.

Kuzey Kutbu ısındıkça, bizim de kışlarımız soğuyacak

Bitkilerimiz de mahvolacak.

Kuzey Kutbu ısındıkça, hava akımlarını değiştirmektedir, Kuzey Amerika’da kışlar dondurucu hale gelecek. ABD Eyalet Departmanı

2015 kışında, New York’un Hudson Nehri dondu – nadir bir olay. 2000’li yıllardan önce, Hudson’ın 1720, 1780 ve 1821’de donmuş olduğu biliniyor – Kuzey Yarım kürenin genel olarak daha serin olduğu dönemse, Küçük Buz Devri denilen devir ile çakışan bir dönem. Ancak, yüzyılın başından bu yana, alt Hudson 2015 ve 2003 yıllarında olmak üzere bir kez değil iki kez dondu: ABD’nin orta bölgesindeki, Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi (NOAA), 2013-2014 kışını bölgenin en soğuğu olarak kaydetti. Google Trends’in açıkladığına göre, “Kutup soğuğu” ve “Kuzey Kutbu soğuğu” terimleri de böylece genel sözlüğe girdi.

Bu terimleri daha önce kullanmadık çünkü Nature Geoscience dergisinde yayımlanan yeni bir çalışmada vurgulandığı gibi, onlara ihtiyaç duymadık. Daha soğuk kışlar (ve artan frekansları), sıcak bir Kuzey Kutbu ile ortaya çıkan yeni bir olgudur.

Çok soğuk ve çok sıcak kışların iklim değişimiyle bağlantılı olabileceği fikri sezgisel değil. Bunu anlamak için, Güney Kore’deki Pohang Bilim ve Teknoloji Üniversitesi’nden ve Çin’in Güney Bilim Üniversitesi’nden araştırmacılar, bir dizi veri setini, tele bağlantı kalıpları denilen şeyle ilgili olarak analiz ettiler.

2013 yılına kadar Kutup Soğuğu hakkında konuşmuyorduk.
Google Trends

İklim anormallikleri bir anda gerçekleşmez, aslında birbirlerine uzak mesafelerle bile ilişkili olabilirler. Atmosfer dev bir dönen langırt makinesi gibi davranıyor; tek bir yerde oluşan değişiklikler başka birinde başka değişikliklere neden olabiliyor. Bu hava ilişkilerini tele bağlantılar olarak adlandırıyoruz.

El-Niño-Güney Salınımı belki de en ünlü tele bağlantıdır ve Birleşik Devletler’de El Nino’yu sıcak hava gibi doğrudan deneyimleme eğilimindeyiz, hava etkileri atmosferdeki değişikliklerden kaynaklanır. El Nino durumunda, atmosferik etki, Endonezya Tropikal Pasifik’teki atmosfer basıncında periyodik bir değişiklik olan Güney Salınımı olarak bilinir. Basınçtaki bu değişim, El Niño tipi hava durumu olarak düşünmemizi tetikliyor.

Tele bağlantı çalışmalarında araştırmacılar, Kuzey Kutup bölgesi (Alaska ve Doğu Sibirya dahil) daha sıcak olduğu için Kuzey Amerika’nın kışın daha serin bir hal aldığını ve atmosferik desenlerdeki kaymalarla güçlü bir şekilde ilişkili bir sıcaklık değişikliği olduğunu gördüler. Yazarların tespit ettiği koşullardaki bu değişim, Birleşik Devletler’in Güney-Orta bölümünde daha az yağışa neden oluyor.

Laboratoire des Science du Climat et de l’Environement’da bir araştırmacı olan Ana Bastos, çalışma boyunca yayınlanan bir dergide, “Kuzey Kutbu (Arktik) ısınma ve kıtasal soğuma arasında bağlantı muhtemelen basit bir nedensellik etkisi mekanizması değildir”. Etkinin farklı bölgelere göre değişebileceğini ve daha yakından bakmanın bu iklim değişiklikleri arasındaki ilişkiyi daha net hale getireceğini not etmeye devam ediyor.

Araştırmacılar, Kuzey Kutbu’nun havasındaki değişimin nasıl bir değişim gösterdiğine ilaveten, bu değişikliklerin bitkilere ne yaptıklarına da baktılar. Ve tarımdaki sonuçları büyük gibi görünmüyor. Soğuk kışlar ve yazlar, biyolojik strese neden olur ve bitkilerde sıcaklığın ısınmasına kadar devam eden sorunlara neden olur.

Kuzey Kutbu’ndaki ısınmanın ABD’de verim üzerindeki etkileri. Açık kahverengi ve yeşil önemli olmayan durumları belirtir ve beyaz, ürün verimi verilerinin bulunmaması nedeniyle tanımlanmamış durumlar demektir.
Nature Geoscience

Bu sadece çiftçiler için kötü değil, iklim değişikliğinin etkilerini hafifletmek isteyen herkes için kötü, Kuzey Kutbu’nda ısınma sürüyor. Karbondioksit emisyonlarını absorbe etmek için bitkilere güveniyoruz – karbon temizleyiciye benziyorlar. İklim değişikliği Kuzey Kutup bölgesini ısıtırsa ve Kuzey Amerika kışlarını soğutan ve çiftliklerini kurutan hava değişikliklerini tetikleyen, sonuçta ortaya çıkan tarımsal problemler de aslında Kuzey Kutbu’nu daha da sıcaklaştırabilir.

Bu çalışma, tele bağlantılarda meydana gelen değişimlerin başka yerlerde garip hava koşullarına yol açtığını bulan ilk çalışma değil. Örneğin Rusya’yı etkisi altına alan ve iklim değişiminden kaynaklandığı tespit edilen 2010 yılı ısı dalgaları, nadiren yağmura maruz kalmış Hindistan’daki şiddetli seller ile bağlantılıydı. Mesaj açık: iklimle temasa girerek, insan yaşamı için muhtaç olduğumuz hava koşullarını kökten değiştiriyoruz.

Bunları da okumak isteyebilirsiniz...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir