Şeker, Bazı Grönlandlıları Hiç Etkilemiyor

0
367
Fotoğraf: carlosgaw/iStock

Brokoli yerine şeker, çikolata ve başka tatlı atıştırmalıklar yiyebildiğinizi fakat buna rağmen brokoli yemiş kadar sağlıklı kaldığınızı hayal edin. Bu durum, Grönland nüfusunun yüzde iki ila üçü için hayal değil; gerçek!

Bir gen varyantının iki kopyası, bu kişilerin şekeri diğer insanlardan farklı şekilde özümsemesini sağlıyor.

Kopenhag Üniversitesinde biyoloji profesörü olan Anders Albrechtsen, “Bu genetik varyantı taşıyan yetişkin Grönlandlıların VKE’si (vücut kitle endeksi), kilosu ve yağ oranı daha düşük. Ayrıca, genel olarak önemli ölçüde daha sağlıklılar. Göbek bölgelerinde daha düşük yağ var. Daha kolay karın kası da yapabilirler. Genetik bir varyasyonun bu denli büyük bir fayda sağlaması, şaşırtıcı olduğu kadar muhteşem de.”

Profesör Albrechtsen; Kopenhag Üniversitesi, Güney Danimarka Üniversitesi ve Grönland’daki bazı araştırma enstitüleri ile kamu kurumlarında çalışan meslektaşlarıyla beraber 6.551 yetişkin Grönlandlıdan alınan verileri analiz edip, fareler üzerinde deneyler yürütmüş.

Elde edilen sonuçlar, söz konusu genetik varyantı taşıyanların sükraz-izomaltaz eksikliği olarak bilinen bir durum sergilediğini gösteriyor; yani bu kişiler, şekeri bağırsaklarında özel bir şekilde metabolize ediyorlar. Basitçe ifade etmek gerekirse bildiğimiz sıradan şeker, (bahsedilen genetik varyantı taşımayan insanların aksine) bu kişilerin kan dolaşımında emilmiyor. Bunun yerine şeker, doğrudan bu kişilerin bağırsaklarına gidiyor.

Çalışmanın baş yazarı ve Kopenhag Üniversitesi Metabolizma araştırmaları Merkezinde yardımcı profesör olan Mette K. Andersen şöyle açıklıyor: “Burada bağırsak bakterileri, şekeri asetat adı verilen kısa zincirli bir yağ asidine çeviriyor. Daha önce yapılan çalışmalarda asetatın iştahı azalttığı, metabolizmayı hızlandırdığı ve bağışıklık sistemini desteklediği gösterilmiş. Çok büyük ihtimalle burada da aynı şey oluyor.”

Genetik varyasyon Grönlandlılarda neden yaygın

Grönlandlılardaki bu yaygın genetik varyasyonun sebebi, dünyanın geri kalanından bin yıldır ayrı olan bir beslenme düzeni.

“Sebebi, muhtemelen Grönlandlıların beslenmelerinde çok fazla şeker bulunmaması. Çoğunlukla balık, balina, fok ve ren geyiği kaynaklı et ile yağ tüketmişler. Arada tek tük çobanüzümü çıkmış olabilir fakat beslenme düzenleri, asgari şeker içeriği barındırmış” diyor Anders Albrechtsen.

Bu durumun söz konusu genetik varyantı sıklaştırdığını çünkü şekeri kan dolaşımına hemen çekme ihtiyacı yaşanmadığını ekliyor bilim insanı.

Genetik varyasyon çocuklarda zor

Varyasyon yetişkin Grönlandlıların sağlığına belirgin faydalar sağlasa da, çocukları için sorun teşkil ediyor.

Kopenhag Üniversitesinin Temel Metabolik Araştırmalar Merkezinde profesör olan doktor Torben Hansen şöyle açıklıyor: “Varyasyonu taşıyan daha genç kişiler, farklı tipteki şeker emilimleri yüzünden olumsuz sonuçlar yaşıyor. Bu kişiler için şeker tüketmek ishale, karın ağrısına ve şişmeye yol açıyor. Tahminimize göre bu kişiler büyüdükçe, bağırsak bakterileri de şekere alışıyor ve onu nasıl enerjiye dönüştüreceklerini öğreniyor.”

Hansen ve araştırma takımı yeni çalışmanın sonuçlarını kullanarak, günün birinde kalp damar hastalıkları ve obezliğin tedavisinde kullanılabilecek yeni ilaçlara zemin hazırlamayı umuyor.

Hansen sözlerini şöyle sonlandırıyor: “Bu genetik varyasyonun kan dolaşımında daha iyi yağ dengesi sunduğunu görebiliyoruz. Bunun sonucunda da kilo daha düşük oluyor ve böylece kalp damar hastalıkları azalıyor. Eğer bu sükraz-izomaltaz genini baskılayan bir ilaç geliştirebilirseniz, o zaman prensipte hepimizin sağlık profili eşit derecede güçlü olabilir.”

Farelerde yapılan beslenme deneyleri

Araştırmacılar 6.551 Grönlandlıya ait sağlık verisini kullanmanın yanısıra, fareler üzerinde yürüttükleri besin deneyleriyle de çalışmalarını desteklemişler. Genetik varyantı taşıyan kişilerin bağırsaklarında neler olduğunu araştırmak istemişler. Bunu yapmak için iki fare grubunu incelemişler. Bir grubun şeker emilim kabiliyeti, Grönlandlılarda bulunan genetik varyasyona benzer şekilde yapay olarak kısıtlanmış. İkinci grupta ise normal şeker emilimi bulunuyormuş.

Araştırmacıların elde ettiği sonuçlara göre kabiliyeti kısıtlanan fareler yağ ve şekere serbest biçimde eriştiklerinde, diğer fare grubunun yalnızca yarısı kadar kilo almışlar. Bu durum, araştırmacıların sağlık verileri üzerinde yürüttüğü analizi doğruluyor. Analize göre genetik varyasyon, sağlık açısından aralarında daha düşük kilo ile VKE’nin de bulunduğu bir dizi fayda sunuyor.

Sayılarla sağlığa faydalar

Araştırmacıların sonuçları, sükraz-izomaltaz şeklinde bilinen genetik varyasyonun iki kopyasını (her iki ebeveynden de bir tane) taşıyan Grönlandlıların ortalamada:

  • Yaklaşık 2 kg/m² olmak üzere daha düşük VKE,
  • Yaklaşık 4,8 kg olmak üzere daha düşük kilo,
  • Yaklaşık yüzde 3,3 olmak üzere daha düşük yağ oranı,
  • 0,3 mmol/L olmak üzere kanlarında daha düşük trigliserit (kalp damar hastalıkları ve kolesterol için tehlike işareti) taşıdığını gösteriyor.

Çalışma Gastroenterology bülteninde yayımlandı.

 

 

 

 

Kaynak: Kopenhag Üniversitesi Fen Bilimleri Fakültesi. Çeviren: Ozan Zaloğlu.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here