Eski İlaçlar, COVID-19 Tedavisinde Kullanılabilir Mi?

Eski ilaçlara yeni numaralar öğretebilir miyiz?

Elimizdeki ilaçları yeni kullanım alanları bulmak, oldukça iyi bir strateji; özellikle de, henüz tedavisi olmayan COVID-19 ile yaptığımız savaşta…

Bu ilaçlar halihazırda üretilmiş ve farklı endikasyonlarla hastalarda test edilmiş durumda. Böylelikle, biraz daha zaman kazanabiliriz.

Bazı Ümit verici tedaviler

Antivirüs ilaçları virüsün farklı kısımlarına saldırarak, onun hücreye girişini önleyebilir ya da çoğalmasını engelleyebilirler. Böylece enfeksiyon durdurulabilir.

SARS-CoV-2 virüsü genetik maddesini kopyaladığı sırada, Remdesivir, virüsü sekteye uğratarak çalışıyor. Remdesivir virüsü parçalıyor fakat insan hücresine dokunmuyor. Bu yüzden, hedefli bir etki gösteriyor. ABD Ulusal Sağlık Enstitüleri (NIH), remdesivirin COVID-19 hastalarında tedavisini araştırmak üzere rastgellenmiş kontrollü bir deney yürütüyor. FDA, bu konuda ilaç üretici bir şirketle çalışıyor.

Kaletra, HIV’in tedavisinde de kullanılan iki antiviral ilacın (lopinavir ve ritonavir) kombinasyonundan oluşuyor. Çin’de, ciddi derecede hasta olan 200 kişi üzerinde yapılan büyük araştırmalardan birinde, ilacın yararının olmadığı gözlemlenmiş. Yine de, erken tanı konulan veya durumu ağır olmayan hastalara erken aşamada verilirse işe yarayabileceği düşünülüyor. Dünya Sağlık Örgütü, bu hafta başlanan ve birçok ülkede gerçekleştirilen önemli bir araştırmaya Kaletra’yı da dahil etti.

Çin’deki Sağlık otoriteleri, Japonya’da yeni grip virüslerini tedavide kullanılan bir ilacın koronavirüs hastaları üzerinde etkili olduğunu belirtiyorlar. Çin Bilim ve Teknoloji Bakanlığı’nda görevli Xinmin Zhang, Fujifilm’in bir alt kuruluşu tarafından geliştirilen Favipiravir’in, Vuhan ve Şenzen’deki 340 hasta üzerinde klinik olarak denendiğini ve umut verici sonuçlar alındığını söylüyor.

Şenzen şehrinde, ilacın verildiği hastaların ortalama 4 gün sonra iyileştikleri; ilaç kullanmayan hastaların ise ortalama 11 günde iyileştikleri gözlemlenmiş. Favipiravir’in COVID-19 hastalarında kullanılabilmesi için devlet onayı gerekebilir çünkü ilaç, esasında grip tedavisinde kullanılmak için tasarlanmış.

Klorokin ve hidroklorokin, sıtma ve eklem ağrısının tedavisinde kullanıldığı için yaygın şekilde bulunabiliyor.

Hem klorokin hem de hidroklorokin, onlarca yıldır sıtma tedavisinde kullanılıyor.  Sars-Cov-2 kaynaklı COVID-19’un aksine, sıtma parazitten kaynaklanıyor. 2005 yılında klorokinin, Sars-CoV-1’in (2002-2003 yıllarındaki ‘esas’ SARS virüsü) hücre kültüründe çoğalmasını engellediği gösterilmiş. O zamanlar insan enfeksiyon görülmüyormuş. Yakın zaman önce, yeni ortaya çıkan Sars-CoV-2’nin hücre içinde çoğalmasının da klorokin kullanılarak önlenebildiği görüldü.

Bunun sonucuda, klorokinin bir türevi olan hidroksiklorokin (toksik etkisi daha düşük olan bir türev), COVID-19’lu hastalarda test edilmeye başlandı. Fransa’nın Marsilya kentinde, hidroksiklorokoninin COVID-19 üzerindeki yararını belirlemek amacıyla gerçekleştirilen klinik araştırma 18 Mart 2020 tarihinde yayınlandı. Araştırmadaki tüm hastalar 12 yaşın üzerindeydi ve Sars-CoV-2’nin bu kişilere bulaştığı laboratuvar ortamında onaylanmıştı.

Kontrol grubuna standart tedavi uygulanmış (hidroksiklorokin/HCQ olmadan). Hidroksiklorokin tedavisi uygulanan gruba, 10 gün boyunca günde 3 defa 200mg’lık HCQ sülfat kullandırılmış. HCQ + Azitromisin tedavi grubuna, 10 gün boyunca günde üç kez 200 mg olmak üzere ağız yoluyla HCQ sülfat; birinci gün ağız yoluyla 500 mg ve sonraki 4 gün 250 mg olmak üzere azitromisin içirilmiş. Nazofarinjeal akıntıdaki virüs miktarı günlük olarak ölçülmüş. Deney küçük ve rastgellenmemiş olsa da, sonuçlar oldukça ümit verici. 6. günde, kontrol grubundaki hastaların yüzde 12.5’i virolojik olarak iyileşirken; HCQ verilen hastaların yüzde 57.1’i ve HCQ + azitromisin kullanan hastaların yüzde 100’ü virolojik olarak iyileşmiş.

Yaşamakta olduğumuz bu salgın, şüphesiz ki son zamanlarda insanlığın geçirdiği en zor dönemlerden biri. Fakat artık çok daha hazırlıklıyız. Bilim insanları konu üzerinde çalışırken, bazı sonuçları şimdiden görmeye başlıyoruz.

 

 

 

 

Yazar: Melvin Sanicas/ZME Science. Çeviri: Mustafa Gökmen

Bunları da okumak isteyebilirsiniz...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir