Tarih Öncesi Anneler, Çocuklarına Düşündüğümüzden Daha İyi Bakmış

0
115
Fotoğraf: gorodenkoff/iStock

Ulusal Avustralya Üniversitesinde (ANU) yürütülen yeni bir çalışma, antik toplumlardaki bebek ölümü oranlarının yetersiz bakım, hastalık ve diğer etmenlerin bir yansıması olmadığını; bunun yerine o dönemde doğan bebek sayısının bir göstergesi olduğunu gösteriyor.

Atalarımızın tarihine ışık tutan bulgular, bebeklerdeki ölüm oranlarının antik popülasyonlarda sürekli yüksek olduğuna yönelik eski varsayımları da çürütüyor.

Çalışma, erken dönem insan popülasyonlarındaki annelerin çocuklarına zannedilenden çok daha iyi bakıyor olabildiğini de gösteriyor.

ANU Kazıbilim ve İnsanbilim Fakültesinde çalışan baş yazar Dr. Clare McFadden şöyle aktarıyor: “Uzun bir süredir, bir defin örneğinde çok sayıda ölmüş bebek varsa, bebeklerdeki ölüm oranının yüksek olması gerektiği varsayılmıştı”

“Pek çokları, çağdaş sağlık hizmetlerinin bulunmadığı geçmişte bebek ölüm oranlarının çok yüksek olduğunu varsaymıştı.

“Bu defin örneklerine baktığımızda, aslında doğan bebek sayısı hakkında çok daha fazla şey ve ölen bebek sayısı hakkında da çok az şey söylüyor. Bu durum, geçmişteki algılar düşünüldüğünde mantığa aykırı.”

Araştırmacılar, Birleşik Devletlerin (BM) son on yılda 97 ülkeden topladığı ve bebeklik dönemi bebek ölümleri, doğurganlık oranları ile bebeklik dönemi sırasında meydana gelen ölüm miktarının incelendiği verileri incelemiş. Yapılan analiz, ölen bebek oranlarında doğurganlığın bebeklerdeki ölüm oranından çok daha büyük bir etki gösterdiğini ortaya çıkarmış.

Erken dönem insan toplumları hakkında çok az şey bilindiğinden, BM verileri araştırmacıların son 10.000 yıldaki insanlara yönelik çıkarımlar yapmasına yardımcı olmuş.

“Defin örnekleri, fazla sayıda bebeğin öldüğüne dair bulgu sunmuyor fakat bize çok sayıda bebeğin doğduğunu söylüyor” diyor McFadden.

“Eğer o dönemdeki anneler çok sayıda bebek doğurduysa, o halde küçük çocuklarına bakabildiklerini öne sürmek mantıklı görünüyor.”

Çalışma  American Journal of Biological Anthropology bülteninde yayımlandı.

 

 

 

 

Kaynak: Ulusal Avustralya Üniversitesi. Çeviren: Ozan Zaloğlu.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here