Salgın Döneminin Sessizliği, Pumaları Şehir Bölgelerine Yaklaştırmış

0
25
Bir dağ aslanı (veya puma). Fotoğraf: Robert Thiemann/Unsplash

Santa Cruz – California Üniversitesi’nde yürütülen yeni bir araştırma, koronavirüs salgını sırasında verilen bölgesel güvenlik talimatlarının yerel pumalara (dağ aslanı) nasıl cesaret verdiğini ve pumaların, normalde insan korkusuyla kaçındıkları alanları kullanmasını sağladığını gösteriyor. Üç gün önce Current Biology bülteninde yayımlanan çalışma, yaban hayatının hareket ve davranışında meydana gelen ve dünya çapındaki insanların salgındaki sokağa çıkma yasakları sırasında bildirdiği olağandışı türden değişimlerin resmi şekilde belgelenmesini amaçlayan, sayıları giderek artan bir araştırma dalgasının parçasını oluşturuyor.

Örneğin sarı çakallar, İsrail’in Tel Aviv şehrinde gündüz vakti yiyecek ararken görülürken; dağ aslanları da Şili’nin Santiago şehir merkezinde gezinirken görülmüş. Güvenlik önlemleri sebebiyle insan hareketleri birden bire dururken, şehir ortamları da aniden sessizleşip boşaldı. Bazı araştırmacılar, görülen bu etkiye “antroduraksama” adını veriyor. Görünüşe göre yaban hayatı da bu durumdan faydalanmış. Yeni çalışma, ABD’nin Santa Cruz Dağları’nda yaşayan pumalar için durumun kesinlikle böyle olduğunu gösteriyor. Araştırmacılar, kedilerin doğal alan kullanımı ile güvenlik önlemleri sırasında azalan insan hareketliliği arasında belirgin bir bağlantı kurmayı başarmış.

Santa Cruz CÜ’de çevre çalışmaları profesörü olan Chris Wilmers ise yeni çalışmaya öncülük etmiş. Santa Cruz Puma Projesi’nin baş araştırmacısı olan Wilmers, yerel dağ aslanı popülasyonları üzerinde on yılı aşkın süredir çalışma yapıyor. Yaptığı bu yeni araştırmada ise vahşi pumalara yerleştirilen GPS takip tasmalarından gelen verileri kullanmış. Veriler, insan korkusunun dağ aslanlarının davranış ve ekolojisini nasıl etkilediğini gösteriyor. Salgın gelip çattığında, Wilmers’in takımı halinazırda birkaç tasmalı kediden gelen verileri takip ediyormuş ve Wilmers, bensersiz bir araştırma fırsatı doğduğunu fark etmiş.

“Güvenlik önlemleri başladığında, işlerin çok farklı olduğu birden açıklık kazanmıştı” diyor Wilmers. “Dışarı çıkıyordunuz ve çok az araba vardı. Mahallelerin bütünü topyekun sessizliğe bürünmüştü. Bu yüzden biz de, bu durumun dağ aslanı popülasyonunu nasıl etkileyebileceğini merak ettik. Azalan bu insan mevcudiyetine hızlı cevap verecekler miydi?”

“Şehrin sınırlarından korkuyorlardı fakat bu korkularının tamamen geçtiğini bulduk” diyor Wilmers. “Şehirlerden korkmuyor değillerdi; yine korkuyorlardı ancak insan hareketliliğinin fazladan etkisinden değil, sadece yüksek yerleşim yoğunluğundan korkuyorlardı. Eğer arabayla ve yaya şekilde yapılan bütün yolculukları ve insan hareketliliğini ortadan kaldırırsanız, sonrasında dağ aslanlarının şehir korkusu ansızın azalır.”

 

 

 

 

Yazar: Allison Arteaga Soergel/Santa Cruz – California Üniversitesi. Çeviren: Ozan Zaloğlu.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here