Solunum Yollarınızın Mikrobiyomu, Astım ile Bağlantılı Olabilir

0
171

Bağırsaklarımızın, mikrobiyom adını verdiğimiz mikrop topluluklarına ev sahipliği yaptığı biliniyor. Fakat mikropla dolu bir tür olarak, vücudumuzun diğer bölümlerinde de mikrobiyomlarımız bulunuyor; akciğerler dahil. Şimdiyse bilim insanları, solunum yollarındaki mikrobiyomlar ile çocuklardaki astımın şiddeti arasında bağlantı gibi görünen bir şey bulmuşlar.

Araştırma, farklı bakteri karışımlarının astımı iyileştirdiğini veya kötüleştirdiğini kanıtlayacak yeterlilikte değil; ancak, ortada bir tür ilişki olduğunu gösteriyor. Bu durum, nihayetinde doktorların astımı daha etkili şekilde kontrol altına almasına yardımcı olabilir.

Çalışmada, yaşları 5 ile 11 arasında değişen ve orta dereceliden şiddetli dereceye kadar astımı olan 214 çocuktan; astım kontrol alınmışken bir kere ve şiddetlenmenin ilk işaretleri başlamışken bir kere olmak üzere burun mukusu örnekleri toplanmış. Üst solunum yolundaki mikrobiyomların, bu iki noktadaki mikrobiyomlardan epey farklı olduğu görülmüş.

Çalışmanın yapıldığı sırada Washington Üniversitesi’nde olan ve Connecticut Üniversitesi’nde çalışan mikrobiyolog Yanjiao Zhou, şöyle söylüyor: “Elde ettiğimiz veriler, sağlıklı solunumdan hastalığa geçiş yapan çocukların solunum yolu mikrobiyomunda hızlı bir değişim olduğunu gösterdi”

“Bu mikrobiyom değişim kalıbının, astımın alevlenmesinde önemli bir rol oynayabileceğinin bulunması ilgi çekici. Gelecekteki çalışmalarda, bu ihtimalin araştırılmasını planlıyoruz.”

Astım alevlenmesinin ilk uyarı işaretlerini yaşayan çocukların solunum yollarında; içlerinde Stafilokok, Streptokok ve Moraksella‘nın da yer aldığı bakterilerin bulunması daha muhtemel olmuş. Tüm bu bakteriler, hastalık ile ilişkilendiriliyor.

Daha iyi huylu olan Corynebacterium ve Dolosigranulum bakterileri, sağlığın iyi durumda olduğu ve astımın kontrol altına alındığı zamanlarda mikrobiyomda egemen olma eğilimi göstermiş. Egemenliğin Moraksella‘ya geçmesi, diğer herhangi bir geçiş tipine kıyasla; çocuklardaki astım belirtilerinin kötüleşmesi konusunda en yüksek tehlikenin oluşmasıyla bağdaştırılmış.

Bu ilişkinin arkasında tam olarak neyin olduğunu söylemek için henüz çok erken. Hem astımın kötüleşmesine, hem de bakterisel bir değişime sebep olan; bilmediğimiz başka gizli bir etmen de olabilir. Ancak bu çalışma, gelecekte yapılacak çalışmalar için araştırmacılara bir sürü alan sunuyor.

Eğer kesin bir sebep sonuç bağlantısı kurulabilirse; akciğerdeki mikrobiyomların kontrol altına alınması, astımın denetim altında tutulmasının yollarından biri haline gelebilir. Daha önce yapılan pek çok çalışmada, mikropların sağlık ve refahımız üzerinde geniş bir pay sahibi olduğu belirlenmişti. Ayrıca bilim insanları, mikropların astım ile ilişkisine ilk defa bakmıyor.

ABD’de 18 yaş altındaki altı milyondan fazla çocuğun astımı var (yaklaşık 12 çocuktan biri). Daha etkili tedaviler, pek çok kişinin hayatını etkileyebilir. Üstelik, çocukların eğitimini de etkileyebilir çünkü ABD’de okul devamsızlığının birinci sebebi astım.

Washington Üniversitesi’nde çocuk doktoru olan Avraham Beigelman, “Yaptığımız çalışma sebep sonuç ilişkisi sağlayamasa da, peşinden gitmeyi planladığımız ilgi çekici soru işaretleri oluşturuyor” diyor.

“Eğer bu hastalara, iyi bakteri olduğu görülen bakterileri bir şekilde eklersek, daha iyi olurlar mı?”

Araştırma, Nature Communications bülteninde yayınlandı.

 

 

 

 

Yazar: David Nield/ScienceAlert. Çeviri: Ozan Zaloğlu

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here