Amazonlar’dan Sonra, Bolivya’nın En Önemli Ormanları Da Kontrolsüz Şekilde Yanıyor

CLAIRE F.R. WORDLEY

Bolivya’daki eşsiz Çikitano ormanının 800.000 hektara kadar ulaşan kısmı, 18 Ağustos ve 23 Ağustos günleri arasında yanarak kül oldu. Bu miktar, ülke çapında son iki yılda yok olan orman miktarından daha büyük.

Uzmanlar, yangınların meydana getirdiği ekolojik hasarı onarmanın en az iki yüzyıl süreceğini söylerken; en az 500 canlı türünün de yangın tehdidi altında olduğu söyleniyor.

Bolivya’daki Çikitano kuru ormanı, dünyadaki en sağlıklı ve en büyük kuru ormandı. Ormanın artık, bu ünvanı koruyup koruyamayacağı belli değil. Orman, yerli halkın yanısıra jaguarlar, dev armadillolar ve tapirler gibi simgesel yaban hayatına da ev sahipliği yapıyor. Çikitano’daki bazı türler, Dünya’nın başka bir yerinde bulunmuyor.

Bölgeden gelen üzücü fotoğraf ve videolar, son yangınlarda pek çok hayvanın öldüğünü gösteriyor.

Yanan bölge, aynı zamanda tarım arazilerini ve kasabaları da kapsıyor. Binlerce insan tahliye edilmiş ve çok daha fazlası da dumandan etkilenmiş.

Bölgeye su ve gıda gönderilirken, hava kirliliğinin olağanüstü miktarın iki katına çıktığı birçok mahallede çocuklar okula gönderilmiyor. Birçok aile, hâlâ içme suyuna erişemiyor.

Basın, Brezilya’ya odaklanmışken; Bolivyalılar, dünyadan bu trajediyi duymasını ve alevlerle mücadele konusunda yardım göndermesini istiyorlar.

Yangının, arazinin tarım amacıyla temizlenmesi için kasıtlı olarak başlatıldığı fakat hızlı bir şekilde kontrolden çıktığı düşünülüyor. Failler bilinmiyor fakat Bolivya Başkanı Evo Morales, “Eğer küçük aileler yangın çıkarmazsa, neyle geçinecekler?” diyerek yangın başlatan insanları savunuyor.

Yangından bir ay önce Morales, ihraç amacıyla sığır üretimini artırmayı hedefleyen yeni bir kararnameyi duyurmuştu.

Yirmi bir sivil toplum örgütü, bu kararnamenin geri çekilmesi çağrısında bulunmuş ve bunun yangınlara davetiye çıkararak, Bolivya’nın çevre kanunlarını ihlal ettiğini savunmuşlardı. Hükümet yetkilileri, yılın bu zamanında yangın çıkarmanın normal bir faaliyet olduğunu ve kararnameyle ilişkili olmadığını söylüyorlar.

Morales, uluslararası yardıma ihtiyaç olmadığını defalarca söyledi fakat kontrol edileyemen alevlerle mücadele etmek için sadece üç helikopter gönderildi. Morales, bu alevlerin bazı bölgelerde sona erdiğini iddia etti; ancak alevler diğer bölgeleri yakmaya devam ediyor ve şimdi de Bolivya’nın en büyük şehri olan Santa Cruz de la Sierra’ya ulaşmış durumda.

Bazı videolarda gönüllüler, yangınları ağaç dallarıyla geri püskürtmeye çalışırken; birçok insan, yangınların uluslararası destek ile çok daha kısa sürede kontrol altına alınabileceğini söylüyor.

Alevler büyürken, insanlar Santa Cruz eyaletinde gösteri yapmak için bir araya geliyorlar. “Yardımınız lazım” sloganları atan göstericiler, duman yüzünden nefes almakta güçlük çekmekten şikayet ediyor. Morales’in, yangınlarla mücadele için uluslararası yardım talep etmesini istiyorlar. İtfaiyeciler ve gönüllüler, 55℃’ye ulaşan sıcaklıkta alevleri kontrol etmeye uğraşırken; Bolivyalılar ise yangınla kendileri mücadele etmek için bağış toplama kampanyası düzenliyorlar.

Yangınlar başladıktan sonraki iki hafta içinde, ABD’den kiralanan bir süpertanker su uçağı getirilmiş. Fakat başkanın Twitter’da yaptığı duyurulara verilen tepkilere bakılırsa, pek çok Bolivyalı artık çok geç olduğunu düşünüyor. Morales bir genel seçim mücadelesi veriyor ve alevler yayılırken, seçim kampanyasının yolunda gitmeye devam ettiği için eleştiriliyor.

Yerli halktan bazı liderler, yangınların ve yangınlara verilen cevabın sorumluluğuna karar verilmesi için bir duruşma yapılmasını istiyor. Yerli bir lider ve sözcü olan Alex Villca şöyle söylüyor:

Sorumlu tutulması gereken kişi, Başkan Evo Morales. Bu sorumluluklar ne olacak? Ülkede meydana gelen bu kadar olayın, yerli halkın ve aynı zamanda Doğa Ana’nın haklarının bu kadar ihlal edilmesinin sorumluluğunun duruşması.

Başkan Morales; sosyalizm, yerli halkın hakları ve çevre korumaya yönelik siyasi bir program ile Bolivya’da 2006 yılında iktidara geldi. 2010 yılında, meşhur “Dünya Ana’nın Hakları Kanunu“nu çıkardı. Kanun, insanlara olduğu kadar doğaya da gerçek değerini veriyor.

Morales çevre konusunda güçlü konuşmalar yapmış; fakat izlediği politikalar tutarsız olmuştu. Ormanların geniş çapta yok olmasına ilaveten, ulusal parklarda yollar ve gaz arama faaliyetleri yapılmasına da onay vermişti.

Çikitano’daki yangınlar, ülke basınında egemen olsa da; son kuraklıkların da yardımıyla Bolivya çapında yüzlerce yangın daha çıktı.

Bu yangınlara verilen cevabın, Ekim ayında yapılacak seçimlerin sonucu etkileyip etkilemeyeceği belli değil fakat; insanların yüzde 70’inin çevreyi korumayı ekonomik büyümeden daha öncelikli gördüğü ülkede, duyarlılıklar had safhada.

Bolsonaro ve Brezilya manşetlerden düşmüyor olabilir, fakat şimdi Bolivya da son derece ciddi olan bir insanlık ve çevre durumuna ev sahipliği yapıyor.

 

 

 

 

The Conversation

Bunları da okumak isteyebilirsiniz...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir