Dinozorların Nesli Tükendiğinden Beri Karıncalar Mantar Yetiştiriyor

0
267

Güney Amerika’nın yaprak kesici karıncaları (attiniler), minik topluluklarını beslemek için mantar yetiştiriciliğine bel bağlıyor. Elbette insanların yetiştirdiği baş döndürücü çeşitlilikteki mahsülle asla yarışamaz, ancak karıncalar bizden çok uzun zamandır bu zanaati devam ettiriyorlar. Hatta, bilim adamlarının Nature Communications’taki 20 Temmuz tarihli yayınına göre karıncalar, dinozorların yok oluşunun ardından milyonlarca yıldır mantar ekip biçiyorlar. Genetik analizler, karınca çiftçilerin ve yetiştirdikleri mantarların bin yıllık bir dönemde, artan bir bağlılıkla birbirlerine nasıl uyum sağladıklarını ortaya koydu ve birliktelikleri boyunca önemli dönüm noktalarının, sanılanın aksine çok daha eskiye ait olduğunu gösterdi.

İnsanlar 10.000 yıldır çiftçilik yapıyor. Hayvanlar arasında sadece mantar yetiştiren karıncalar ve termitler bize rakip olabilecek şekilde endüstriyel ölçekte çiftçilik yapma başarısını gösterebildi. Tıpkı insanlar gibi, ilk karınca çiftçiler de yetiştiriciliğe avcı-toplayıcı yaşam tarzından geçiş yapmışlar. Karıncaların tarımı, fotosentezden ziyade organik maddelerin bozulmasına dayalı olduğundan böcek çiftçiler mantarı yeraltı bahçelerinde ekip biçmekte.

Bilim insanları, karıncaların ve mantarların tarih içerisinde nasıl ve ne zaman büyük ölçekli çiftçilik için uyum sağlamak zorunda kaldığını araştırmayı hedefledi. Yeni bir çalışmada Danimarka, Çin, Panama ve ABD’den katılımcıların bir araya gelerek oluşturduğu ekip, 7 karınca türünün ve yetiştirdikleri mantarların genomlarını analiz edip kıyasladı.

Analiz sonuçlarına göre karıncalar, bilim insanlarının düşündüğünden çok daha eski bir dönemde, yaklaşık 55-60 milyon yıl önce (diğer bir deyişle dinozorların yok oluşundan 5-10 milyon yıl sonra) çiftçiliğe başlamış. Bin yıl geçtikten sonra da karıncalar ve mantarlar geri döndürülemez bir şekilde birbirlerine bağlanmışlar. Yeni bir araştırma da karıncaların kendi başlarına arjinin amino asiti üretme kabiliyetlerini erken dönemde kaybettiklerini ortaya koydu.

İnsan çiftçiliğinde, tek bir ekim çeşidine bel bağlamak kötü bir fikirdir. Karıncalarda ise, mantarın tek bir türüne bağımlılığı artırmak büyük ölçekli tarım için önemli bir adım olarak görünüyor.

Başlangıçtan yaklaşık 30 milyon yıl sonra (yine bilim adamlarının düşündüğünden çok daha önce), tek bir mantar türü, yabani akrabalarıyla eşleşmeyecek şekilde ve karıncaları beslemek için özel uzuvlar yetiştirerek evcilleşti. Bu sayede karınca kolonileri önceki türlerden daha büyük ve iyi mantar bahçeleri yetiştirebildi. Karşılığında da cismen büyüdüler ve daha çok işçi sınıfına evrildiler. Karıncalar ve mantarlar birlikte, kendi ekosistemleri içinde egemen bitki-yiyicileri oluşturuyor. Bu ortaklık olmasaydı gezegenin ciddi bir kısmı çok farklı görünüyor olabilirdi.

Yaprak kesici karıncalar tarafından kullanılan ve özellikle geniş ölçekli tarımda başarılı olan mantar türleri de ağacı ve kabuğunu sindirme kabiliyetlerini yitirmiş durumda. Mantarlar, karıncaların onlara getirdiği yapraksı bitki artığına bağlılar. Bilim insanlarına göre karıncaların yaprak kesme becerileri ise 15 milyon yıl önce gelişmiş.

Karıncalar ve mantar hasadının nasıl bir araya geldiğini incelemek şaşırtıcı şekilde uzun ve etkileyici bir tarihe ışık tutmakta. Smithsonian Tropik Araştırma Enstitüsü ve Kopenhag Üniversitesi eş yazarı Jacobus Boomsma’ya göre “Bugüne kadar yapılmış herhangi bir hayvan kökeni araştırmasına benzemeksizin bu çalışma bizleri evrimsel değişim katmanlarına yönlendirdi.”


Baha Cangören

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here