Robotlar 40 Yıldır Mars’ı Ziyaret Ediyor

Gün ortası Mars. Ya da sol ortası mı demeli? Burası, 40 yıl önce 20 Temmuz’da Kızıl Gezegen’e inen ilk dünyalı robotun insanlara gösterdiği Chryse Planitia [Chryse: “Altın Ülkesi”; Planitia: (Lat.) düzlük, ova]. Aslında Viking 1’in 4 Temmuz’da, yani Amerikan Bağımsızlık Bildirisi’nin 200’üncü yıl dönümünde iniş yapması planlanıyordu, ancak asıl iniş bölgesi çok kayalıktı. İnsan yöneticileri ona daha düz ve güvenli bir yer bulana kadar robot Mars yörüngesinde biraz daha uzun kaldı ve sonuçta yer ve zaman böyle gerçekleşti.

Tam yedi yıl önce yine o gün insan Ay’a ayak basmıştı; bir başka hayret verici olmaya devam eden başarı. Bir düşünün: 10 yıldan kısa bir süre içerisinde insanlar hem Ay’a gitti hem de Mars’a bir robot gönderdi ve ilk defa iki yabancı alemin yüzeyine ait görüntüler izledik.

Daima ileri görüşlü olan Popular Science editörleri iniş mucizesi ile tatmin olmamıştı, orada ne kadar zamanda yaşam bulunacağını da merak ettiler. Derginin uzay konusunda danışman editörü Wernher von Braun’a göre bu kesinlikle her an olabilirdi. Temmuz 1976 sayısı, yörünge aracı Mariner 9 dahil, önceki Mars görevlerinin erişemediği ama Viking’in karşılaşabileceği manzarayı resmetmişti.

 vonbraun

“Mariner 9’un Kızıl Gezegen’in yüzeyine ait fotoğrafları, ne kadar şahane olursa olsun, oradan geçmekte olan 10 milyonluk fil sürüsünü seçmemize yeterli olamadı.” diye yazmıştı von Braun.

Bu öyle saçma ki şimdi bize komik geliyor. Çünkü bildiğimiz kadarıyla Mars çok uzun süre önce öldü. Orada kesinlikle fil sürüleri yok. Ancak o tarihlerde bunu gerçekten bilmiyorduk! Mars’ta filler, kunduzlar ya da bizim başka gezegenlerde yaşam ararken yaptığımız gibi uzaya sinyaller gönderen yeşil yüzlü iki ayaklı Marslılar olabilirdi. Bunu görebilmek için oraya robotlar göndermemiz gerekliydi.

Viking bunun gibi fotoğraflar gönderdikçe bilim insanları daha fazlasını bekliyordu. Şöhretine yaslanmayacak kişilerden biri olan Carl Sagan Mars’a inişten bir ay sonra, aslında yapmamız gereken şeyin oraya bir gezgin araç göndermek olduğunu yazdı. “Bir Viking gezgini Mars’ta güvenli bir bölgeye konsa ve oradan hareketle daha tehlikeli ve ilginç bölgelerde gezinse, çalıştığı süre boyunca yüzlerce kilometre yol alır. Gezginin kameraları her gün yeni Mars manzaraları gönderebilir Dünya’ya.”

Curiosity ve Opportunity isimli iki gezgin uzay aracıyla, 40 yıl sonra bunu gerçekten de her gün yapabiliyoruz. Araçların sayacı henüz yüzlerce kilometreye erişmiş değil, ancak bu gezginler Kızıl Gezegen’den renkli olarak öyle sık fotoğraf gönderiyor ki, bu rutine dönüşmüş durumda ve NASA bile bunun duyurusunu artık yapmıyor. Hayal kırıklığı yaratan tek şey şu ki, sabit ve gezgin araçlar göndermekte çok iyi olsak da, yaklaşık 50 yıllık deneyime rağmen insan göndermekten hala çok uzağız.

Yine de, Mars yüzeyine taşıt bırakacak havada ve karada gidebilen araçlarımız, göktaşlarının yüzeyine araştırma filikaları bırakacak sondalarımız, Plüton’u teğet geçen gözcümüz, güneş sisteminin dışına çıkan Voyager’larımız, ve Jüpiter çevresinde dolanmakta olan aracımız var.

Bu çağda yaşıyor olduğumuz için ne kadar şanslıyız!


Bülent Bilgili

 

Bunları da okumak isteyebilirsiniz...

2 Yorum

  1. sadece zeka dedi ki:

    Haber ve diğer tüm haberler için çok teşekkürler ama ben bu çağda olduğumuz için şanslı olduğumuzu düşünmüyorum…Sömürmekten ve kötülükten arınmış olsaydık,bu haberleri belki 100 yıl önce oluyacaktı insanlar.Yönetimler kötü,şartlar kötü vs…
    Bence çağ,hiç yoktan iyidir çağı.

    • Bülent Bilgili dedi ki:

      Büyük olasılıkla yazar da -sizin gibi uzay çalışmalarını ilgiyle izlediğine göre- aynı çizgide düşünüyordur.

      Ben de, aynı kapıya çıkar mı bilmem, 100 yıl sonra da hayatta olmak ve uzay çalışmalarının çok daha ilerlemiş halini görmek isterim.

      “Sömürü ve kötülükten arınma” bitebilecek bir şeyse, 300 yıl sürecek olsa, +onu da görecek kadar yaşamayı ve o tarihlerin uzay çalışmalarını da görmeyi isterim.

      Derim ki, aslında sorun şu: Ars longa, vita brevis.
      (Belki bildiğiniz, belki tahmin ettiğiniz üzere “ars” sadece gündelik kullanımdaki “sanat” demek değil; ayrıca iş, eylem, beceri.)

Bir cevap yazın

Abonelikle İlgili Konular İçin abone@doganburda.com

Eksik Sayılar İçin okurhizmetleri@doganburda.com

Müşteri Hizmetleri (212) 478 0 300

Danışma Hattı (212) 410 32 00

 

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir