Kış Gündönümü: Yılbaşının Güzel Gökbilimi

1
194

Gün içinde gördüğümüz güneş ışığı miktarı, cilâlı taş devrinden günümüze kadar insanlık üzerinde derin bir etki oluşturdu. Kuzey yarımkürenin kış gündönümü, 21 Aralık’ta gerçekleşti.

Dün, yılın en uzun gecesi yaşandı. Kuzey Avrupa’nın pagan insanları, daha sonra Noel’e dönüşen bu tarihi, “Yule” ismiyle kutluyordu.

Stonehenge anıtı ve onun yakınında bulunan Cilâlı taş devrine ait Durrington Duvarları (MÖ yaklaşık 2.500); sırayla kış ortasındaki gün batımı ve gün doğumuna bakacak şekilde inşa edilmişler.

Kış gündönümü, ziyafetle ve belki de kurbanla kutlanan önemli bir zamandı.

Bin yıl sonra Romalılar, MS dördüncü yüzyıla kadar Satürnalya bayramını kutladılar. Bu festival, Satürn tanrısına adanan kış gündönümü haftası boyunca kutlanıyor; çeşitli oyun ve şenlikleri kapsıyordu.

Romalılar, Satürnalya’nın son gününe, fethedilmemiş güneşin doğum günü anlamına gelen “dies natalis solis invicti” diyorlardı ve bu günü, 25 Aralık’ta birbirlerine hediye vererek kutluyorlardı.

Yule olarak bilinen pagan Anglo-Sakson etkinliği, bu tarihten birkaç yüzyıl sonrasına kadar kış gündönümü boyunca en yoğun şekilde kutlanmış; sonunda ise bugün Noel olarak bildiğimiz festivale dönüşmüştü.

Eğik gezegen

Peki kış gündönümüne sebep olan şey ne? Gezegenimizin ekseni, güneşin etrafındaki yörünge düzlemine göre 23.4 derecelik bir eğime sahip. Bunun sonucunda, Güneş ışığı değişik miktarlarda geliyor ve mevsimler oluşuyor. Kış ve yaz gündönümleri ile ilkbahar ve sonbahar ekinoksları, bu mevsimlerin her birinin uç noktasını oluşturuyorlar (görüntüye bkz).

Kış mevsiminde, Dünya’nın Güneş’in tersi yönde eğilmesi; güneş ışığının yaz mevsimine göre daha geniş bir yüzey alanına yayılmasına sebep oluyor. Bu durum ayrıca, güneşin daha geç doğmasına ve daha erken batmasına yol açarak; güneş ışığının daha kısa süre gelmesine ve sıcaklıkların düşmesine neden oluyor.

Bunlar olurken, Dünya’nın eksen yönü zamanla değişiyor. Bu değişimler, Antik Yunanlar zamanından beri biliniyormuş. Çağdaş gökbilim yöntemlerinin kurucularından biri olan Hiparküs, ilk geniş kapsamlı yıldız kataloglarından birini MÖ 129 yılında yazmış.

Kataloğunu derledikten sonra, yıldızların konumunun; Babil kayıtları gibi çok eski kayıtlardaki konumlara göre değişmiş olduğunu fark etmiş.
İlginç şekilde, yıldızlar aynı miktarda yer değiştiriyor gibi görünüyormuş. Hiparküs, gökyüzündeki kuzey konumunun, aradan geçen yüzyıllar içinde değişmiş olması gerektiğini fark etmiş. Şu anki göksel kuzey konumu, Kutupyıldızı’nın konumuyla belirleniyor. Fakat her zaman böyle olmamış.

Dış kuvvetler, Dünya gibi dönmekte olan bir nesnenin dönüşünü etkileyebiliyor. Dünya’nın zaten döndüğünü düşünürsek; Ay’ın veya güneş sistemindeki diğer cisimlerin kütleçekimi gibi kuvvetler Dünya’ya uygulandığı zaman Dünya’nın dönüşü değişecektir (buna tork deniyor).
Bu durumun Dünya üzerinde meydana getirdiği sonuç, ekinoksların devinimi şeklinde adlandırılıyor. Bu olgu, yıldızları gözlemleme şeklimizi de etkiliyor.

Başlangıç isimli filmde, bu olgunun küçük bir örneği birkaç defa gösterilmişti: Dönen bir topacın devinimi kullanılarak, ana karakterin gerçek hayatta mı olduğu, yoksa hâlâ rüya mı gördüğü belirleniyordu.
Dünya söz konusu olduğunda ise bu devinim, her 26.000 yılda bir gökyüzünde bir çember izi bırakıyor (aşağıdaki görüntüye bkz). Göksel kuzey yönünü, MÖ 3.000 yılında Draco takımyıldızındaki Alpha Draconis (Thuban) yıldızı belirliyordu. Bu hareketi tahmin edebildiğimiz düşünüldüğünde, kuzey yıldızımızın 13.000 yıl sonra Lyra takımyıldızındaki Vega olacağını biliyoruz.

 

Bu durum ayrıca, bahsi geçen 26.000 yıllık döngünün bir parçası şeklinde; yıl boyunca mevsimlerin başlangıcını da etkiliyor. Bu yüzden, herhangi bir mevsimde belli bir konuya kültürel önem atfetmeye çalışan herkes için önemli etkiler oluşturuyor.

Dünya’nın güneş etrafında dönme süresi, yaklaşık 365.25 gün; yani her dört yılda bir, fazladan bir günümüz oluyor.

Karşılaştırma yapacak olursak; ekinoksların devinimi arkaplandaki sabit yıldızlara karşı ölçüldüğü zaman, Dünya’nın yörünge dönüş süresi (yıldız yılı) ile Güneş’in her yıl gökyüzünde aynı konuma dönmesi için geçen süre (yıldız yılı) arasında yaklaşık 20 dakikalık bir fark oluşmasıyla sonuçlanıyor.

Jülyen takviminin belirlediği yıl uzunluğuyla güneş yılının uzunluğu arasındaki uyuşmazlık, günümüzde kullanılan Gregoryen takvimine geçilmesini teşvik etmişti.

Ekinoksların deviniminin biliniyor olması ve bunun birkaç günlük uyuşmazlık meydana getirmesi, İznik Meclisi’ni takvim sistemimizi değiştirmeye yönlendirdi.

Esasen Romalıların MÖ 46 yılında belirlediği Jülyen takvimde, İngiltere’de yılbaşı günü 25 Mart idi ve bu durum, vergi yılının başlangıcını belirlemekte de kullanılmıştı.

1752 yılında Gregoryan takviminin benimsenmesi, vergi yılı tarihini 11 gün ileri götürmüş; fakat yeniyıl 1 Ocak olarak belirlenmişti. Ancak o zamanın hükümeti, 11 günlük vergi gelirini kaybetmemek için vergi yılını 6 Nisan’da başlatmıştı. Bu düzenleme hâlâ devam ediyor.

O halde, bir günde 1.440 dakika olduğunu ve yıldız ile güneş yılları arasında 20 dakikalık bir fark olduğu göz önüne alırsak; o zaman 72 yıllık bir dönemde, takvimdeki ekinoks (ve gece ile gündüzün eşit olduğunu gün) tarihleri düzeltilmezse (ki öyleler), bunlar tam bir gün geri gidecek.

Bu durum, Noel zamanını belirlemek için kış gündönümünü kullanan bir Romalının, Noel’i Kasım’ın sonlarına doğru kutluyor olacağı anlamına geliyor. Daha da geriye gidersek; Stonehenge anıtını inşa edenler, kış gündönümünü Eylül ayında yaşıyor olurlardı.

Mars’ta Noel

Kış gündönümü, belli ki tarih boyunca önemli olmuş. Peki gelecekte ne olacak? Belki de birkaç yüz yıl içinde insanlar Mars’ta Noel kutlayacaklar. Mars gezegeninde de 25.2 derecelik bir eksen eğikliği var ve bunun sonucunda, oradaki mevsimler de bizdeki gibi oluyor.

Mars ayrıca ekinoks devinimleri yaşıyor; fakat bu devinim dönemi, Dünya’nınki kadar durağan değil. Mars’taki bir tam devinim, yaklaşık 167.000 yıl sürüyor.
Mars’ın kuzey yarımküresindeki kış gündönümü 16 Ekim’de gerçekleşti. Mars’taki bir yıldız yılı, 687 Dünya günü olduğundan; Mars’ın kuzey yarımküresinde bir sonraki kış gündönümü, 2 Eylül 2020’den önce gerçekleşmeyecek.

Bu durum, gelecekte Mars’ta yaşayan ve binlerce yıl önce Durrington Duvarları’ndaki kış gündönümü “eğlencesini” yeniden canlandırmak veya belki de sadece Noel kutlamak isteyen insanların; neredeyse her yıl farklı Mars mevsiminde kutlama yapmaya alışmak zorunda olacakları anlamına geliyor.

 

 

 

 

Yazarlar: Gareth Dorrian, Ian Whittaker / The Conversation. Çeviri: Ozan Z.

1 YORUM

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here