Kaliforniya’nın Baraj Krizi, Hidroelektrik Gücünün Ölümcül Tarihine Dikkat Çekiyor

Her güç türünün zayiatları var.

Birleşik Devletler’in en uzun barajının aşağısında bulunan 100.000’den fazla insan, yardımcı bir taşma kanalı yıkılma belirtisi gösterdikten sonra tahliye edildi.

Kuzey Kaliforniya’daki Oroville Barajı, Oroville Gölü’nden gelen sel sularını Feather Nehri’ne bırakacakmış gibi görünerek, binlerce ev ve iş yerini tehdit ediyor. Los Angeles Times’a göre, yağmurlar su havzasının kapasitesini doldurdu ve suyu ilk defa barajın acil durum taşma savağına gönderdi. 12 Şubat Pazar günü taşma savağında oluşan bir delik, tahliye emrini harekete geçirdi. Su havzası seviyesi, Pazar akşamı itibariyle taşma savağı üzerindeki baskıyı hafifletecek kadar düştü, fakat daha fazla yağmurun tahmin edilmesi, barajın taşma savaklarını, helikopterler tarafından bırakılan taş çuvallarıyla tamir etmek için zamana karşı bir yarış başlattı.

Barajlar, muhteşem yenilebilir ve karbonsuz enerji kaynakları olabilirler. Sadece güçlü bir duvar inşa edin, bir su haznesinin doğal bir şekilde suyla dolmasını sağlayın, ve yerçekiminin, elektrik üreteçlerini çalıştırmasına ve yakındaki kasaba ile şehirlere güç sağlamasına izin verin.

ABD, enerjisinin yaklaşık yüzde 6’sını bu yolla elde eder. Fakat bu hafta, Kaliforniya Oroville’deki baraj krizinin gösterdiği üzere, hidroelektrik enerjisi, büyük fakat nadir bir tehlike ile birlikte gelir: Felaketsel çöküş ve sel basması.

New Scientist‘tan muhabir Phil McKenna’nın yaptığı, 2011 yılının Mart ayı tarihli bir veri analizine göre, barajlar dünyadaki en tehlikeli güç kaynakları arasında olabilir.

Dergi, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü, Uluslararası Enerji Kurumu ile diğer kaynaklardan alınan veriyi derledi.

Yapılan analizde, küresel olarak üretilen her 10 terawatt-saat (TWh) başına meydana gelen ani ve sonradan ölümler hesaplandı; karşılaştırmak gerekirse, dünya bir yılda yaklaşık 20.000 TWh elektrik gücü üretiyor.

Veri, her güç türü için bir dizi ölüm veriyor, fakat sıralama, hidroelektrik gücünü sürekli, nükleer enerji ve doğal gazdan daha ölümcül olarak konumlandırıyor:

  • Nükleer – 10 milyar KWh başına 0.2 ila 1.2 ölüm (en az ölümcül)
  • Doğal gaz – 10 milyar KWh başına 0.3-1.6 ölüm
  • Hidroelektrik – 10 milyar KWh başına 1.0-1.6 ölüm
  • Kömür – 10 milyar KWh başına 2.8 ila 32.7 ölüm (en ölümcül)

Tahmini olarak 9.000 kanser kaynaklı ölüme sebep olan Çernobil gibi nükleer felaketleri hesaba kattığımızda bile, nükleer güç, yaygın kanıya zıt olarak, elektrik üretmek için en güvenli yollardan birisi.

Kömür, hava kirliliği aracılığıyla sebep olduğu ölümler yüzünden, en ölümcül görünüyor.

Harvard Üniversitesi tehlike tahlilcisi James Hammitt, Business Insider’a konuşarak, bu ölümlerin “büyük oranda tahmin edilebilir” olduğunu, bunun sebebinin kısmen, tıbbi çalışmaların hava kirliliğini güçlü bir şekilde ölüm oranlarına bağlaması olduğunu söylüyor.

Hammitt şöyle konuşuyor: “Hava kirliliğinin yüzünden bir yılda on binlerce ölüm gerçekleşiyor ve bu olağandışı değil.

“Fakat, herhangi bir yılda hidroelektrik gücünden kaynaklanan ölümler olağandışı.” Bunun sebebi, herhangi bir uyarı olmadan gerçekleşen baraj çöküşlerinin ender olması.

Fakat dikkat edilmesi gereken bir şey var.

Çin’deki muazzam Banqiao Barajı’nın 1975 yılında trajik şekilde çökmesinden kaynaklanan ölümleri dahil ettiğinizde, hidroelektrik gücü, en tehlikeli güç kaynaklarından biri olarak düşünülebilir.

Çin, 1951’den 1952’ye kadar, dev hidroelektrik barajı Sovyetler Birliği’nden aldığı yardım ile Ruhe Nehri üzerine inşa etmişti. Fakat 1975 yılının Ağustos ayının başlarında, bölgeye olağandışı bir tayfun geldi ve suyun kaynağına rekor miktarda yağış bırakarak, mühendislerin baraj için tasarladığı sınırları zorladı.

8 Ağustos 1975’te baraj çöktü ve araştırmacı gazeteci Dai Qing’in “Nehir Ejderhası Geldi!” kitabındaki bir bölümün özetine göre, yaklaşık 6 metre yüksekliğinde ve 12 kilometre genişliğindeki bir su duvarını akıntı yönünde gönderdi.

Çok hızlı olan akıntı, nehir boyunca bulunan diğer barajları yıktı ve tahminen 85.000 insanın ölümüne yol açtı.

Ancak, sel ile ilişkili hastalıklar ve kıtlığın sonradan sebep olduğu ölümler hesaba katıldığında, ölü sayısı aslında 222.000 ila 230.000 kişiye yakın olabilir.

Çarpıcı uç değerler, barajların istatistiksel tehlikelerini çok daha fazla yükseğe, 10 TWh başına 54.7 ölüme çıkarıyor; yani, nükleer güçten yaklaşık 46 kat daha fazla tehlikeye. Business Insider, ABD’de hidroelektrik barajlarının oluşturduğu tehlike konusunda yorum yapması için Ulusal Hidrogüç Birliği ile temasa geçti, fakat hemen bir cevap almadı.

Çin, 1993 yılında Banqiao Barajı’nı yeniden inşa etti ve trajediden alınan dersleri de içine kattı.

Oroville Barajı’nın gerçekte yıkılıp yıkılmayacağı halen belirsiz olsa da (bu makalenin yayınlandığı zaman baraj sağlamlaştırılıyordu), iki olay arasında bulunan çok önemli bir fark da, yetkililerin Kaliforniya bölgesindeki 180.000’den fazla insanın hemen tahliye edilmesi için baskı yapabilmiş olması.

Hammit şöyle söylüyor: “Böylece bu, tahliye etmek için vaktinden önce bir şey yapamadığınız ve öylece gerçekleşen bir deprem gibi bir şeyden çok daha az endişe verici hale geliyor.”

 

 

 

LiveScience, Business Insider

Bunları da okumak isteyebilirsiniz...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir