Muzların Radyoaktif Olduğu Doğru mu?

0
24
Fotoğraf: Deon Black/Unsplash

Dünyadaki her şey elementlerden oluşur (periyodik tabloyu hatırlayın). Elementler de atomlardan oluşur. Bu atomların bazıları kararsızdır ve bozunur ya da parçalanırlar. Bunun sonucunda da elektronlar, alfa parçacıkları ve nötronlar gibi atom altı parçacıklara ya da gama ışınları şeklinde bilinen elektromanyetik parçacıklara dönüşebilirler. Enerji taşıyan tüm bu parçacıklar, karşılaştıkları molekülleri bozma veya “iyonlaştırma” kabiliyeti sergilerler. Bu yüzden proteinler veya DNA gibi önemli biyomoleküllerde meydana gelen hasar, radyasyon zehirlenmesini ya da kanseri tetikleyebilir. Maruz kalma miktarı, kimyasal zehirlerde olduğu gibi burada da çok önemlidir ve söz konusu radyoaktif elementin tabiatına, elementin miktarına, radyoaktif maddeye olan uzaklığımıza ve bizimle kaynak arasında siper görevi görebilecek maddelerin mevcudiyetine bağlıdır.

Atomlarının yaklaşık %0,012’lik çok ufak bir bölümü radyoaktif olan potasyum (K), yaygın şekilde karşılaşılan bir elementtir. Bu K-40 atomları kendiliğinden bozunur ve elektronların (beta ışıması) yanısıra gama ışınları da yayarlar. Fakat yarı ömrü 1,3 milyar yıl olan K-40, çok radyoaktif değildir; yani saniye başı sadece birkaç bin atom bozunur. Asıl sorulması gereken soru, bunun ne kadar zarar verebileceğidir. Muz yemek esasında ne kadar tehlikeli? Bu sorunun cevabı, konuyla ilişkili insan dokuları tarafından emilen ve “rem” şeklinde ölçülen radyasyon dozuyla belirlenebilir. Bu ölçüm biriminde, emilen radyasyon miktarı ile bu radyasyonun tıbbi etkileri hesaba katılır.

Rem ölçümü karmaşıktır fakat 10 milirem’lik (mrem) bir dozun, ortalama bir yetişkinin ölüm tehlikesini milyonda bir artıracağını söylemek yeterli olur. (Bu miktarın 1 “mikroöldürmeye” eşdeğer bir artış olduğu söylenir ve 1 öldürme, kesin ölüm anlamına gelir. Bir muzda yaklaşık 450 mg potasyum bulunur ve muz yendiği zaman, K-40 içeriği sebebiyle tüketiciyi yaklaşık 0,01 mrem’e maruz bırakır. Karşılaştırma yapılacak olursa, bir göğüs röntgeni 10 mrem meydana getirir. Hızlı bir hesaplama yaparsak (10/0,01), 10 mrem’lik bir değere maruz kalmak için en az bin muz yememiz gerekeceği görülecektir ki bu durumda, ölüm ihtimali milyonda bir artar. Diğer bir ifadeyle, ölümün ortaya çıkması için bir milyar muzun tüketilmesi ve bunun da tek bir oturuşta yapılması gerekir. Oldukça zor bir iş.

Peki ömür boyu muz yemenin tehlikesi var mı? Birikimli bir hasar meydana gelir mi? Potasyum vücudumuzun doğal bir bileşeni olduğundan (vücudumuzda yaklaşık 120 gram bulunur) ve vücut potasyum miktarını sabit bir seviyede tuttuğundan (bkz: iç denge kontrolü), böyle bir şey olmaz. Beslenme yoluyla her zaman bir miktar potasyum alınır ve bir miktarı da vücuttan dışarı atılır. Dolayısıyla radyoaktif potasyum birikmesi olmaz. Bu yüzden muzlar aslında radyoaktif olsa da, sundukları radyoaktiflik seviyesi tehlike oluşturmaz. Birinin yakınında uyumak, daha fazla radyoaktifliğe maruz kalmanıza yol açar fakat bu da önemsiz miktardadır. Eğer bu kişi çok hızlı soluyorsa, verdiği karbondioksitte yer alan C-14 izotopu yüzünden maruz kalma miktarı artmış olur.

Sonuç olarak, dünyanın en popüler meyvesi olan muzun keyfini çıkarın. Aslında muz, tıpkı dut gibi bir bakkadır. Peki ya kabuğu? Onunla da ayakkabınızı parlatın.

 

 

 

 

Yazar: Joe Schwarcz/McGill Üniversitesi. Çeviren: Ozan Zaloğlu.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here