Leonardo da Vinci ve Nikola Tesla, Söylentiye Göre Uberman Uyku Döngüsü’nü Takip Etmiş

0
570

Eğer siz de bizim gibiyseniz, uykunun muhtemelen dört gözle beklenen, çok önemli, yüce bir gece ritüeli olduğunu düşünüyorsunuzdur. Eğer Leonardo da Vinci ya da Nikola Tesla iseniz, bunu zaman kaybı şeklinde görürsünüz. Hiç öyle şey olur mu, değil mi? İddiaya göre bu ikisinin, çok agresif bir uyku düzeni varmış. Hatta o kadar ki; düşünmek bile insanı tüketiyor. Teşekkürler, biz almayalım.

Uykunun önemli bir şey olduğunu belirtmeye gerek yok. Uykusuzluk, daha fazla yemek yemenize sebep oluyor, arabayı sarhoş gibi kullanmanıza yol açıyor, öğrenme kabiliyetinizi ortadan kaldırıyor ve kelimenin tam anlamıyla beyninizi yiyor. Uyku, birçok sebepten dolayı önemli olsa da; hepsini bir oturuşta uyumanız gerekmeyebilir; yoksa bir yatışta mı demeliydik?

Şekerleme istasyonları, y kuşağının iş yerlerinde epey revaçta olsa da (şekerlemek işe yarıyor millet!), öğlen uykusu hiç de yeni bir kavram değil. Aslında insanlar sanayi çağı öncesinde, gece uykusunu “ilk uyku” ve “ikinci uyku” şeklinde bölümlere ayırıyormuş. Fakat efsaneye göre, tarihin en büyük düşünürlerinden bazıları bunu bir adım öteye götürmüş.

Söylentiye göre Leonardo da Vinci ve Nikola Tesla, neredeyse imkansız derecede yorucu olan bir uyku döngüsünü takip ediyormuş. Sanayi öncesinde, parçalı şekilde uyuyanların çift aşamalı bir rutini varken (başlarını yastığa günde iki defa koyuyorlar); da Vinci ve Tesla, çok aşamalı uykunun en yoğun örneğini uygulamış (günde üç seferden fazla uyumuşlar). Söylentiye göre, tercih ettikleri rutin ne miymiş? Uberman döngüsü…

Bu döngü, gün boyunca eşit şekilde dağılmış, 20 dakikalık altı kestirmeden oluşuyor. Süresiz şekilde devam ediyor. Çok Aşamalı Uyku Derneği‘ne göre bu sistemi ihtiyaçlarınıza uydurmak isterseniz, eşit aralıklı olmayacak şekilde ayarlayabilirsiniz. Claudio Stampi’nin 1992 tarihli “Neden Kestiririz” kitabında yazdığı üzere da Vinci, bu uygulamayı muhtemelen şu şekilde uyarlamıştı: “Kendisinin bir sırrı da (veya öyle olduğu iddia ediliyor), benzersiz bir uyku formülüydü: Her dört saatte bir 15 dakika ve toplamda, günde 1.5 saat uyurdu. Bu yüzden bir günde, fazladan altı saat verim kazandığı görülüyor. Bu eşsiz rejimi uygulayarak, 67 yıllık yaşamı sırasında fazladan 20 yıllık bir üretkenlik ‘kazanmıştı’.

Tesla, iddiaya göre 24 saatlik bir zaman dilimi içerisinde hiçbir zaman iki saatten fazla uyumamıştı. İnsanın inanası gelmiyor. Fakat lütfen, bunu denemeye çalışmayın. Onu 25 yaşında sinirsel çöküntüye sürükleyen şey belki de buydu. “Üniversitedeki profesörler, Tesla’nın babasını uyarmış ve genç bilim insanının çalışma ve uyku düzeninin, onu ölüme sürüklediğini söylemişlerdi” diye yazıyor Smithsonian dergisi.

İnsanların, kendilerini acayip sürelerde uyumaya ve kısa kestirme döngülerine adamasının sebebi açık: Daha fazla zaman (ideal şekilde) daha fazla üretkenlik anlamına geliyor. Work & Stress bülteninde 1989 yılında yayınlanan bir çalışmada, çok evreli uyku stratejilerinin, verimin uzamasına ve iyileşmesine yol açtığı bulunmuş. Bu yüzden, yapmanız gereken şey için hem daha fazla zamanınız oluyor, hem de onu yaptığınız zaman daha iyi sonuçlar da elde edebiliyorsunuz. Fakat bize büyük bir iyilik yapın ve olayı Tesla gibi uç noktalara vardırmayın.

 

 

 

 

Yazar: Joanie Faletto/Curiosity. Çeviri: Ozan Zaloğlu.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here