SpaceX’in Astronotlar Roketteyken Yakıt Dolumu Yapma Planı Bizi Endişelendirmeli Mi?

1 Eylül’de SpaceX’in Falcon 9 roketi test ateşlemesi için yakıt alırken patladı ve roket, yükü ve fırlatma rampası ile ateşler içinde kaldı. Bu felaket, şirketin gelecekte Uluslararası Uzay İstasyonu’na götüreceği yolcuların roketin yakıt almasından önce gemiye alınıp yakıt dolumu sırasında orada bekletilmeleri planı üzerine bazı ciddi endişeler uyandırdı.

Eski astronot ve NASA’nın şu anki Uluslararası Uzay İstasyonu Danışma Komitesi başkanı olan Thomas Stafford geçen Kasım ayında esasında biniş prosedürü hakkındaki endişeleri dile getirdi.

Stafford, yazısında “Komitede, Dragon uzay aracına oksitleyici yüklenmeden önce mürettebatın alınmasının, 50 yıldan fazladır hem bu ülkede hem de uluslararası düzende var olan güçlendirici güvenlik kriterine aykırı olduğuna dair güçlü bir birliktelik var.” ifadelerini kullandı.

Öyleyse SpaceX neden böyle tehlikeli bir şekilde astronotları uzay aracına almak istiyor? Riskleri neler? Ve bu riskleri azaltmanın herhangi bir yolu var mı?

Çok mu soğuk?

SpaceX, 1 Eylül patlamasının ardındaki suçlunun aşırı soğutulmuş oksijen olduğunu doğruladı.

Falcon 9, yakıtını yakmak için aşırı derecede soğutulmuş sıvı oksijene bel bağlıyor. Oksijenin soğukluğu, gazı sıvı hale yoğunlaştırıyor ki, daha fazla oksijen yakıt tankına girebilsin. Oksijenin soğutulması ise yoğunluğu daha da artırıyor. SpaceX’in süper soğutması, şimdiki Falcon 9’un önceki versiyonlarından %30 daha fazla itme gücüne sahip olma nedenlerinden biri. Bahsedilen ekstra itme, roketin uzaya daha fazla yük taşıyabilmesi ya da sonrasında yakıtın bir kısmının güvenli bir iniş için ayrılabilmesi demek.

SpaceX'in 1 Eylül'deki Falcon 9 roket patlaması

SpaceX’in 1 Eylül’deki Falcon 9 roket patlaması

Fakat aşırı soğutulmuş oksijen aynı zamanda, bazı problemlere de yol açıyor. 1 Eylül’deki patlamanın sebebinin, bir miktar oksijenin katı hale gelecek kadar soğuduktan sonra roketin içindeki karbon fiber tankını tutuşturması olduğu düşünülüyor.

Aşırı soğutulmuş oksijen, SpaceX’in astronotları yakıt alımından önce Dragon kapsülüne almak istemesinin de sebebi. Şirket, oksijeni mümkün olduğu kadar soğuk tutmak için oksijenin tanklardaki bekleme süresini minimum düzeye indirmek istiyor. Bu da, ilk önce yükün (ya da 2017 ya da 2018’in sonlarında astronotların) konulması, tanklarınsa fırlatma zamanına mümkün olan en yakın vakitte doldurulması anlamına geliyor.

SpaceX’in prosedürü bu kadar sıra dışı mı?

Stafford, astronotları ilk önce uzay aracına alan biniş prosedürlerinin son 50 yıldır kullanılmadığını söylüyor. Fakat bu tamamen benzeri görülmemiş bir şey değil. 1962’de Dünya yörüngesine gönderilen ilk astronot John Glenn de yakıt dolumundan önce Mercury uzay aracına alındı. Ve uzay mekiğini yörüngeye çeken roketin, astronotların 1–2 saatlik biniş prosedürü başlamadan önce yakıt almasına rağmen, oksijen ısındığı ve kaynadığı için oksijen tankları sürekli kontrol edilmek zorunda kaldı. SpaceX, bunun da teknik olarak bir yakıt alma işlemi olduğunu ve astronotlar araçtayken tüm tankı doldurma planlarından pek de farklı olmadığını savunuyor.

SpaceX’in mantığına göre, rokete kalkışa daha yakın bir vakitte yakıt dolumu yapmak, potansiyel tehlike altında olan zeminde çalışan mürettebat için tankları dolu bir şekilde 4 ile 8 saat arası bekletmekten daha güvenli olabilir.

Değişiklikler için kapı açık

SpaceX’in ilk mürettebatlı görevleri 2017 ya da 2018’in sonlarına kadar gerçekleştirilmeyecek ve şirket, biniş prosedürlerini düzenlemek için NASA’yla çalışıyor. Bu yüzden SpaceX’in planlarını değiştirmesi ve yakıt alma işlemi tamamlandıktan sonra astronotları araca alması da mümkün.

Şirketin, eylüldeki patlamaya sebep olan oksijen katılaşmasını önlemek için nasıl düzeltmelere gideceğine bağlı olarak sonuç kısmen de olsa değişebilir. Bu planlar henüz kamuya açıklanmadı.

İdeal olarak, şirket mürettebatlı kapsüller için ve mürettebatsız yükler için aynı prosedürü kullanıyordu. (Tutarlılık roket biliminde önemlidir.) Bu yüzden, mürettebatlı görevler için biniş prosedürü değiştirilirse, bütün görevler için değiştirmek isteyeceklerdir.

Eğer mürettebatlı roket patlasaydı, mürettebat kapsülünün fırlatma iptal sistemi astronotları kurtarmak için devreye girerdi. Bu sistem, fırlatma sırasında ya da sonrasında bir patlama meydana geldiğinde mürettebat kapsülünü araçtan atacak şekilde tasarlandı. Öyle görünüyor ki, şirket biniş prosedürlerini değiştirmek yerine, bir fırlatma rampası trajedisinden kaçınmak için böyle özel tasarlanmış bir destek sistemine güvenecek.


Çeviren: Yeter Şekertekin

Bunları da okumak isteyebilirsiniz...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir