit etmişti.

Sınırlı bir hızı olduğundan, ışık bize ulaşırken ne kadar uzun yol kat ederse o kadar eski bir zamandan geliyor demektir. En eski ve en uzak galaksilerden gelen ışığın dalga boyları, uzay zamanın genişleyen dokusu sebebiyle milyarlarca yıl esniyor. Kızıla kayma adı verilen bu olgu, evrenin ilk zamanlarına bakmak için Webb’in ileri teknoloji kızılötesi kameralarını gerekli kılıyor.

Bulgularını altı gün önce basım öncesi veri tabanı sitesi arXiv‘e gönderdikleri bir makalede özetleyen araştırmacılar, yeni keşfedilen bu galaksinin 16,7’lik rekor bir kızıla kayma miktarı sergilediğini keşfetmişler. Genişleyen evren galaksiyi bizden uzaklaştırdığından, galaksinin ışığı yaklaşık 18 kat daha kırmızı görünüyor. Bulgular henüz hakem denetimine girmedi.

Webb’in kızılötesi frekanslara karşı son derece hassas olması, Dünya’da bozucu etki gösteren ısı sinyallerinden izole kalması gerektiği anlamını taşıyor. Geçtiğimiz Ocak ayında Ariane 5 roketinin üstünde Fransız Guyanası’ndan fırlatılan teleskop, şimdi Ay’ın yörüngesinin ötesinde ve kütleçekimsel açıdan sabit bir noktada duruyor.

NASA’da çalışan mühendisler, Webb’in fırlatılışını takip eden ilk altı ay içerisinde teleskobun cihazlarını ve ayna bölümlerini ayarlayarak ilk görüntüleri yakalamak için hazırlık yapmışlardı. 23 Mayıs ile 25 Mayıs arasındaki bir zamanda ise beklenmedik bir olay yaşanmış ve teleskoba çarpan bir mikro meteoroit, ilerlemeyi kısa süreliğine durdurmuştu. Çarpışma teleskop aynasının ufak bir kısmında “düzeltilemez” bir hasar bıraksa da, teleskobun performansı olaydan etkilenmemiş gibi görünüyor.

Teleskopla ilk yakalanan inanılmaz görüntüler 12 Temmuz’da yayınlandığında, uzaktaki bu büyüleyici cisimlerin görüntüleri interneti kasıp kavurmuştu. Yeni belirlenen rekor görüntü ise teleskobun yürüttüğü derin ve geniş alan gözlemi olan Evrensel Evrim Erken Yayın Bilim Gözlemi (CEERS) sırasında elde edilmiş.

Görüntüyü tespit eden araştırmacılar, kaydedilen bu en uzak galaksiyi aramıyormuş bile. Bunun yerine, Büyük Patlama’dan sonraki çeşitli zaman noktalarında ne kadar parlak olduklarını araştırmak üzere erken dönemdeki 55 galaksiden oluşan bir liste derliyorlarmış (bunların 44 tanesi önceden gözlemlenmiş). Bilim insanlarının yaptığı bu ölçümle birlikte, genç evrenin evrimine yönelik önemli fikirler elde edilecek.

Galaksinin kızıla kayma oranı kadar eski olduğunu doğrulamak için tayfölçüm yürütülmesi ve Webb’in Yakın Kızılötesi Tayfölçer cihazının şimdiye kadar bulduğu bütün galaksilerdeki ışığın büyüklüğünün analiz edilmesi gerekecek. Cihaz 0,1 milimetre uzunluğunda ve 0,2 milimetre genişliğinde olan ve yalnızca hedef galaksilerden gelen ışığı alarak arka plan ışımasını görmezden gelen ayarlanabilir aynalar kullanıyor. Gökbilimciler bu sayede bir galaksinin yıldızlarını renklerine göre ayırabiliyorlar. Bu yöntem galaksilerin ışığının yaşını ortaya çıkarmanın yanında, söz konusu galaksilerin kimyasal bileşimi, boyutu ve sıcaklıkları hakkında da bilgi verecek.

Gökbilimciler, Büyük Patlama’dan yaklaşık 100 milyon yıl sonra çöken gaz bulutlarından doğan ilk yıldızların, çoğunlukla hidrojen ve helyum gibi hafif elementlerden oluştuğunu düşünüyor. Yıldızlar daha sonra bu hafif elementleri birleştirerek oksijen, karbon, kurşun ve altın gibi ağır elementler meydana getirmiş.

Webb’in çarpıcı keşif hızı ve Büyük Patlama’dan 100 milyon yıl sonrası kadar geriye bakabilme kabiliyeti düşünüldüğünde, göreceğimiz en uzak galaksi büyük ihtimalle bu olmayacak. Teleskop, muhtemelen önümüzdeki aylarda kendi rekorlarının çok daha fazlasını kıracak.

 

Yazar: Ben Turner/Live Science. Çeviren: Ozan Zaloğlu.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here