Amazon Ormanları Rekor Miktarda Yanıyor ve Oluşan Tahribat Uzaydan Görülebiliyor

AYLİN WOODWARD

“Gezegenin akciğerleri” yanıyor.

Binlerce kızgın alev Amazon yağmur ormanlarını kavururken; tropik bitki örtüsü, ağaçlar ve bunların ev sahipliği yaptığı bölge hayvanları yok oluyor. 15 Ağustos’tan beri, Amazon havzası ağırlıklı olmak üzere Brezilya genelinde 9.500’den fazla yeni orman yangını başladı.

Bilim insanları bu yıl, Brezilya’da şimdiye kadar 74.000’den fazla yangın kaydetti. Bu rakam, 2018’de görülen toplam 40.000 civarı yangının neredeyse iki katı. Brezilya Ulusal Uzay Araştırma Enstitüsü’nün bildirdiğine göre bu artış, 2018’in aynı dönemine kıyasla orman yangınlarında yüzde 83’lük bir yükselişe denk geliyor. Brezilya’daki en büyük eyalet olan Amazonas, Pazartesi günü acil durum ilan etti.

2019 yılı, araştırmacıların 2013’de kayıt tutmaya başladığından beri bir yıl içinde gözlenen en yüksek yangın miktarına sahip; üstelik yılın bitmesine daha dört ay var.

12 Ağustos’ta yanan yağmur ormanını gösteren uydu fotoğrafı. (NOAA)

‘Gökyüzü gelişigüzel kararıyor’

Dünya’nın en büyük yağmur ormanı olan Amazon, gezegenimizin karbondioksit seviyelerini kontrol altında tutmada önemli bir pay sahibi. Bitkiler ve ağaçlar fotosentez yaparak karbondioksidi alıyor ve havaya oksijen bırakıyorlar.

Bu yüzden; 5.4 milyon kilometrekareyi kaplayan Amazon’un, “gezegenin akciğerleri” olduğu belirtiliyor: Orman, gezegenimizin atmosferindeki oksijenin yüzde 20’sini üretiyor.

Amazon’un kurak mevsimi, genelde Temmuz’dan Ekim’e kadar sürüyor ve Eylül’ün sonlarında zirve yapıyor. Yılın geri kalanında görülen nemli hava, diğer zamanlarda yangın tehlikesini en aza indiriyor.

Fakat bu kurak mevsim süresince, şimşek gibi doğal kaynaklardan alev çıkabiliyor. Çiftçiler ve oduncular, Amazon’un tırpanla biçilen yerlerini temizlemek ve endüstriyel veya tarımsal amaçla kullanmak amacıyla bilerek de yakabiliyorlar.

Şu an Amazon’u kasıp kavuran alevler, Brezilya’nın geri kalanı üzerinde geniş etkilere sahip. Alevlerden çıkan duman, Amazonas eyaletinden çıkıp yakındaki Para ve Mato Grosso eyaletlerine yayılıyor ve hatta Sao Paulo’da güneşin önüne geçiyor; ki bu şehir 3.200 km’den fazla uzakta.

Sao Paulo’daki insanlar, Pazartesi günü sosyal medyada yerel saat ile saat 3 ve 4’te gökyüzünün karardığını bildirmiş.

Alevlerin, toplamda 3.1 kilometrekare genişliğinde bir duman katmanı oluşturduğu tahmin ediliyor. Avrupa Birliği’nin Kopernik Uydusu’ndan alınan görüntüler; dumanın, Brezilya’yı kuzeyden güneye bir bıçak gibi kestiğini gösteriyor.

‘Amazon ateşe veriliyor’

Bu haftaki yangınların hemen öncesinde, dünyanın en büyük yağmur ormanına yönelik bir diğer endişe verici olay yaşandı. The Guardian gazetesinin bildirdiğine göre Temmuz ayında, Amazon’da şimdiye kadar bir ay içinde görülen en büyük orman tahribatı gerçekleşti.

Amazon, 1.345 kilometrekare daraldı. Bu miktar, Tokyo’nun kapladığı alanın iki katından büyük.

Brezilya uydularından gelen veriler, geçen ay Amazon’da her üç dakikada bir yaklaşık üç futbol sahası büyüklüğünde ağacın devrildiğini gösteriyor. Temmuz’da yok olan toplam orman alanı, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 39 daha fazla.

Yok olan orman alanları, Amazon’daki yangınlarla doğrudan bağlantılı; çünkü çiftçiler bazen ekim alanları ve çiftlik hayvanlarının otlaması için yer açmak amacıyla ormanı ateşe veriyorlar. Kasıtlı şekilde yapılan bu yakımlar, daha sonra kontrolden çıkabiliyor.

Brezilya, Amazon’un en büyük kısmını kontrol ediyor. Ancak Brezilya Başkanı Jair Bolsonaro; yağmur ormanını korumanın, başlıca önceliklerinden olmadığını belirtmişti. Bolsonaro, Amazon’da yapılacak bir otoyolu ve hidroelektrik santrali gibi kalkınma projelerini destekliyor.

Bolsonaro yönetimi, kaçak şekilde toplanan kerestelere de eskisi kadar el koymuyor. 2018 yılında (önceki yönetim altında), 25.000 metreküp kaçak keresteye el konulmuştu. Pacific Standard’ın bildirdiğine göre Bolsonaro hükümetinin kurumları, 15 Mayıs itibariyle sadece 40 metreküpe el koydu.

Dahası; Ocak ile Mayıs arasında Bolsonaro hükümeti, kaçak ağaç kesimi ve madencilik için uyguladığı ceza sayısını düşürüp (2018’in aynı dönemine göre yüzde 34 daha düşük), yağmur ormanındaki kaçak faaliyetleri izlemeyi de azalttı.

Reuters muhabirleri, Salı günü Bolsonaro’ya, Brezilya’da rekor miktarda görülen kontrolsüz yangınları sorduğunda; Bolsonaro, yılın bu zamanında çiftçilerin arazi temizlemek için kasıtlı olarak yangınları kullanmasına işaret etti (bu, “queimada” adı verilen mevsimsel bir döngü).

“Önceden bana Elektrikli Testere derlerdi. Şimdiyse, Amazon’u yakan Nero oldum” diyor Bolsonaro. “Fakat bu sezon queimada sezonu.”

20 Ağustos günü, oduncular ve çiftçilerin yaktığı yağmur ormanının bir kısmı. (REUTERS/Bruno Kelly)

Daha sıcak ve daha kurak olan koşullar, alevlerin yayılmasını kolaylaştırıyor

İklim değişimi sebebiyle daha sıcak olan koşullar, kurak mevsim sırasında baş gösteren ve diğer zamanlara göre daha fazla büyüyen alevlere olanak sağlayabiliyor. Küresel ısınma da, dünya çapında orman yangınlarının olasılığını ve sıklığını artırıyor.

Climate Central’a göre bu yıl, küresel ölçekli kayıtlardaki en sıcak üçüncü yıl olma yolunda. Geçen sene en sıcak dördüncü yıldı. En sıcak yıllar ise sırasıyla 2016, 2015 ve 2017 olarak belirlenmişti.

Kuzey Yarımküre’deki sıcak ve kuru koşullar, eşi görülmemiş bu ısınmanın bir sonucu. Bunun sebebi, ısınmanın; kış mevsiminde yağan karın daha erken erimesine yol açması ve daha sıcak olan havanın, ağaçlar ve topraktaki nemi alıp götürmesi. Yağmurların azalması da, yanmaya elverişli olan kuru ormanlara yol açıyor.

Hepsi bir araya geldiğinde, Brezilya ve dünyanın başka yerlerindeki orman yangınları için ideal koşullar oluşuyor.

Hafta itibariyle Türkiye, Britanya Kolumbiyası, Kanada ve Alaska’nın bazı bölgeleri yanarken, Sibirya’nın da 5.46 milyon hektardan fazla kısmı alevler içinde.

 

 

 

 

Business Insider

Bunları da okumak isteyebilirsiniz...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir