Bilim İnsanları, Saç Beyazlaması ve Kelliğin Ardındaki İşleyişi Nihayet Bulduklarını Düşünüyor

Saç kaybı burada başlıyor.

Pek çoğumuz yaşlandıkça saçımızın beyazlaması veya dökülmesinin acımasız gerçekliği ile mücadele ederiz. Fakat bu sorunlar ne kadar yaygın olursa olsun, bilim insanları bunların altında yatan biyolojik sebebi belirlemekte zorlanmışlardı. Bu yüzden sorunu gizlemek için saç boyası ve peruklar gibi kestirme çözümlerle kalakalmıştık.

Şimdi bilim insanları nihayet farelerde saçın büyümesine ve pigment oluşturmasına sebep olan özel hücreleri belirlediler. Bu durum, saç beyazlaması ve kellik tedavisi geliştirmeye doğru atılan büyük bir adım niteliği taşıyor.

Araştırmacılar aslında Nörofibromatoz 1. Tür adı verilen ve tümörlerin sinirlerin üzerinde gelişmesine sebep olan nadir bir genetik bozukluğu araştırırken, kazara bu ‘ata saç hücrelerine’ rastladılar.

Texas Üniversitesi Southwestern Tıp Merkezi’nden baş araştırmacı Lu Le şöyle söylüyor: “Bu proje belirli tümör türlerinin nasıl oluştuğunu anlamak amacıyla başlamış olsa da, kendimizi saçın neden beyaza döndüğünü öğrenirken ve saçı doğrudan çıkaran hücrenin kimliğini keşfederken bulduk.”

“Bu bilgi ile birlikte, gelecekte bu estetik sorunları düzeltmek amacıyla bölgesel bir bileşim oluşturmayı veya gerekli geni saç köklerine güvenli şekilde ulaştırmayı umuyoruz.”

Araştırmacılar, saç köklerinin dibindeki çıkıntıda bulunan deri kök hücrelerinin, saç büyümesi ile ilişkili olduğunu zaten biliyorlardı fakat bu deri hücrelerini saç hücrelerine dönüştüren şeyin ne olduğundan tam olarak emin değillerdi. Bu yüzden onları hedef almak veya büyümelerini teşvik etmek için bir yol bulmaya başlamamışlardı.

Fakat sinir hücreleri üzerinde tümör oluşumunu araştırırlarken, bu hücreleri bir tarafa ayıran proteini keşfettiler.

KROX20 adı verilen protein, daha çok sinir gelişimi ile ilgili. Fakat takım, farelerdeki saç köklerinde bunun deri hücrelerinde açılarak, saçın büyümesini sağlayan saç kılı yuvası haline geldiğini keşfetti.

Bu protein daha sonra bu hücrelerin kök hücre etmeni (SCF) adı verilen bir protein üretmesine sebep oluyor ve bu iki molekül de bir hücrede ifade edildiği zaman, saç köklerini yukarı çıkarıyorlar, pigment üreten melanosit hücreleri ile etkileşime girerek sağlıklı ve renkli saçlar haline geliyorlar.

Fakat ikisinden biri eksik olursa, işlem aksıyor. Takım KROX20 üreten hücreleri sildiği zaman, hiçbir saçın uzamadığını ve farenin kel olduğunu keşfetti.

Bu ata saç hücrelerindeki SCF genini sildikleri zaman, hayvanın saçı beyaza döndü.

Açık konuşmak gerekirse, bu araştırma şimdiye kadar sadece farelerde yürütüldü. Fareler ile birçok biyolojik benzerliğimiz olsa da, fazla heyecanlanmadan önce çalışmanın insanlarda tekrarlanması gerekiyor.

Fakat Le ve takımı, bunun insanlarda erkek tipi kellik ile ilişkili olup olmadığını çözmek amacıyla beyazlaşan ve incelen saçlara sahip insanlarda KROX20 ile SCF’ye bakacak olan bir proje üzerinde şimdiden çalışıyorlar.

Bu durumun sadece biz yaşlandıkça saçımızın neden değiştiği konusunda değil, ayrıca genel olarak yaşlanma konusunda da bize bir şeyler öğretmesi umuluyor. Üstelik araştırmanın, muhtemel olarak daha uzun süre genç görünmemize yardımcı olacak tedavilere yol açabilmesinin de zararı olmaz.

Araştırma, Genes & Development bülteninde yayınlandı.

 

 

 

 

ScienceAlert

Bunları da okumak isteyebilirsiniz...

1 Yorum

  1. Murat dedi ki:

    “kazara” – Bilimsel araştırmalar da bazı icatlar ya anlık ilhamlar veya ‘kazara’ bulunmuştur. İlginç olan ise bizim bazı teknolojik tahminlerimizi bile kısaltacak kadar bu ‘kazara’ araştırmaları devam edecektir. Dünya da kozmetik alanda en çok saç çıkartma ve beyazlığı giderme ürünlerine yatırılan paralardır. Bu nedenle bilim insanları bu işi kökünden başarırlarsa, gelen parayla araştırmalara daha fazla kaynak ayırarak, gelecekte ki icatları süresini kısaltabilirler. Böylece yerel otoriteye de fazla gerek kalmaz, yani bilim insanları kendi ekonomisini kendileri yaratarak dünyayı daha iyi hale getirebilirler!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir