Yarasaların Dilini Anlamak

Mısır Meyve Yarasaları son derece sosyal hayvanlardır ve sıklıkla sesli münakaşalar yaparlar.

Yiyecek ve yaşam alanı kapma mücadelesi, oda arkadaşları arasında gerginliklere neden olabilir. Binlerce -ya da milyonlarca- bireyin onlarca yıl aynı karanlık odayı paylaştığını hayal edin. Huzuru korumak belirli bir iletişimi gerekli kılmakta.

Mısır meyve yarasaları için de, büyük koloniler halinde yaşamalarına ve genellikle sosyal hayvanlar olmalarına rağmen, durum böyle görünüyor. Çığlıkların arasına dalmak, gürültülü bir deneyim olsa bile, yarasalar sadece rastgele sesler mi çıkartıyorlar yoksa birbirleriyle konuşuyorlar mı?

Scientific Reports‘da yayınlanan bir çalışmaya göre, yarasa çığlıkları, kimin konuştuğu, konuşan yarasaların yiyecek eş ya da tamamen başka bir şey için kavga mı ettiği, gibi pek çok bilgi içeriyor.

“Bu çalışmada incelediğimiz sesler, geçmişte ızdırap çığlıkları olarak kategorize edilmekteydi, bunlar sadece kavgada çıkarılan agresif seslerdi. Fakat bu kaosun bilgi içerdiğini açığa çıkardık. İki yarasa arasındaki kavgayı dinleyen üçüncü bir bireyin, kimin bağırdığını, bağırmanın içeriğini (örneğin, yiyecek kavgası mı, yer kavgası mı, eş kavgası mı) ve bir dereceye kadar kime bağırıldığını anlayabileceğini gösterdik. Yarasa mağarasına girerken, artık işiteceğimiz kakafoninin sadece gürültü olmadığını, bundan çok daha fazlası olduğunu, öğrenmiş bulunuyoruz” diyor araştırmanın baş yazarı, Yossi Yovel.

Yovel ve meslektaşları, 22 yarasadan oluşan bir grubun, 3 ay boyunca seslerini kaydettikten sonra, hangi yarasaların konuştuğunu ve neler hakkında tartıştıklarını anlayabiliyorlar. Elbette bu, araştırmacıların bir yarasa lisanı tanımladığı anlamına gelmiyor, hatta yarasaların ötüşlerini tanımladıkları anlamına bile gelmiyor. Tek yaptıkları, yarasaların seslerini tanımak.

“İnsanların seslerine benziyorlar. Yarasalar, isimlerini söylüyorlar değil, ama seslerini incelediğiniz zaman, hangisinin bağırdığını (öttüğünü) çıkartabiliyorsunuz” diyor Yovel ve ekliyor “aslında, çalışmada, yarasaların konuşmalarını tanımak için, insanların konuşmalarını tanımak için kullandığımız algoritmaları kullandık.”

Yiyecek, çiftleşme ya da yerleşme ile ilgili özel sesleri ayırt edebildiler. Fakat bu, bir çeşit türler arası iletişimin başladığı anlamına gelmez.

“Yarasa iletişiminde ‘merhaba’, ‘kımılda’ ya da ‘ye’ anlamına gelen kelimeler bulmadık. Bunu şöyle düşünebilirsiniz: Eğer bir yarasa diğerine yiyeceğini aldığına dair bağırırsa, sesi daima, mağarada yer kavgası yaparkenkinden, daha yüksek bir perdeden çıkacaktır. diyor Yovel.

Bir sonraki adım, yarasaların bu sesleri çıkarmayı nereden bildiklerini ortaya çıkarmak olacaktır. Acaba, bu ‘konuşma’ yetisiyle mi doğuyorlar, yoksa bunu zamanla mı öğreniyorlar? Yovel ve meslektaşları, yarasaların yuvalarının sınırlarını dışında çıkardıkları sesleri de inceliyorlar. Veri toplamak için, arazideki yarasalara küçük mikrofonlar takıyorlar. Belki bir gün ‘yarasa ne dedi?’ sorusunun cevabı daha bile detaylı elde edilebilecektir.


Çeviren: Çiğdem Selcan

 

Bunları da okumak isteyebilirsiniz...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir