Sadece Şehir Havası Soluyarak, Günde Bir Paket “Sigara İçiyor” Olabilirsiniz

DAVID NIELD

Soluduğumuz havanın ne kadar fena kirlendiğini bilmek istiyor musunuz? Yeni bir araştırmanın ortaya çıkardığına göre bu hava; akciğerleriniz için, günde bir paket sigara içmek kadar zararlı olabilir. Bu yeni veriler; neden sigara içmeyen insanların, geleneksel olarak sigara içmekle bağdaştırılmış akciğer sorunları yaşadığını açıklayabilir.

Yeni çalışmada özellikle, akciğerlerdeki hava keselerini yok eden anfizem rahatsızlığı incelenmiş. Bu rahatsızlık, ölüm tehlikesini artırmanın yanısıra hırıltılı nefes almaya, öksürmeye ve nefes darlığına da sebep oluyor.

Araştırmacılar, şehir havasındaki yüksek kirlilik seviyelerinin (özellikle ozonun); anfizem rahatsızlığının, her gün bir bütün paket sigara içiyormuş kadar hızlı ilerlemesine sebep olabileceğini bulmuşlar.

Washington Üniversitesi’nde çalışan hekim ve salgın hastalık bilimci Joel Kaufman, şöyle söylüyor: “Bu ülkedeki kronik akciğer hastalığının oranı yükseliyor ve sigara içmeyen insanlarda giderek daha fazla teşhis ediliyor”

“Kronik akciğer hastalığına neyin sebep olduğunu gerçekten anlamamız gerekiyor ve görünüşe göre kirli havaya maruz kalmak; hem yaygın, hem de kaçınmanın zor olduğu önemli bir katkı etmeni.”

Çalışma, ayrıca geniş kapsamlıymış ve 2000 ile 2018 yılları arasında, Birleşik Devletler’in altı büyükşehir bölgesindeki 7.071 katılımcıyı kapsamış (Şikago, Kuzey Karolina’da Winston-Salem, Baltimore, Los Angeles, Minnesota’da Saint Paul ve New York). Veriler ise havadan ve Çoklu Etnik Ateroskleroz Çalışması’ndaki (MESA) akciğer analizinden elde edilmiş.

Çalışmada bulunanlara göre; ortamdaki ozon seviyesinin, 10 yıl boyunca başka bir bölgeye göre sadece 3 ppb (milyarda 3 parça) daha yüksek olması, anfizem rahatsızlığının ilerlemesi bakımından 29 yıl boyunca günde bir paket sigara içmekle kıyaslanabilir durumdaymış. Bu altı çalışma bölgesindeki ozon seviyeleri, ortalamada 10-25 ppb aralığını kapsıyormuş.

“Hava kirliliğinin, anfizemin akciğer taramalarında görülen ilerleyişi üzerinde ne kadar kuvvetli şekilde etkili olduğunu görünce şaşırdık. Sigara içmenin meydana getirdiği etkiler ile aynı etkileri gösteriyor ki sigara içmek, anfizemin açık ara en iyi bilinen sebebidir” diyor Kaufman.

Üstelik, fosil yakıt kirleticilerin morötesi ışıkla etkileşime girmesiyle oluşan yer seviyesindeki ozon da artış halindeymiş. Ozon, morötesi ışığı engellemek yönünden atmosferin üst kısımlarında faydalı olsa da, yerde solumak isteyebileceğimiz bir şey değil.

Hava kirliliği ile sağlık sorunları arasındaki bağlantılar yeni bir şey değil. Kötü hava belli ki bizim için kötü bir şey. Fakat bu özel çalışma, sadece şehir havası solumakla vücutlarımıza ne kadar zarar veriyor olabileceğimizi farklı bir açıdan gösteriyor.

Araştırmacılar bunun, hava kirleticilerin anfizem oranı üzerindeki uzun vadeli etkilerinin incelendiği ve geniş, topluluk tabanlı, çok etnikli insanlardan meydana gelen insan grubunun katılımcı olarak kullanıldığı ilk çalışma olduğunu söylüyorlar. Çalışmaya aktarılan bu veriler, 15.000’den fazla CT taramasına ek olarak, pek çok katılımcının evinde yapılan detaylı hava kirliliği okumalarını da içeriyor.

Ufak miktarda olsa da, bazı iyi haberler de var: Çalışmada yapılan okumalarda bulunanlara göre, aslında Birleşik Devletler’de havadaki kirletici maddelerin seviyesi azalıyor fakat ozon, bu gidişata direniyor.

Diğer istatistikler bu kadar ümit verici değil. Dünya Sağlık Örgütü, geçenlerde dünyadaki çocukların büyük bölümünün tehlikeli ölçüde kirli hava soluduğunu ve kirliliğin, sayıları giderek artan sağlık sorunlarıyla ilişkilendirildiğini bildirdi.

New York’taki Columbia Üniversitesi’nde çalışan salgın hastalık bilimci Graham Barr şöyle söylüyor: “Sıcaklıklar iklim değişikliğiyle beraber yükseldikçe, yer seviyesindeki ozon; bu kirleticiyi azaltacak adımlar atılmadığı sürece artmaya devam edecek. Fakat hava kirleticilerin hangi seviyede insan sağlığı için güvenli olduğu belli değil; tabi böyle bir şey varsa.”

Araştırma, JAMA bülteninde yayınlandı.

 

 

 

 

ScienceAlert

Bunları da okumak isteyebilirsiniz...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir