VKE’den Daha İyi Obezite Hesaplama Metotları Var

0
A stock photo demonstration of why you'll hate getting your body fat measured this way Deposit Photos

Doğru Ölçmeyen Bu Çağ Dışı Yöntemi Neden Hala Kullanıyoruz?

Hazır fotoğraflar için belini ölçerken fotoğraflanan nedense hep kadınlar oluyor ve nedense bunlar ya çok sıska ya da çok şişman kadınlar. Kilosunu düşünmek durumunda olmayan, normal kilodaki kadınlarsa bu hazır fotoğraf dünyasında yer almıyor.
Fotoğraf: Deposit Photos

Vücutlarımız yaşlandıkça koyun butları gibi yağlanır. Yaşlanmanın acı gerçeği, sıkı kas dokusunun yavaş yavaş azalması ve bir kısmının yağa dönüşmesi (bunun sonucunda bazı insanların artık bizi çekici bulmaktan vazgeçmesi).

Vücut kompozisyonlarının sağlıklarını etkileyeceğini algılayamayacak olan koyunlar için bu çok büyük  bir problem oluşturmasa da, insan tıbbı için bir problem oluşturmaktadır. Bir insanın obezite derecesine karar verecek olduğumuz yöntem, vücut kütle endeksi ya da kısaca VKE denen basit bir ölçme metodudur. Vücut kütle endeksi, vücut ağırlığının, boyun metre cinsinden karesine bölünmesiyle hesaplanır, yani sadece insanın boyuna göre kilosu nasıl onu gösteren bir endekstir.

Tanımın hiç bir yerinde ”yağ” kelimesinin geçmiyor olması dikkat çekicidir. Bunun sebebi, VKE vücuttaki yağ oranına karar vermek için kullandığımız başlıca yöntem olsa bile, aslında bir kişinin vücudunda ne kadar yağ olduğunu göstermek için iyi bir yöntem olmamasıdır. Mesela atletler, vücutlarında bol miktarda gergin kas dokusu bulunmasına rağmen ”aşırı kilolu” VKE’li çıkabilecektir, çünkü kas yağdan daha ağırdır. Şunu da biliyoruz ki, VKE’ye göre normal çıkılsa bile, küçük miktarlarda dahi bel çevresindeki yağ, bizi büyük sağlık riskleri ile karşı karşıya bırakmaktadır. VKE genelde, bir kişinin vücudunda ne kadar yağ bulunduğu ile ilintilendirilmektedir, ama sadece boy ve kiloyu göz önüne bulundurduğu için, bu ölçümleme yönteminin bu konuda doğru sonuç vermemesi çok normaldir.

Bir araştırmanın verilerine göre, erkeklerin yüzde 8’i, kadınlarınsa yüzde 7’si, normal yağ oranları bulunduğu halde yanlış ölçümleme yapıldığı için obez olarak değerlendirilmiştir ve erkeklerin yüzde 41’i, kadınlarınsa yüzde 32’sine obez oldukları halde obez değilsiniz denmiştir. Yani buradaki hata oranı çok fazla. Obezite bildiğimiz kadarıyla, şeker, kalp hastalığı ve kanser gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor.

VKE yine de kullanılıyor, çünkü diğer daha kesin sonuç veren testlere göre önemli bir avantajı var; hem ucuz hem de kolay. Diğer bütün metotlar, bazı teknik ekipmanlar ve uzmanlık eğitimi gerektiriyor. Oysa ki, VKE’nizi hesaplamak için birinin sizi sadece tartması ve boyunuzu ölçmesi yeterli oluyor. Uygulanmasının çok kolay olmamasına rağmen, doktorların incelemede kullandıkları bazı başka yöntemler de bulunuyor.

Cilt Kıvrım Kalınlığı

Bütün metotlar arasında en az cazip olanı muhtemelen budur, cilt kıvrım kalınlığı testinde, vücudun yağ tabakasının ne kadarının kas dokusunun üzerine yerleştiğinin tespit edilebilmesi amacıyla çimdiklenmesi gerekiyor. Bir hemşirenin elinde metal bir çimdikleme aletiyle gelip karnınızdaki yağları sıkıştırdığını hayal edin – işlem hemen hemen neredeyse bu şekilde yapılmaktadır. Bu yöntem, en çok yağın nerenizde depolandığını bulmak açısından kullanışlı bir yöntemdir, ama sizin de tahmin etmiş olacağınız gibi uygulanması pek kolay bir yöntem değildir.

Bu hazır fotoğrafa bakılınca neden vücut yağ miktarınızın bu yolla ölçülmesini istemeyeceğiniz anlaşılıyor.
Fotoğraf: Deposit Photos

Yağ birikimlerini ölçme işi, sağlık çalışanları tarafından düzgün yapılabilmesi ve bunun sürekli olması açısından belirli bir eğitim ve düzenli eğitim tekrarlarını gerekli kılmaktadır. Ayrıca çimdik aletlerinin de korunması, düzenli olarak temizlenmesi ve ayarlarının yapılması gerekmektedir.

Doğal olarak kişiler tarafından da, metal kalınlık pergelleriyle gelinerek, vücut üzerindeki yağların çimdiklenmesi hoş bir işlem olarak kabul edilemez.

Puan: B

VKE’ye göre daha doğru ölçer, ama hoş bir yöntem değil ve onun kadar ucuz değil.

DEXA Tarama

Temelde, elimizde mevcut en Jetsonlar’vari vücut kompozisyonu ölçümleme metodu budur. Sadece yatıyorsunuz, giysilerinizin hepsi üzerinizde (sadece metal takılar çıkarılıyor) ve bir röntgen cihazı sizi görüntülüyor. Bundan sonra, vücudunuzdaki yağın ve kasın bilimsel olarak dökümü elinizde olduğuna göre, geriye hesaplanması gereken fazla bir şey kalmıyor.

DEXA, ”Dual-Enerji X-ışını Absorbsiyometresi”  kelimelerinin kısaltmasıdır, bu cihaz, vücudun soğurma verilerini hangi parçaların yağ, hangilerinin kas olduğunu tespit etmek amacıyla kullanmaktadır. Röntgen cihazlarının genel çalışma prensibi budur. Kemikleriniz vücudunuzdaki diğer her şeyden çok daha yoğundur, yani biri size x-ışını yollarsa, kemikleriniz ışınları fazlasıyla geri döndürür. Yağlar ve kaslar da radyasyonu birbirlerinden (ve kemiklerden) farklı yansıtmaktadırlar, bu yüzden nerede kas nerede yağ var tespit etmek amacıyla x-ışınlarını kullanabiliriz.

Ne yazık ki, taramanın maliyeti neredeyse bin lirayı geçmektedir. Hızlı olmalarına rağmen, önceden randevu almanız ve tarama için işlemi yaptıracağınız sağlık merkezine gitmeniz gerekir. Bu yöntem, en azından şimdilik, herkesin vücut yağ oranını öğrenmek için kullanabileceği kolay bir metot değil.

Puan: A-

Olağanüstü doğru sonuç veriyor, ama çok pahalı ve yaygın kullanım açısından bakıldığında oldukça zahmetli.

Hava-Deplasmanı Pletismografisi

Bu metot vücut değerlerini tespit etmek için havanın yer değiştirmesini kullanır. Bir nesnenin hacmini ölçmek için ne kadar suyla yer değiştirdiğinin görülebildiği bir batırma haznesi gibi çalışır, bizim durumda bunun yerine kişi, sadece küçük bir gözlem penceresi olan ufak bir odaya girer. Buna çok benzeyen ve hidrostatik tartılma adı verilen, gerçekten bir batırma tankına girilerek uygulanan bir vücut-yağ belirleme yöntemi de vardır.

İşlem suyun altına dalmaya benzemez, bütün havayı dışa vermek durumunda kalınmaz, çünkü bu sistem nefes almak için vücuda giren ve çıkan havayı göz önünde bulundurmaktadır. Orada sadece oturursunuz ve normal bir şekilde nefes alıp verirsiniz. Bu arada sistem, temel kimya prensiplerinden faydalanarak sizin toplam hacminizi bulur.

Hem hava, hem de su deplasmanı (yer değiştirmesi, kayması), vücudunuzun hacim ve ağırlığına dayanarak yoğunluğunu hesaplayabilir ve çıkan sonuçlara göre vücut yağ yüzdenizi tespit edebilir. Doğru sonuç veriyor ve otomatikleştirilmiş durumda, ama DEXA taramalarında olduğu gibi özel ekipmanlar gerektirmektedir.

Puan: A-

Doğru sonuç verir, kolaydır, otomatikleşmiştir, ama yine bu da çok pahalı bir metottur ve standart bir doktor muayenehanesinde uygulanmaya elverişli değildir.

Bel Çevresi ve Bel-Kalça Oranı

Teknik olarak bu yöntem, tüm vücudun yağ oranını ölçmeye yarayan bir yöntem değildir, çünkü sadece bel ölçüsüne bakmaktadır, ama yine de obezite kaynaklı sağlık problemlerini belirleme konusunda etkili bir yöntemdir. Orta bölümde depolanan yağlar, kol ya da bacaktaki yağlara göre daha tehlikelidir. Bunun neden böyle olduğu kimse tarafından kesin olarak bilinmiyor olsa bile, görünüşe göre bu durum beldeki yağların karaciğer ve pankreasa sızma şekliyle ilgilidir. Bu sızma, metabolik sistemi daha fazla etkilemektedir, çünkü karaciğer ve pankreas insülin ve kan şekeri seviyelerini kontrol eden organlardır.

Bel çevresini ölçmek ve özellikle de kalçaların ne kadar geniş olduğuyla bunu orantılandırmak doktorlara, oldukça doğru bir biçimde, obezite ile ilgili karşılaşılabilecek çeşitli problemler konusunda, VKE’nin veremediği riskleri belirleme imkanını vermektedir. Aynı zamanda, uygulanması da çok kolaydır.

DEXA taramaları ve deplasman metotlarının aksine, bel çevresi metodu için sadece bir mezura lazımdır. Doktor muayenehanelerinde uygulanmaya müsaittir ve insanlara karşı bir çift pergele oranla daha naziktir.

Puan: A

Tüm vücut yağ oranı bilgisini veremese de, sağlık riskleri konusunda doğru bilgileri bize vermektedir, aynı zamanda uygulanması kolay ve ucuz bir yöntemdir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz