Mukavemet Sporcuları Neden “Duvara Tosluyor”

İster bisikletçiler gibi “bonking” (tükenmek, duvara çarpmak anlamında kullanılıyor) deyin, isterseniz koşucu ve yüzücülerin tercih ettiği gibi “duvara toslamak” terimini kullanın; insanın fiziksel limitine ulaşması rahatsız edici bir durumdur. Duvara toslayanlar bu durumu bedenin kişiye ihanet etmesi olarak görürler. Devam etmeyi ne kadar isteseler de; beyinleri her ne kadar bedenlerini kandırmaya ve aldatmaya çalışsa da, vücutları kıpırdamaz. Araştırmacılar bir süredir suçlunun vücuttaki glükozun tüketilmesi olduğunu biliyorlardı, ancak Cell Metabolism dergisinde yayımlanan bir çalışma bu fenomene yeni bir ışık tuttu. Çalışmayı kaleme alan araştırmacılar, fareler üzerinde yaptıkları deneylerde performanstaki düşüşler için muhtemel bir tedavi buldular.

Mukavemet sporcuları beyinlerindeki glükozu (enerji için kullanılan basit şeker) tamamen tükettikleri için bu meşhur duvara tosluyorlar. Kaslar yakıt olarak yağ veya glükozu kullanabilirken beyin yalnızca ikincisini harcayabiliyor ve öğlen yemeğinde hızlıca atıştırdığınız hamburgerin vücudunuzun kullanabileceği glükoza dönüşmesi ise biraz zaman alıyor. Dolayısıyla vücudumuzu sınırlarına zorladığımızda halihazırda bedenimizde depolanmış olan glükoza bel bağlamış oluyoruz. Eğer çok ağır egzersiz yaparsak, vücudumuz bu depoyu bizim yenileyebileceğimizden çok daha hızlı bir şekilde yakmaya başlar ve böylece duvara toslarız. Koşulan mesafenin veya kaldırılan ağırlığın haftalık, aylık ve yıllık periyotlarda kademeli olarak arttığı aşamalı idman duvara toslama olasılığını düşürmeye yardımcı olur.

Yeni çalışmaya göre, bu uyum kabiliyeti için PPARδ adı verilen transkripsiyon faktörüne teşekkür edebiliriz. Normal koşullarda, aşamalı idman PPARδ faktörünü etkinleştirerek kas yapısında değişikliği tetikler ve Tip I kas liflerinin oranını arttırır. Tip I (diğer adıyla yavaş kasılan) kas lifleri, maraton koşusu gibi uzun süreli aktivitelerin arkasındaki dinamodur. PPARδ faktörünün değiştirildiği, “maratoncu” lakaplı transgenik fareler üzerinde yapılan önceki çalışmalar sıradan kemirgenlere göre iki kat daha uzun koşabildiklerini ortaya çıkardı. Ayrıca daha fazla yağ yakabiliyorlardı.

Yeni çalışmada araştırmacılar farelerin genetiğini PPARδ transkripsiyon faktörünü tamamen kapatarak değiştirdiler. Çalışmayı kaleme alan, İsviçre Lozan’daki Ecole Polytechnique Federale’de araştırma görevlisi Michael Downes “Bu çalışmayı yapıp hayvanları bant üzerinde koşturduğumuzda, normalde egzersiz yapınca tetiklenen genlerin uyarılmasının başarısız olduğunu tespit ettik” diyor.

Bu çalışma sayesinde, araştırmacılar PPARδ faktörünün yalnızca yağ tüketimini arttırmakla kalmayıp ayrıca kasların yaktığı glükoz miktarını da azaltarak kişinin duvara toslamadan önce ne kadar çok koşabileceğini, yüzebileceğini veya bisiklet sürebileceğini  göstermiş oldu. İyi idmanlı bir kişi glükoz tüketim verimliliğini arttırarak, glükoz deposunun tamamını yakmadan önce daha uzun koşabilir, daha çok yüzebilir ve daha uzun süre bisiklet sürebilir. PPARδ faktörü olmayan fareler ise ne kadar idman yaparsa yapsın, atletik kapasitelerini arttıramıyorlar.

Bu bilgiler ışığında araştırmacılar aktif olmayan farklı bir grup fareye, PPARδ faktörünü etkin hale getirmek amacıyla, egzersiz mimetiği olarak bilinen bir tür ilaç verdiler. Mimetik kaslardaki yağ yakımını arttırdı ve beyindeki glükoz kaybının etkilerini geciktirdi. Bilim insanları tembel fareleri koşu bandına koyduklarında duvara toslamadan önce neredeyse %70 daha uzun süre (160 dk.dan 270 dk.ya artan zamanda) koşabildiklerini gözlemledi. İlaç temelde aşamalı idmanı taklit ederek esas faydanın kas değişiminden değil, PPARδ faktörünün etkinleşmesinden geldiğini ortaya çıkardı.

Çalışma ve ilaçlar henüz insanlar değil, fareler üzerinde denendi. Dolayısıyla insanlar üzerinde yapılacak muhtemel uygulamalarda sonuçların ne kadar geliştirilebileceği konusunda şimdilik  bir sınır söz konusu. Ayrıca insanlar için benzer bir uygulamanın bizi tamamen sağlıklı yapacağı ve zahmetsiz olacağı da net değil. Bununla birlikte bu sonuçlar, kazada sakatlanarak veya kas hastalığı sonucu antrenman ile gücünü arttırma yetisini kaybeden insanların dayanıklılığını arttırabilmesi için bir aşama vaat ediyor.

Bunları da okumak isteyebilirsiniz...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir