Europa Üzerindeki En İlginç Yer

0
20

Jupiter’in uydularından biri olan Eurpoa’nın buzlu kabuğunun altında devasa bir okyanus yer almakta. Bu okyanusta yaşayan canlıların olup olmadığı ise astrobiyolojinin en büyük gizemlerinden biri. Bu sır ise çözülmesi kolay türden bir şey değil çünkü okyanus yeryüzündeki kilometrelerce buzun altında yer almakta. Ancak bu konu hakkında yazılan yeni bir makale, Europa’nın suyunu keşfetmenin farklı bir yolu olduğunu açıklıyor.

Astronomical Journal tarafından geçtiğimiz günlerde kabul edilen araştırma, Europa’daki kızılötesi ışınların salınımını gösteren bir haritaya sahip. Europa’nın kabuğunu meydana getiren değişik maddeler, değişik kızılötesi salınımına sahipler. Bu da Europa’nın nelerden meydana geldiğini anlamada bilim adamlarına önemli derecede yardımı dokunacak bir keşif. Araştırmaki harita tarafından ortaya çıkarılan bir bölge ise, makalenin yazarlarından astronom Mike Brown’a göre ideal bir iniş yeri.

Europa üzerine inmesi planlanan herhangi bir uzay aracı bulunmamasına rağmen, gayriresmî adı “Europa Clipper” olan ve 2020’lerde bu küçük uydunun yakınından geçmesi planlanan bir görev hâlihazırda ajandada yer almakta ve bilim adamları da bu göreve bir tane araştırma aracı koymak için çabalamaktalar. Brown, inilmesi uygun olan bir alanın keşfini yapmış olmakla bu sürecin hızlanacağını düşünmekte.

Europa’nın yüzeyini keşfetmek amacıyla yapılan harita çalışması üç bölgeyi ortaya çıkardı. Bu bölgelerin ikisi daha önceden biliniyordu.

“Biri, herkesin bekleyeceği üzere, sadece buzdan oluşan bölge” diyen Brown, ekliyor: “Diğeri ise Io ve Jupiter’den giden radyasyonlar tarafından bombalanan bir buz bölgesi. Ancak daha önce bilmediğimiz üçüncü bir bölge daha bulduk”.

Bu bölge ise “kaos arazisi” olarak adlandırılan ve bilim adamlarının henüz bilmediği bir bileşenden oluşan bir yer. Bu bölgedeki buzlar parçalanmış ve kırılmış ve sonrasında tekrar donmuş bir şekilde görünmekte. Bilim adamları yıllardır bu bölgeye inmek istemekte çünkü bu bölge diğerlerine nazaran “genç” ve hâlâ aktif bir bölge.

Europa’nın bu bölgesinin tam olarak hangi maddelerden meydana geldiği bilinmemekte ancak Brown ve ekibinin de aralarında bulunduğu bazı bilim adamları, bu bölgenin Europa’nın okyanusunun yüzeye çıktığı ve tekrar donduğu bir yer olduğunu düşünmekte. Eğer gerçekte olan buysa, yüzeyin hemen altından elde edilecek bir kalıntı, okyanusun nasıl bir yapıya sahip olduğu ve nelere ev sahipliği yaptığını gösterebilir.

Bu grupta yer almayan araştırmacılardan bazıları ise kaos arazilerinin yok olan göllerden veya diğer büyük darbelerden dolayı oluştuğunu düşünmekte. Bu görüş de yeryüzünün Europa’nın sahip olduğu okyanus hakkında bir bilgi veremeyeceği anlamına geliyor.

Gizemli maddenin sırrı hâlâ, doğal olarak, bir sır. Ancak Brown ve ekibi yüzeyin okyanustan artakalan tuzdan oluştuğunu düşünüyorlar. Laboratuvarlarda yapılacak araştırmalar ve yüzeyi incelemekte kullanacakları farklı dalga uzunluklarıyla, bu sır hakkında bir şeyler öğrenmeyi amaçlıyorlar.

Europa’nın yüzeyinde bir yaşam olma ihtimali neredeyse imkansız çünkü yeryüzü hem çok soğuk hem de Jupiter ve uydusu Io tarafından gönderilen radyasyonlar tarafından dövülmekte. Yani gönderilecek bir aracın yeryüzünde yaşayan bir canlıya rastlaması gerçekten sıfıra yakın bir ihtimal. Ancak eğer yüzey gerçekten tuzluysa, gönderilecek araç, yerüzünün altındaki okyanusla ilgil önemli bilgiler elde edebilir ve yaşama uygun olup olmadığına dair verilere ulaşabilir.

Başka bir gezegen üzerinde, kilometreler uzunluğundaki buzu delebilecek teknoloji ise henüz bulunmamakta. Üzerine inilmesi arzu edilen alan başka bir avantaja daha sahip: Radyasyondan belli oranda korunmayı başarmış olan bölge, bu sayede üzerinde biyolojik kalıntıların korunduğu ve gönderilecek araçların bozulmayacağı bir yer olabilir.

“Europa’yı incelemenin en ideal olduğu nokta orası” diyor Brown ve devam ediyor: “Eğer Europa’nın yakınından geçecek ve haritasını çıkaracak bir uzay aracı gönderip üstüne bir araştırma aracı indirmezsek, bu büyük bir ayıp olur. Oraya gidip, Europa’yı inceleyecek ve aradığımız cevapları bize verebilecek bütün tekonolojilere şu anda sahibiz.”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here