Çalışmaya Göre, Vejetaryenlerin %84’ü Ete Geri Dönüyor

ABD’de vejetaryenlerin yeme alışkanlıkları üzerinde yapılan ilk bilimsel çalışmada, sadece sağlık sebeplerinden dolayı etten vazgeçenlerin, çeşitli sağlık, hayvan refahı ve çevresel sebeplerle vejetaryen olanlarla karşılaştırıldığında, etsiz beslenme düzenlerinden vazgeçmelerinin çok daha muhtemel olduğu gösterildi.

ABD’de 17 yaşın üzerindeki 11.000 eski ve mevcut vegan ile vejetaryen üzerinde yapılan bir çalışmada, insanlar genelde daha az et yese de, bundan tamamen vazgeçmeyi seçenlerin, bu alışkanlığı sürdürmekte zorlandığı bulundu.

Araştırma, ABD İnsancıl Araştırma Kurulu (hayvan koruma gruplarına araştırma sağlayan bir kuruluş) tarafından, Amerikan halkına etsiz beslenme düzenlerini tanıtan yeni tasarılarının bir parçası olarak yürütüldü. Bulgular, tam bir vejetaryen beslenme düzenini yürütmek yerine, düşük et içerikli bir beslenme düzenini yürütmenin daha verimli bir yöntem olacağını ve devam etmesinin daha muhtemel olacağını öne sürüyor.

Araştırmacılar şu an ABD’de insanların yüzde 2’sinin kendilerini vegan/vejetaryen olarak tanımladığını, yüzde 10’unun eski vegan/vejetaryen olarak ve nüfusun yüzde 88’inin hiç vegan ve vejetaryen olmamış olarak tanımladığını buldu. “Bunu başka bir şekilde söylersek”, diyor Fast Company’den Jessica Leber, “beş vejetaryen ve vegandan sadece birinin beslenme düzenini sürdürdüğünü bulmuşlar; yüzde 84’lük geniş bir kısım, sonunda et veya diğer hayvan ürünleri yemeye geri dönmüş.”

Çalışma, bu gibi yüksek vejetaryen ve vegan sapma oranlarının temel sebeplerini anlamak için mevcut ve eski vegan/vejetaryenlerin yüzde 12’sine odaklandı.

Sonuçlar, eski vegan/vejetaryenlerin yüzde 65’inin, sadece birkaç gün veya hafta içinde etsiz beslenme düzenlerine geçmeye karar verirken, mevcut vegan/vejetaryenlerin yüzde 53’ünün buna hızlı şekilde geçiş yaptığını gösterdi. Ayrıca, eski vegan/vejetaryenlerin üçte birinin, beslenme düzenlerini değiştirdikten itibaren üç ay içinde et yeme davranışlarına geri döndüklerini buldular. Eski vegan/vejetaryenlerin yarısından fazlası, beslenme düzenlerini bir yıl içinde terk etmiş.

Araştırmacılar, insanların etsiz beslenme düzenlerinden daha çok sosyal sebepler yüzünden mi (vegan/vejetaryenlerin beslenme düzenleriyle kendilerini bir azınlığa koyduğu gerçeğiyle ilgili baskılar), yoksa beslenme düzeniyle ilgili zorluklar yüzünden mi (sağlık açısından veya ekonomik sebeplerle) vazgeçtiklerinin tamamen belli olmadığını söylüyorlar.

Leber’a göre, ilişkilerin büyük bir etmen olduğu ortaya çıktı. Eski vegan/vejetaryenlerin üçte biri, et yiyen bir eş ile yaşarlarken beslenme düzeninden vazgeçtiklerini bildiriyor.

Araştırmacılar şu sonuca varıyor: “Bulgular, vazgeçen pek çok vegan/vejetaryenin ortak noktası olan bazı şeyleri aydınlatıyor, bunlar, beslenme düzenine çok hızlı geçiş yapmak, diğer vej insanlarla sosyal ilişki kurmamak ve belirli yiyecek özlemlerinden bahsedememek. Çalışma ayrıca, mevcut vegan/vejetaryenlerin, onları vej tutan çok çeşitli motivasyonları olduğunu gösteriyor ve bu, daha çeşitli mesajlaşma ve uzanımın, olumlu bir etkiye sahip olabileceği anlamına gelebilir.”

İlginç şekilde, çalışmada, mevcut vegan/vejetaryenlerin beslenme düzenini benimseme sebeplerine bakıldığı zaman, araştırmacılar bu grubun bir takım sebeplere sahip olmasının daha muhtemel olduğunu buldular; hayvan refahı, çevre kaygısı ve sağlık sebepleri temel nedenlerdi. Eski vegan/vejetaryenlerin yarısından fazlasının diyeti benimsemek için sadece bir sebepleri vardı: sağlık.

Az sayıdaki seçkin kişinin ölçüsüz eylemleri sayesinde, özellikle PETA’nın kendisini utandırmaya devam ettiği ABD’de, hayvanları savunma grupları zaman zaman toplum nezdinde olumlu bir itibar sürdürmekte zorlanıyor. Önemli bir beslenme düzeni değişimi ile birlikte gelen motivasyonları ve zorlukları anlamak amacıyla yapılan bu gibi gayretler ile, hem sağlığı ve hayvan refahını, hem de çiftlik hayvanlarından şu an içinde bulunduğumuz dereceye kadar gelen çevresel kaygıları irdelemenin tek yolunun etten vazgeçmek olmadığının onaylandığını görmek çok güzel.

Rapor şu sonuca varıyor: “Son bulgular bir kez daha gösteriyor ki, hayvansal ürünleri elemek yerine onları azaltmaya odaklanmak, hayvansal ürün tüketiminde baştan sona bir azalma oluşturmak konusunda belki de daha etkili olabilir. Savunuculara, seçimin ya hep ya hiç olduğunu öne sürmekten kaçınmaları amacıyla ricalarını yumuşatmaları için tavsiyede bulunulacaktır.”

Fast Company, Humane Research Council

ScienceAlert

Bunları da okumak isteyebilirsiniz...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir