Kara Delik Sagittarius A’daki Dev Parıltı

0
886
Çizim: CmgLee (CC BY-SA 3.0)

Galaksimizim merkezindeki kara delik Sagittarius A, iki yıl önce bir kaç saat boyunca kendi parlaklığının 75 katı kadar büyük bir ışık yaymıştı.

Samanyolu Galaksisinin merkezinde bulunan devasa kara delik, Güneş’ten 4,6 milyon kat daha fazla kütleye sahip olmasına rağmen gayet sessiz bir gök cismi. Astronomlar tarafından 20 yıldır izlenen ve arada sırada ufak kırpışmalar dışında herhangi bir sıradışı aktivitesi olmayan Sgr. A*, 13 Mayıs 2019 tarihinde 2 saat boyunca normal parlaklığının 75 katına ulaşmıştı. Parlama, Keck Teleskobu ile kızılötesi frekansların -insan gözünün algılayabildiği- optik ışığa en yakın kısmında, yakın kızılötesi aralıkta (NIR) gözlemlendi. Keck Gözlemevi, kaydedilen görüntüleri kare kare paylaştı.

Sgr. A*, astronomlar tarafından uzun süredir takip ediliyor ve genel olarakl kara deliklerde aşırı uçlarda çıktılar olmadığı biliniyor. Dolayısıyla Sgr. A* kara deliğinden gelen parlama, bilim insanlarının daha önce görmedikleri bir boyutta; bir önceki en yüksek seviyenin iki katı şiddetinde.

Tuan Do, Keck teleskobundan alınan görüntüleri Twitter hesabında bir GIF olarak paylaştı ve “…bu, kızılötesi [gamda] gördüğümüz en yüksek parlaklıktı. Muhtemelen o gece izlemeye başlamadan önce daha da parlaktı!” yorumunu ekledi.
UCLA astronomlarından Tuan Do liderliğindeki ekibin çalışması ve özlemlerinin sonuçları, Astrophysical Journal Letters’da yayımlandı. Tuan Do, parlamayı ilk gördüğünde kara deliğe değil, SO-2 yıldızına baktıklarını zannettiklerini belirtiyor. SO-2, kara deliğin yakın yörüngesinde yer alan yıldızlardan biri. Ancak elde edilen görüntülerde, kaynağın gösterdiği değişkenlik nedeniyle kara delik olduğu ortaya çıktı.

Tuan Do ve ekibi Sgr. A* karadeliğinde meydana gelen parlamanın nedeni konusunda kesin bilgiye sahip değil. Tahminlere göre parlamaya kara deliğin yakın çevresinde gerçekleşen bir olay sebep oldu. Bu yönde birkaç olasılık mevcut: Birincisi aslında bir olay değil, kara deliği anlamak için kullanılan istatistik modellerden birindeki hata. Durum buysa modelin güncellenmesi ve bu değişkenliğin Sgr. A* için “normal” olarak sınıflandırılması gerekiyor.

İkinci ihtimal ise daha ilginç: Kara deliğin yakın çevresinde bir şeyler değişti.

En yakın ihtimal, yukarıda bahsettiğimiz ve eliptik yörüngesi ile 16 yılda bir kara deliğe en fazla yaklaşan SO-2 yıldızı. 2018 yılı ortasında yine bu konumda iken yıldızın kara delik ile arasındaki mesafe yalnızca 17 ışık saati idi.

Sgr. A* kara deliğinin yakın yörüngesindeki yıldızlara S yıldızlar adı veriliyor. SO-2 yıldızı, Mayıs 2019’da gözlemlenen parlamadan bir yıl önce kara deliğe en yakın geçişini yaptı.

Tahminlere göre SO-2’nin bu denli yakınlaşması nedeniyle yıldızdaki maddeler kara deliğe doğru aktı. Bu varsayım, (yıldızın yakın geçişinden bir yıl kadar sonra) Mayıs ayında gözlemlenen parlamayı açıklayacak nitelikte. Yine de astronomlar kesin bilgi veremiyor. SO-2 çok büyük bir yıldız değil ve bu çeşit bir değişikliğe sebep olması zor. Ayrıca SO-2, Sgr. A* çevresindeki en en büyük ve en yakın S yıldızı. Yani diğer yıldızlardan birinin de bu olaya neden olması pek mümkün değil.

Bir diğer ihtimal de gaz bulutu. 2002 yılında astronomlar, Sgr A* merkezine doğru yaklaşan ve bir hidrojen gaz bulutu olduğunu düşündükleri bir olgu fark etmişlerdi. 2012 yılında bunun gerçekten bir gaz bulutu olduğu konusunda hemfikir oldular ve ona “G2” adını verdiler. G2 bulutunun sıcaklığı 10.000 Kelvin olarak ölçüldü ve gittiği yöne bakılarak 2013 yılında kara deliğe parçalanacak kadar yakın geçeceği hesaplandı. Astronomlar, G2’deki gazların kara deliğin toplanma diskine çekilebileceğini ve ısı arttıkça ışımanın da artacağını düşünmüşlerdi fakat öngörülen durum gerçekleşmedi. Ancak bu yakın geçmişin Mayıs 2019’da meydana gelen parlamaya neden olacak bir dizi olayın başlangıcı olmuş olması da mümkün.

Son tahlilde bu sıra dışı parlamanın nedeni, Sg r. A* karadeliğine doğru farklı akmalar sonucu meydana gelen doğal bir olgu olabilir. Durum buysa, kara deliğin değişkenliğini öğrenmemize yardımcı olacak istatistik modeli güncellemek gerekecek. Bunun en iyi yolu, sadece Keck teleskobu ile değil, diğer teleskopların da yardımıyla daha fazla veri toplamak. Son birkaç aydır galaksinin merkezi Spitzer, Chandra, Swift, ve ALMA gibi diğer teleskoplar tarafından da gözlenebiliyor. Farklı dalga boylarında yapılan bu gözlemler durumu daha iyi açıklamaya yardımcı olabilir.

POPULAR SCIENCE EKİM 2019

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here