Bu Küçük Robotun Parlaması Tüberküloz Teşhisi Demek

Bilim insanları nanoparçacıkları kullanarak her türden inanılmaz şeye imza atıyor. Vücuttaki hastalıklı hücreleri öldürmekten tutun da suya dayanaklı kaplamalar geliştirmeye kadar ne ararsanız var. Şimdi de Kanada’da Brock Üniversitesi araştırmacılarının önderliğindeki bir grup, hastalıklara eskisine kıyasla çok daha isabetli ve hızlı teşhis koyabilen bir nanobot üretti. Bilim insanları bu teknolojiyi kısa süre önce ACS Nano dergisinde yayımlanan makaleleriyle tanıttılar.

“Nanobotun tasarımı karmaşık ama kullanımı aşırı derecede basit,” diyor Brock Üniversitesi’nde kimya profesörü olan Feng Li, bir basın duyurusunda. Altından yapılan nanobotun çapı sadece 20 nanometre. Nanobotun bir uzun bir de kısa DNA dizisi bulunuyor. Uzun diziler belirli hastalıkları hedefleyecek biçimde hazırlanıyor (araştırmacılar ilk olarak tüberküloz için test yapmışlar) ve kısa dizi, kesildiği zaman flüoresan etki gösterecek, yani parlayacak bir bileşik ieriyor. Robotu tüberküloz DNA’sı barındıran hücrelerin yer aldığı bir kan örneğine bıraktığınızda, uzun diziler hastalığı saptayarak kısa diziyi koparıyor, kopan DNA dizisi ise kan örneğinin parlamasını sağlıyor. Araştırmacılar nanobotları test etmek için sağlık insanlardan alınmış kan örneklerinin ve tek bir tüberküloz DNA dizisinin bulunduğu test tüplerine bırakmışlar. Örnekler gözlerinin önünde giderek parlamaya başlamış ve 20 dakika sonra en parlak noktasına erişmiş.

Bu hız çok önemli zira çoğu tüberküloz testinin sonuçlanması en azından bir gün sürüyor ve doktorlar ya da uzman laboratuvar teknisyenleri tarafından analiz edilmesi gerekiyor. Tüberküloz gibi bakteriyel enfeksiyonlara karşılı etkili olsa da, yöntem çok hızlı bulaşan Ebola gibi virüs hastalıklarını saptamada da kullanılabilir. Parçacıklar hastalıklara karşı savaşamasa da teşhisin çok daha hızlı yapılmasını, böylece doktorların hastalıkları daha etkili tedavi etmesini sağlıyor. Araştırmacılar bu nano parçacıkların maliyetinden söz etmese de, ileride fiyatları düşerse klinik uygulamalarda rutin bir kullanım alanı bulabilir. Araştırmacıların sıradaki hedefi, nanobotları bilim insanlarının kanser, Parkinson ve kalp hastalıkları gibi durumların teşhisinde biyoişaretçi olarak kullanılan belirli mikroRNA türlerini saptayacak şekilde modifiye etmek.

Bunları da okumak isteyebilirsiniz...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir