Yaprak rahatlatması Cannavissativa kimyasalı hayvanların acılarını dindirebilir. Ancak kenevir içerikli eklentiler düzenlenmemiş hayvanlar içindir ve bu eklentilerin güvenli ve etkili olduğunu gösteren hiçbir araştırma yok.

Evcil Hayvanıma Ağrı Kesici Olarak Kenevir Vermem Doğru mu?

Bilimin ardında duran kenevir içerikli evcil hayvan ürünleri hala tartışılan bir konu.

Yaprak rahatlatması
Cannavis sativa kimyasalı hayvanların acılarını dindirebilir. Ancak kenevir içerikli eklentiler düzenlenmemiş hayvanlar içindir ve bu eklentilerin güvenli ve etkili olduğunu gösteren hiçbir araştırma yok.

İnsanlar son 10 yıldır tıbbi esrarı kronik ağrılarını dindirmek için kullanıyor. Peki, bu ot hasta hayvanların acılarını da dindirebilir mi? New York Times’ın söylediğine göre, birkaç şirket yakın arkadaşları için tasarladıkları kenevir içerikli ürünleri satışa sundu. Görünüşe bakılırsa evcil hayvan sahipleri besledikleri kedi köpek ve diğer türler için ürünleri ağrı kesici, hastalık ataklarını azaltıcı olarak ve hatta öfke nöbetlerini azaltmak için kullanıyor.

Peki, işe yarıyor mu?

MSPCA (Boston’da Angell Tıbbi Hayvan Merkezi)’da hayvanlar için bir ağrı kliniği işleten veteriner Lisa Moses: “İnsanlar bana sürekli bu konuyla ilgili sorular soruyor. Burada bu tür eklentilerin evcil hayvanlarına iyi geldiğini düşünen birçok insan ve veteriner var.”

Tabi ki bu kişisel bir görüş. Bunu size ne bir kedi ya da köpek, ne de bilim söyleyemez. Elimizde bu ürünlerin etkili ya da güvenli olduğuna dair hiçbir çalışma yok. Daha da kötüsü, Moses’in dediğine göre aldığımız riskin ne kadar büyük olduğunu bilmemizin de bir yolu yok.

İnsana etki eden bir şeyin aynı zamanda hayvanlara da etki etmesi fikri mantıklı gelirken, Ohio Üniversitesi’ndeki veteriner Sarah Moore daha fazlasını biliyordu. Sahiplerinin sakladığı ürünleri gizlice alan hayvanların daha büyük sağlık sorunlarına sahip olduğu ortaya çıktı.

Moore gönderdiği bir e-postada “Genellikle hayvanların yanlışlıkla esrar kullanmasından kaynaklı zehirlenme vakaları birçok kez karşımıza çıkmakta; bu hayvanlar ciddi şekilde hastalanabiliyorlar. Bu yüzden onlara tıbbi ya da eğlence amaçlı kullanılan esrarı vermek doğru değil,” dedi.

Arka ayaklarda zayıflık, kusma, salya akıntısı, çarpıntı ya da kasılma, gözbebeğinde büyüme ya da idrarı tutamama gibi belirtiler görülüyor. Ayrıca hayvanların komaya girme, hatta yaşamlarını yitirme riski var. Ancak, neyse ki bu nadir görülen bir durum.

Peki, bu yeni nesil ağrı kesicilerindeki farklılık nedir?

Tipik olarak, esrarın içerisinde bulunan ana aktif maddesi tetrahidrokannabinol (THC) değil. Bunun yerine, ürünler (yenilebilir yağ, tentür, pudra, tütün parçası) kenevirin bir başka kimyasal formu olan cannabidiol (CBD) içerir. Birçoğu (Canna-Pet ya da Treatibles) kenevirin bir çeşidi olan ‘hint keneviri’ bitkisinden yapılıyor. Bu madde esrar için yetiştirilip, aynı zamanda ilave besin olarak da satılmakta.

CBD psikoaktif bir madde değil, ancak bazı yararları olabilir. Araştırmacılar CBD’nin felç, ağrı, iltihap gibi sorunlar için bir tedavi yöntemi olup olmayacağını araştırıyor. Fakat kimse insanlar ya da hayvanlar üzerindeki etkilerini tam olarak bilmiyor.

‘Ne kadar risk aldığımızı bilmenin bir yolu yok’

Kolarado’daki WheatRidge Hayvan Hastanesi veterineri Stacy D. Meola, “konsantrasyonun, dozun, verilme sıklığının hatta hangi hastalığa iyi geldiğine dair hiçbir araştırmamız yok” dedi. Bir diğer problem de metabolizma. ‘Köpeklerin esrarı insanlardan farklı şekilde metabolize ettiklerini biliyoruz ve bu işleri daha da karmaşık hale getiriyor.’

Hayvanlar için kenevir satışa sunan birkaç firma ortaya çıkarken, Moses bu durumun kendisini çok rahatsız ettiğini, çünkü zehirleyiciliği hakkında çok az şey bildiklerini söyledi.

Amerikan Gıda ve İlaç İdaresi bu duruma ne diyor?

FDA, ne kenevirin hayvanlar için kullanılmasını, ne de CBD içerikli eklentilerin hayvanlara verilmesini onaylıyor. Bu yüzden bu ürünlerin hayvanların aldığı ilaçlarla nasıl etkileşime gireceğine ve nasıl kullanılacağına dair standart kurallar yok.

Her bir ilavenin içeriğinde ne olduğunu kesin olarak bilmek oldukça zor. Moore’un dediğine göre çoğu şirket malzeme içeriğini saklı tuttuğu için bu bilgi paketin üzerinde yazılmayabilir hatta bir doktor ya da tüketici direkt olarak sorduğunda açıklanmayabilir.

Farklı türlerin yedikleri şeylere metabolizmalarına bağlı olarak farklı tepkiler verdiği düşünülürse, işler gittikçe yanıltıcı ve riskli bir hale geliyor. Moses, “örneğin kedilerin ilaçlar ve kimyasallar için bilinen en garip metabolizmaya sahip oldukları biliniyor,”dedi. “Vücutları zehrin etkisini diğer türlerden daha farklı bir şekilde gideriyor. Bu yüzden daha dikkatli olmalıyım.” Bunun yanında otoburlar tamamen farklı bir mesele olabilir. “Vücut sistemi bu şekilde çalışan hayvanlar için doğru dozun ne olduğunu bulmak, karnivorların dozunu bulmaktan tamamıyla farklı. Gerçekten her tür için veriye ihtiyacınız var.”

Peki, hayvanım hastalandığında ne yapmalıyım? 

Farklı türdeki hayvanlar farklı metabolizmalara sahiptir. Kediler, köpekler ve tavşanlar kenevir içerikli ürünlere tamamen farklı tepkiler verebilir.

Birçok veteriner kenevir içerikli ürünleri önerene kadar, gerekli ürünü elde etmek için birçok bilgi var. Moses, “onlar insanlar gibi değil, kendilerini hasta ya da farklı hissettikleri zaman ilacı bırakamazlar,” dedi. Görülen o ki evcil hayvan sahiplerinin çok sevdikleri dostları için her türlü yolu deneyip er ya da geç bu kullanımı kolay ürünlere geri dönmeleri kaçınılmaz bir durum olarak görülüyor. Bu insanlar için Moore tedbir almanızı ve hayvanınız keyifsiz davrandığında dikkatlice gözlemlendiğinden emin olmanızı tavsiye ediyor.

Bu arada, fiziksel tedavi sürecinde kullanılan Quellin ya da Onsior gibi standart ağrı kesiciler hayvanınızın kronik ağrılarını geçirmek için en iyi seçenekler arasında olabilir. Moses, “Kötü sonuçlanacak bir şeye başlamadan önce, bütün yeni seçenekleri araştırmak için bir veterinerle görüşmeye değer,” diyor. “Bu gerçekten ümit vadedici; kronik ağrıları olan hastalarımı tedavi etmek için bazı bileşiklerin (kenevir) nasıl kullanılması gerektiğini çözebileceğimize inanıyorum. Ancak bana göre şu anda bu durumdan oldukça uzaktayız.”

_________________________________________________________________

Çeviren: Ayşegül Alyamaç

Bunları da okumak isteyebilirsiniz...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir