Amerika Bilim Danışma Komitesi İnsan Embriyolarının Genetik Modifikasyonunu Destekliyor

CRISPR (nispeten ucuz ve kullanımı kolay genetik şifrelerinin değiştirilmesi) bilim sahnesine çıktığından beri, araştırmacılar çağın en büyük etik sorunlarından biriyle uğraşıyorlar: CRISPR’ın insan embriyolarını biçimlendirme yeteneği ve böylece sonraki nesillerin DNA yapısını değiştirmesi. Böyle ciddi ve kalıcı bir değişikliğe izin verilip verilmeyeceğine dair yöneltilen bu soru, CRISPR’nin bunu nispeten yapmayı kolaylaştırdığı için kabak tadı vererek tartışılmıştır. Ulusal Bilim Akademisi’nde düzenlenen uzmanlar panelinde, önlemlerin ve uyarıların uzun bir listesi yedekte tutarak geçtiğimiz haftalarda bu tür bir araştırmayı destekleyen bir rapor yayımlandı.

Rapor, Aralık 2015’te Washington’daki Gen Biçimlendirme Zirvesi’nde başlayan müzakerelerin sonucunu içermektedir. Günlerce devam eden toplantı, gen biçimlendirme üzerine konuşmaya başlamak için ilk adım oldu ve araştırmacılar CRISPR’nin insan genomları üzerinde çalışılmasına yoğun bir şekilde dâhil olan ABD, İngiltere ve Çin’den gelen liderleri içermekteydi.

Zirve liderleri, geçtiğimiz yıllarda bildirdiğimiz üzere, üreme ile ilgili olmayan ve dolayısıyla gelecek kuşaklara aktarılmayan hücrelere yapılan düzenlemelerde, somatik hücre genomu biçimlenmesine devam etme konusunda anlaşmışlardı. Fakat insan embriyolarının yanı sıra, eşey hücre hatlarının (bunlar gelecek kuşaklara aktarılabilen hücrelerdir) kullanımına ya da CRISPR uygulamasına karşı uyardılar. Bu alanda yapılan araştırmaların hâlâ emekleme aşamasında olduğunu ve herhangi bir denemeden önce riskleri daha iyi anlamak için daha fazla iş yapılması gerektiğini ifade ettiler.

Komitenin son raporu, 2015’te yayımlananlardan çok farklı olmamakla beraber, biçimlendirilen embriyolar konusundaki tutumları daha açıktı: Panel, insan embriyolarının biçimlendirilmesini, yalnızca çok özel koşullar altında desteklemektedir. Öncelikle genetik mühendislerinin ve doktorların bu uygulama ile ilişkili risklerin net bir resmini elde etmeleri için uygun araştırmalar yapılması gerekmektedir. Bu anlaşıldıktan sonra, başka “makul tedavi seçenekleri” mevcut değilse, böyle bir biçimlendirme, yalnızca bir hastalık veya engelli durumunda tedavi etmek amacıyla yapılmalıdır. Temelde, embriyoyu tedavi etmenin başka bir yolu varsa (örneğin, bebek doğana kadar bekleyip sonrasında üreme dışındaki hücreleri hastalığı iyileştirmek için başarılı bir şekilde biçimlendirme), doktorlar bu yönde çalışmalarını yoğunlaştırma yoluna gitmelidirler. Böylece potansiyel adaylar da bir merkezde toplanılabilir. (Bir bakıma ebeveynlerinin genlerinden kaynaklanan kesinlikle tedavi edilemez bebekler)

“Tasarımcı bebeklerin” hâlâ belli belirsiz endişelerinin görünmesine rağmen, insan embriyo biçimlendirilmesinin bu ikazlar karşısında bile yetersiz olacağı düşünülmektedir. Araştırmacılar, tekniğin genomun yanlış alanını biçimlendirdiği “hedef dışı etkileri” en aza indirgemek ve ortadan kaldırmak için harekete geçmek zorundalar. En az birkaç yılda ortaya çıkacak sapmalar işlenir işlenmez, ABD’deki herhangi bir yasal kuruluş, tekniğin hastalığı tedavi etmekten başka bir şey için kullanılmasına izin vermeyecektir. Şu an itibariyle hükumet, Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi’nin kalıtsal gen modifikasyonunu içeren araştırmayı değerlendirilmesini yasaklamıştır. Nispeten iyi gen biçimlendirici tekniklerle (CRISPR ile değil) üretilen “üç ebeveynli bebek”ler bile, ülkenin sınırları dışına çıkmaktadır. ABD’li bir doktor, son zamanlarda sağlıklı bir doğum yapmasına neden olan böyle bir prosedürü uygulamak için yurt dışına gitti.

Dolayısıyla, tasarımcı bebeklerin veya genetik iyileştirme kliniğinin yakın zamanda ortaya çıkması pek olası değildir. Ancak CRISPR araştırması hızla ilerlemektedir. Aslında, daha az yasal engeli bulunan Çin gibi diğer ülkeler, CRISPR’yi insan embriyolarında denemişlerdir. Geriye, Amerika Birleşik Devletleri ve diğer ülkelerin ne kadar çabuk davrandığını görmeye kalmaktadır.


Çeviren: Yusuf Sürmeli

Bunları da okumak isteyebilirsiniz...

1 Yorum

  1. Murat dedi ki:

    “Bu alanda yapılan araştırmaların hâlâ emekleme aşamasında olduğunu ve herhangi bir denemeden önce riskleri daha iyi anlamak için daha fazla iş yapılması”==> Uygulamanın bam teli burası, sonuçta doğacak olan bir insanın hayatı boyunca nasıl bir yapıya kavuşacağını görmek için bir yerden başlamak lazım, ama o insanın hayatını mutlu bir şekilde devam ettirecek şekilde. Bu çalışmalar emekleme aşamasında olsa bile, bu çalışmaları destekliyorum, son yılların en iyi gelişme gösteren dalı olan genetik bilimi, doğmadan önce müdahale sonucu herhangi bir yanlışlığa düşmüşse, bunu doğduktan sonra düzeltmesi için gerekli donanıma sahip olacaktır.

Bir cevap yazın

Abonelikle İlgili Konular İçin abone@doganburda.com

Eksik Sayılar İçin okurhizmetleri@doganburda.com

Müşteri Hizmetleri (212) 478 0 300

Danışma Hattı (212) 410 32 00

 

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir