Muz Boyutunda Dişleri Olan ‘Dehşet Timsahı’, Dinozor Avlamış Olabilir

0
Deinosuchus hatcheri fosilinin yeniden oluşturulmuş hali. Daderot/Wikimedia Commons/CC0 1.0

Kretase döneminin sonlarına doğru Kuzey Amerika, iç kısımdaki dev bir denizle ikiye ayrılmıştı. Saltanatlarının sonuna yaklaşan dinozorlar, bu sıcak ve sulak yerde hâlâ bol miktarda bulunuyordu. Fakat bastıkları yere dikkat etmeleri lazımdı, özellikle de su kenarında…

Sığ yerlerde, ‘dehşet timsahı’ olan Deinosuchus pusuya yatmıştı. Nesli tükenen bu dev timsah, yaşadığı yarı sucul ortamdaki en büyük etçildi. Zirvede yer alan bu yırtıcı, eğer çok yakında dolaşırlarsa dinozorları bile kapabilirdi.

Dinosukus fosilleri, ABD’de ilk olarak 1850’li yıllarda bulunmuş ve üzerlerinde yüzyılı aşkın süre boyunca çalışma yapılmıştı. Fakat bu cins içerisindeki tür sınıflandırmaları, uzunca süre tartışmalara sebep olmuştu.

Iowa Üniversitesi’nde çalışan araştırmacılar, yayımlanan yeni çalışmada bu mevcut fosil kalıntılarını yeniden ziyaret etmiş ve ayrıca yeni toplanan fosil numunelerine bakmışlar.

Deinosuchus schwimmeri’nin kafatası. Cossette & Brochu, Journal of Vertebrate Paleontology, 2020

Araştırmacıların filogenetik açıdan yaptığı bu yeniden değerlendirme, fosil kalıntılarında Dinosukus’un üç ayrı türünün ayırt edilebildiğini ileri sürüyor: Bu türler ise araştırmacıların öne sürdüğü tip türü D. riograndensis, D. hatcheri ve yeni tanımlanan tür D. schwimmeri.

Artık New York Teknoloji Enstitüsü’nde çalışan baş araştırmacı ve taşılbilimci Adam Cossette, “Dinosukus, su içmek üzere su kenarına gelen dinozorlara dehşet yaşatmış bir dev olmalıydı” diyor.

“Şimdiye kadar, hayvanın tümü bilinmiyordu. İncelediğimiz bu yeni numuneler, muz boyutunda dişleri olan acayip, canavarımsı bir yırtıcıyı ortaya çıkarıyor.”

Bugüne dek bilinen en eski Dinosukus örneği yaklaşık 82 milyon yıllık olsa da, araştırmacılar tüm bu farklı türlerin ortak bir atadan geldiğini ve bu ata popülasyonunun ise muhtemelen Kuzey Amerika’da yaşamış olduğunu söylüyorlar; Batı İç Denizyolu, denizlerin yükselmesiyle birlikte kıtayı ikiye bölmeden önce…

Araştırmacılar bu olay gerçekleştiğinde, doğu ve batı kıyılarındaki farklı ortamların bazı evrimsel adaptasyonlara yol açtığını ve bu adaptasyonların da D. riograndensis, D. hatcheri ve D. schwimmeri‘nin birbirinden biraz farklı şekil ve vücut boyutlarıyla sonuçlandığını tahmin ediyorlar.

Sanatçının Dinosukus izlenimi. Tyler Stone

“İlginç bir canlıydı” diyor taşılbilimci Christopher Brochu. “Timsahlar takımının, dinozorlar çağından beri değişmemiş ‘yaşayan fosiller’ olmadığını gösteriyor. Onlar da diğer herhangi bir grup gibi dinamik biçimde evrimleşmiş.”

Fosil kalıntılarına göre D. riograndensis ve D. hatcheri, günlerini Kuzey Amerika’nın batısında; Montana’dan Meksika’nın kuzeyine kadar dinozor avlamakla geçirmiş. Bu arada D. schwimmeri, New Jersey ile Mississippi arasındaki Atlantik kıyılarında yaşamış.

Fakat kıyısal ilişkileri ne olursa olsun, uzunlukları 10 metreye varan bu dev canlılar, şimdiye kadar yaşamış en büyük ve en korkutucu timsahlardanmış. Ayrıca görünüş olarak, günümüz alligatorlarına timsahlardan daha yakınlarmış.

Columbus State Üniversitesi’nde yerbilimci ve taşılbilimci olan David Schwimmer, “O zamanlarda ABD’nin doğusunda yaşıyormuş ve oralarda ondan daha büyük bir canlı yokmuş” diyor.

Schwimmer bu yeni çalışmada yer almasa da, alana yaptığı katkılar sebebiyle D. schwimmeri‘nin adlandırılmasında esin kaynağı olmuş.

“Aslında dinozorlarda bu elemanların ısırık izleri bulunuyor. Şimdiyse sadece tek soru sorabilirsiniz: Bunlar leşçil miydi yoksa avcı mıydı?” diyor Schwimmer.

“Benim tahminim avcı oldukları yönünde… Bu canlı, çoğu dinozoru indirecek kadar büyüktü. Ayrıca ilginçtir; gördüğümüz ısırıkların çoğu bacak ve kuyruk kemiklerinde yer alıyor. Eğer bir dinozoru yakalayacaksanız, onları buradan tutardınız.”

Bulgular, Journal of Vertebrate Paleontology bülteninde sunuldu.

 

 

 

 

Yazar: Peter Dockrill/ScienceAlert. Çeviren: Ozan Zaloğlu.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz