Uber Nakliye İşine Giriyor

Kamyon, A noktasından B noktasına kargo taşıyan bir araçtır. Bir kamyon bir ev, bir iş, karayollarını ayıran küçük kasabaları sıklıkla ziyaret eden bir misafir, bir yaşam biçimi, destekleyen çeşitli endüstriler tarafından tasarlanan ve sürücüsünü çalıştırmak için tasarlanan bir araçtır. Bir kamyon aynı zamanda masraftır; hata yapması muhtemel, eyaletlerarası ticaretle ilgili iş yasalarına ve kurallarına tabii olan insanlar tarafından kullanılan bozulabilir bir makinedir. Bir kamyon bunların hepsidir ve yakında bir robot da olabilir.

Gezinti uygulaması nedeniyle bir taşımacılık şirketi izlenimi bırakan teknoloji firması Uber birkaç ay önce Uber Freight’ı (Uber Nakliye) piyasaya sürdü. Minimalist websitesi yukarıdaki 18 tekerleklinin dağ yamacında çekilmiş sade bir viedosunu yayımladı. Taşıyıcıların ve nakliyecilerin e-mail adreslerini Uber’e vermeleri için bir yer ve şirketle bağlantı kurmaları için medya linkleri var. Çok göz önünde değil.

Neyse ki Uber’in yük taşımacılığını başlattığını Ekim ayında sürücüsüz araçla ilk kargo yüklemesini yaptığı zamandan bliyoruz. Kargo ürünü biraydı ve araç Uber’in kendi kendine çalışan bölümü Otto tarafından yönetiliyordu. Kamyon Fort Collins, Colorado’dan yola çıkarak I-25 ana yolu üzerinde 200 km güneye doğru ilerleyerek Colorado Springs’e vardı. I-25 Denver üzerinden iki şehri birbirine bağlayan ve batı dağlarının büyük kısmını birleştiren ana arterdir.

Otto’nun kurucu ortaklarından Anthony Lewandosky “yazılım raylarındaki bir tren gibi” olduğunu söylüyor. “İçinde sürücü olmayan bir araç gördüğünüzde çarpışmanın çok da mümkün olmadığını biliyorsunuz.”

Sürücüsüz araçların taahhüt ettiği budur: Otomobillerdeki sensörler insanların göremediklerini görürler ve onların refleksinden daha önce hareket ederler, bu da yolları herkes için daha güvenli hale getirir. İki ay önce ABD Ulaştırma Bakanlığı arabaların birbiriyle iletişim kurması, trafik içinde ve dışında sorunsuz bir şekilde akışa dahil olmalarını sağlamak amacıyla bir yol haritası düzenledi. Bu güzel vizyon sayesinde gelecekte modern hata ve kazalar önlenmiş olacak.

Tabii keşke bu kadar kolay olabilse. Bir yıl kadar önce Google’ın sürücüsüz aracı bir otobüse çarptı. Uber’in San Fransico’da sürücüsüz araçlarını test ettiği ilk gün insanlar aynı araçları kırmızı ışıkta geçerlerken kayda aldı. Teknoloji zor ve yapılması gereken çok iş var. Fakat bunlar rutin sürüş zorlukları; güvenli olduğunu gördüğünde şerit değiştirmek, sinyal ışıklarını okumak. Gelecek daha güvenli olacak, yine de o aşamaya gelmek biraz zaman alacak.

Bu arada Uber insanları kamyonlarının içinde tutmayı planlıyor ve taşımacılığın güyüyen bir endüstri olduğunu görüyor. Lisans gereklilikleri, insanları Uber’in kendini sürebilen  arabalarının sürücü koltuğunda oturmaya zorladı. Bu durumu göz önüne aldığımızda kendini sürebilen kamyonların gözlemlenmesi ve evrak işlerinin yapılması için sertifikalı ticari araç sürücülerine ihtiyaç olabilir.

Olası bir gelecekte, insanların ilk kamyonu idare ettiği kamyonlardan oluşan bir konvoyda, otonom araçların sürücülü olan lider aracı takip ettiğini görebiliriz. Amerika Birleşik Devletleri Ordusu halihazırda buna benzer bir robot konvoy sistemini test ediyor. Avrupa ve Nevada’da, robot kamyonlar güvenli mesafeyi takip etmek yerine bilgisayar koordinatlarına güvenerek yarattıkları rahat hareket edemeyecekleri yakınlıkta araç zinciri şeklinde bir konvoy oluşturdular.

Yakın gelecekte, otonom kamyonlar sürücüye ve kendilerini tasarlayacak mühendislere ihtiyaç duyacaklar. Her ikisi de büyümek için fırsat. Teknoloji geliştiği takdirde bu nereye gider? Sertifikalı sürücüleri sürücü koltuğunda tutan şey yasal düzenlemelerse, başka bir düzenleme bu kontrolü büyük oranda otonom olan araçları online olarak uzaktan idare eden sürücülere bırakabilir. Eyaletlerarası, muazzam genişlikteki Amerikan karayolları bağlantıları hem ticari taşımacılığı hem de ailece yapılan seyahatleri kolaylaştırıyor. Otonom araçlara açılan bu yollar sadece ticari amaçla kullanılır hale gelebilir. Görevdeki insanların rolü kamyonları idare etmekten ziyade güvenliği sağlamaya kaydırılabilir. Hızlı ve Öfkeli arazi aracında olduğu gibi ve ordunun yükleme sistemini otomatikleştirmk istemesinin sebeplerinden birisi bu. Şu an için düşük hızda şerit değiştirme veya kırmızı ışıkları okuyamama gibi sorunlar yaşayan otonom araçların kış şartlarında trafiğe ayak uydurabilmeleri veya diğer araçların patlaması gibi aniden oluşan durumların altından kalkabileceğinin bir garantisi yok.

Bunlar, araçların kendini sürmesi durumu gözetilerek odaklanılan endişeler. ABD İşgücü İstatistikleri Bürosu’na göre yaklaşık 1,5 milyon kişi kamyon sürücüsü olarak görev yapıyor. Amerikan Kamyonculuk Derneği verilerine göre endüstriyel alanlarda bu sayı 3 milyona çıkıyor. Kamyonculuğa bağlı olarak işleyen çalışma alanlarına bakıldığında toplamda 9 milyon çalışan olduğu anlaşılıyor. Bu statükoya çok sayıda kişi yatırım yaptı, bu nedenle Uber verimsiz olduğunu düşündüklerini işten çıkarmaya hazırlanıyor.

Otto’dan Eric Berdenis Business Insider‘a verdiği demeçte “Gerçek zamanlı fiyatlandırma yaparak para tasarrufu sağlayacaksınız. Temelde tüm gün telefon görüşmeleri yapan bir aracıya sahip olmak verimli değildir.” dedi.

Taşımacılık etrafında inşa edilmiş olan ekonomiler olmasının ve işgücü konusunda tehdit oluşturmanın dışında otonom kamyonlar güvenlik ve verimlilik taahhüt ediyor. Dikkatlice düşünülerek gerçekleştirilirse eskiyen işlerin yerine yeni iş sahaları ortaya çıkar böylelikle endüstride çalışanların zararı minimize edilmiş olur. Eğer dikkat edilmezse, işçiyle işveren arasında teknolojiklerin ve kuralların değişmesinin çalışma şekline olan etkisinden kaynaklı anlaşmazlıklar ortaya çıkacaktır. Tarih bunun örnekleriyle dolu.


Çeviren: Kaan Hakan Akol

Bunları da okumak isteyebilirsiniz...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir