Süper Bilgisayar İçin Savaş

2015 yılında Çin, dünyanın en güçlü süper bilgisayarına sahip olduğunu iddia etti. Bu da üst üste üç yıl boyunca bu rekoru elinde tuttuğu anlamına geliyor. Tianhe-2 isimli bilgisayar ABD’nin Titan isimli bilgisayarını En güçlü 500 süper bilgisayar listesine göre geçmiş durumda. Ve bu başarı dünyadaki süper bilgisayarların sadece %7’sine sahip olan bir ülkeden geliyor (ABD süper bilgisayarların %46’sına sahip). İşlem yapma gücü ekonomik güç ve ulusal güvenlik anlamına da geliyor. Bu yüzden süper bilgisayar yarışında arkada kalmak, işlerin tekrar gözden geçirilmesi gerektiğini gösteriyor. Belki de bu yenilgi, ABD’de yeni bir “Sputnik etkisi” yaratabilir (Rusya 1957 yılında dünyanın yörüngesine uydu gönderen ilk ülke olduğunda, ABD Ruslarla kıyasıya rekabete girmiş, DARPA ve NASA kurulmuş ve uzay teknolojilerinde büyük bir devrim yaşanmıştı).

Lawrence Berkeley Ulusal Laboratuvarı’nın yardımcı başkanı ve TOP500 listesinin yardımcı editörü olan Horst Simon, durumu yörünge savaşlarına benzeterek “bu uluslararası bir yarış” diyor. Süper bilgisayar alanında gelecek hedef noktası ise “exa ölçeğinde” işlem sayısını yakalayabilmek olacak. Bu, saniyede 1 kentilyon işlem yapabilme kapasitesi anlamına geliyor (Tianhe-2’den yaklaşık 30 kat daha hızlı demek). Bu noktaya en erken varanın çok daha başarılı hava tahminleri yapabileceğini, inanılmaz derecede verimli uçaklar üretebileceğini ve hastalıklarla başarılı mücadele etmede çok daha etkin olabileceğini söyleyebiliriz. Tabii ki hesaplama yarışında bir dönüm noktasını da geçeceğini göz ardı etmemek lazım.

Simon’a göre ABD bir zamanlar bu yarışta açık ara önde olan devletti ancak Büyük Krizle birlikte bu durum tersine döndü. Yatırımların azalmış olması ABD’ye özgü bir sorun değil ancak Simon’a göre “hesaplama teknoojisindeki gelişme aritmetik olarak değil parabolik olarak artıyor. Eğer üç yıl boyunca yatarsanız, iki jenerasyon geriye düşersiniz” ve ekliyor: “ABD beş yıl boyunca yattı.” Bu durumda ise şu anda Çin, 2020’den önce ABD’ye exa ölçekte geçebilme şansına sahip.

Ancak exa boyutlarına çıkabilmek sanıldığı kadar kolay bir iş değil. Süper işlem şirketi Cray’de teknoloji departmanı başkanlığı yapmakta olan Steve Scott, güç duvarıyla karşı karşı olduklarını ifade ediyor. “Bütün iletkenlerimizi tam kapasitede kullanamayız çünkü bunu yapmak çok fazla ısı açığa çıkmasına yol açacak ve bunun sonucunda gerçekten yongaların yanmasına varan sonuçlara gebe olacaktır.” Başka bir deyişle, güç verimliliği alanındaki gelişmeler Moore Yasası’na göre ilerlemiyor (Intel’in kurucularından Gordon E. Moore 1975 yılında işlem gücünün her iki senede bir iki katına çıkacağını söylemişti).

Scott, bunun başka türlü düşünülerek üstesinden gelinebileceğini düşünüyor. Ona göre, eğer bugün kullanılan gerçekten güçlü işlemciler yerine az ısı açığa çıkaran basit tasarımlı ve güç tasarruflu işlemcileri bir arada kullanırsak, süper işlem gücüne ihtiyaç duyan işlemleri paralel işlemciler çalıştırarak halledebiliriz. Bunu da birkaç aç fil çalıştırmak yerine devasa bir karınca ordusu çalıştırmaya benzetiyor. Ancak bunu yapabilmek de devasa işlem gerektiren problemleri küçük ve ayrı parçalara hem de sıralı olmayacak şekilde dağıtılabilmesine bağlı. Bu da yazılım geliştiricilerinin üstüne inanılmaz bir yük bindiriyor (bu yüzden şu ana kadar bu yönde bir ilerleme kaydedilebilmiş değil).

ABD hükûmeti ise işlemci yarışlarına geri dönmeyi planlıyor. Haziran ayında Obama yönetimi, uluslararası rekabette tekrar güçlenebilmek için Ulusal Stratejik Hesaplama Girişimi programını kurdu. Scott’a göre bu tam olarak bir geri dönüş mücadelesi. Bundan sonra kurumlar izole edilmiş ve gereğinden az finanse edilen projelerle hedefleri yakalamaya çalışmayacaklar, tabii Kongre yeterli ödemeyi yaptığı sürece. Programdaki amaç ise hükûmet kurumlarını, akademik kurumları ve özel şirketleri bir araya getirebilmek.

Beyaz Saray’ın Bilim ve Teknoloji Politikaları Ofisi’nde teknoloji ve yenilikten sorumlu başkan yardımcısı olan Tom Kalil, “Yatırımımızı acilen stratejik olarak artırmamız gerekiyor” dedi. Eğer ABD düşünsel güçlerini, uzay yarışında olduğu gibi, toplu olarak kullanabilirse exa-Ay yarışında kazanan olabilir.

Bunları da okumak isteyebilirsiniz...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir